Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/390 E. 2024/3583 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/390
Karar No
2024/3583
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/390 Karar No : 2024/3583

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarihli oluru ile onaylanan Doğu Antalya (Kızılağaç Bölgesi) 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonu ile Side Turizm Alanı ve Side II Nolu Turizm Merkezi-Kızılağaç Bölgesi 3. Etap 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ilave ve revizyonlarının Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 30/11/2018 tarihinde onaylanarak, davacı Manavgat Belediye Başkanlığının ilan panosunda 13/12/2018-13/01/2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında yapılan itirazın davalı idarece altmış gün içinde cevap verilmeyerek 14/03/2019 tarihinde reddedilmiş olması nedeniyle, bu tarihi izleyen altmış gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra yeni bir dava açma süresi başlatmayan davacının itirazının reddine ilişkin davalı idarenin 15/04/2020 tarihli işleminin davacıya tebliğ edilmesi üzerine 12/06/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılarak davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf dilekçesinde her ne kadar Mahkeme Kararında belirtilenin aksine plana askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında itirazda bulunulmadığı, plan askıdan indikten sonra planın yeniden değerlendirilmesi ve değiştirilmesi talebiyle anılan Kanun'un 10. madde kapsamında 17/01/2019 tarihli yazı ile başvuruda bulunulduğu ileri sürülmüşse de, davacının itiraz dilekçesinin içeriğinin yeni bir plan yapılmasına yönelik bir başvuru mahiyetinde olmadığı, askıya çıkan plana itiraz niteliğinde olduğu, bu durumda, davacı tarafından askı süresi içerisinde itirazda bulunulmamış olmakla birlikte, imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, yani dava açma süresi içinde yapılan itirazın 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan bir itiraz mahiyetinde olduğunun kabulü gerektiği, zira benzer bir uyuşmazlıkta Danıştay Altıncı Dairesince verilen 04/02/2020 tarih ve E:2019/13654, K:2020/960 sayılı kararın da aynı doğrultuda olduğu, bu itibarla, dava konusu 1/1000 ölçekli planın 13/12/2018-13/01/2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı Belediyece askı süresi içinde plana itiraz edilmediği, buna göre planın askıdan indirildiği tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresinin 4. günü olan 17/01/2019 tarihinde itiraz başvurusunda bulunduğu ve bu tarih itibarıyla dava açma süresinin durduğu, itirazın idarece 60 gün içinde cevap verilmeyerek 19/03/2019 tarihinde reddedildiği, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca kalan 56 günlük dava açma süresinin bu tarihten itibaren yeniden başladığı ve en geç 14/05/2019 tarihine kadar 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına karşı dava açılması gerektiği, bu süreler geçtikten çok sonra itirazın reddi yönünde verilen cevabın dava açma süresini ihya etmeyeceği açık olduğundan 12/06/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu, öte yandan, askı süresi içinde yapılan itirazlardan, diğer etaplara (2. ve 4. Etaplara) yönelik itirazların bir kısmı kabul edilmişse de bakılan davaya konu 3. Etap bakımından tüm itirazlar reddedildiğinden sonrasında bir plan değişikliğinin de gerçekleşmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2020/11422, K:2023/2509 sayılı kararıyla; Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmelerinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olduğu, Temyiz istemine konu edilen kararın esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı, Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme, Uyuşmazlıkta, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava dilekçesi üzerinde yapılan ilk inceleme sonucunda İdare Mahkemesince, dilekçe davalı idareye tebliğ edilmeden davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, bu kararın ve davacının istinaf dilekçesinin Mahkemece davalıya tebliğ edilmesi üzerine ilk defa istinaf aşamasında davalı Bakanlıkça yasal süresi içinde savunma verildiği ve dava konusu işlemin tesis edilme süreci ile istinafa konu kararın hukuka ve usule uygun olduğuna dair kapsamlı açıklamalar yapılmak suretiyle vekalet ücretine hak kazandıracak hukuki yardımda bulunulduğu, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddine karar verildiği halde, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince davalı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, temyiz istemine konu edilen kararın bu kısmında isabet görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının esasa ilişkin kısmının onanmasına, vekalet ücretine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, ilk derece Mahkemesince ilk inceleme sonucunda dava dilekçesi davalı idareye tebliğ edilmeden davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, kararda davalı idare lehine de herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmediği, söz konusu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf dilekçesinin davalı idareye tebliği üzerine yasal süresi içerisinde davalı idare tarafından istinaf dilekçesine cevap verildiği, ancak cevap dilekçesinde davalı idarece herhangi bir istinaf talebine yer verilmediği, Dairelerince de davalı idare tarafından istinaf talebinde bulunulmadığından davacının istinaf talebi hakkında karar verilerek ilk derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek istinaf talebinin reddine karar verildiği ve davalı idare lehine herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmediği, Bu durumda, olayda olduğu gibi davanın ilk inceleme aşamasında usulden reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararına karşı yalnızca davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi durumunda kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davalı idarece ilk derece mahkemesi kararına karşı esas yönünden veya vekalet ücreti bakımından istinaf yoluna başvurulmamış olduğundan ve Dairelerince ilk derece mahkemesince verilen karar da kaldırılmamış olduğundan yalnızca istinaf aşamasında istinaf dilekçesine cevap verildiğinden bahisle istinaf yoluna başvurmamış olan davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava dosyasının tetkikinden dosyaya sunmuş oldukları cevap dilekçelerinin, dosyaya sağlanan hukuki katkı, dava konusu işleme ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmasının yanında onu aşan, bütüncül bir yaklaşımla dosyayı bir bütün olarak tetkik eden davanın süre aşımından reddine ilişkin hukuki gerekçeleri ortaya koyan nitelikte olduğu, bu durumun ise idarenin vekilince yapılmış avukatlık ücretine hak kazandıracak nitelikte bir hukuki yardım olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2020/11422, K:2023/2509 sayılı kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/390, K. 2024/3583, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-390-e-2024-3583-k-718b536a4abc