Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2562 E. 2025/1469 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2562
- Karar No
- 2025/1469
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2562 Karar No : 2025/1469
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
2-... Birliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2023 tarih ve E:2019/9643, K:2023/8289 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Eczacıları Birliği arasında 22/05/2019 tarihinde imzalanan ve 01/04/2019 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Ek Protokol'ün 15. maddesi ile değiştirilen "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün 5.3.9. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2023 tarih ve E:2019/9643, K:2023/8289 sayılı kararıyla; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 25. bendine, 73. maddesinin 1. fıkrasına ve 103. maddesinin 1. fıkrasına; 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 1., 4. ve 34. maddeleri ile 39. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendine yer verildikten sonra, Sözü edilen Kanun hükümlerine göre, eczanelerin birer sağlık hizmeti sunucusu olduğu, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun eczaneler ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme yapmak veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın aldığı ve dava konusu Protokolün kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılandığı, Söz konusu yasal düzenlemelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile birer sağlık hizmeti sunucusu olan eczanelerden sağlık hizmeti satın almak üzere Türk Eczacılar Birliği arasında imzalanan protokoller ve protokol kapsamında imzalanacak tip sözleşmeler yoluyla kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılanmasına olanak sağladığı ve bu çerçevede “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol” 01/04/2016 tarihinde imzalandığı; ardından, 22/05/2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında 01/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Ek Protokol"ün (2019/1) imzalandığı; 2019/1 sayılı Ek Protokol'ün 15. maddesiyle Protokolün 5.3.9. maddesinin değiştirildiği, Dava konusu düzenlemeye göre, provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde söz konusu reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanacağı ve ayrıca eczacıya ilk uyarının tebliğ edileceği, ilk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarının tebliğ edileceği; ilk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanacak ve ayrıca sözleşmenin feshedileceği, 1 (bir) yıl süre ile sözleşme yapılmayacağı, Davalı Kuruma, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesiyle, sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve imzalanmasına ilişkin usul esasları yönetmelikle belirleme; 103. maddesinde ise, sağlık hizmeti sunucularının madde hükmünde yazılı haller ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışları halinde sözleşmelerini feshetme ve bunlarla tekrar sözleşme yapılmayacak süreleri tespit etme yetkisi verildiği, Anılan yetkiye istinaden 26/03/2016 tarih ve 29665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin / Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmeliğin "Genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin 7. fıkrasında, "Sözleşmelerde/protokollerde, ceza koşulu ve/veya fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere yer verilebilir." düzenlemesine yer verildiği, Anılan Yönetmeliğin, fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere sözleşmelerde yer verilebileceğine yönelik açık hükmü ile Sosyal Güvenlik Kurumunun, ihlalin niteliğine göre uygulanacak yaptırımı belirlemeye yetkili olduğu hususu birlikte dikkate alındığında; davalı Kurumun, Kanun ve sözleşmeyle belirlenen kamu hizmetinin görülme koşul ve sınırlarına aykırılık halinde uygulanacak yaptırımları içeren dava konusu düzenlemeyi yapmakta yetkili olduğu, Bu durumda, kamu kurumunun zarara uğratılmasının önlenmesi, böylece gerçek anlamda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin kesintisiz bir şekilde sunulmasının sağlanması, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme yapılamayacak süreler öngörülerek sözleşme ilişkisinin disipline edilmesi ve bu fillerin tekrarının engellenmesi amacı gözetildiğinde dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, Öte yandan, davacı tarafından, gerçeğe aykırı reçete kaydının üçüncü tespitinde reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart yaptırımı düzenlenmişken ayrıca sözleşmenin feshi ile 1 (bir) yıl sözleşme yapılamayacağı düzenlenmesinin orantısız olduğu ileri sürülmüş ise de; önceki düzenlemede ilk tespitte reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacının uyarılacağı, tekrarı halinde 20 katı olarak cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedileceği ve bir yıl süreyle sözleşme yapılmayacağı hükmüne yer verilmiş iken, dava konusu düzenleme ile; ilk tespitte reçete bedelinin 5 katı cezai şart ve uyarı, ikinci tespitte 10 katı cezai şartın uygulanarak 2. kez uyarılması, üçüncü tespitte de reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşmenin feshedileceğinin düzenlendiği, aynı zamanda önceki düzenlemede olmayan, tespitlerin bir yıl içinde gerçekleşmesi koşulunun getirildiği görülmekte olup, sözleşmenin feshi ile 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmayacağına ilişkin yaptırımın uygulanması şartlarının daha da ağırlaştırılmış olmasının eczacıların lehine olduğu, ayrıca konunun sağlık hizmetine yönelik olduğu ve kamu kurumunun zarara uğratılmasının suç teşkil ettiği gözetildiğinde fiilin ağırlığı ile öngörülen yaptırımın ve ulaşılmak istenen amacın orantılı olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, maddenin tamamının değil, gerçeğe aykırı reçete kaydının 3. tespitinde reçete bedelinin 20 katı tutarında cezai şart yaptırımından sonra getirilen “sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz.” ibaresinin iptalinin talep edildiği; Kurumca yapılan her tespitin kasıtlı fiil kabul edilip edilmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği; bütün dikkatin gösterilmesine rağmen sisteme sehven farklı kayıt yapılmış olmasının madde ihlali sayılıp, yaptırım uygulanabildiği; dava konusu düzenlemenin orantısız, ölçüsüz ve keyfi uygulamalara açık nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 14/12/2023 tarih ve E:2019/9643, K:2023/8289 sayılı kararının ONANMASINA, 4. Kesin olarak, 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.