Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/251 E. 2024/2988 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/251
- Karar No
- 2024/2988
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/251 Karar No : 2024/2988
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurulu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2023 tarih ve E:2021/386, K:2023/776 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2023 tarih ve E:2021/386, K:2023/776 sayılı kararıyla; 2802 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (c) bendi incelendiğinde; yaptıkları görev ve verdikleri kararlar dolayısıyla devamlı bir şekilde şikayet ve ihbara maruz kalma ihtimali bulunan hâkim ve savcılar hakkında, daha önce şikayete konu yapılarak sonuçlandırılmış bulunan hususlarda, yeni bir delil içermediği sürece aynı konu ile ilgili olarak yapılan ihbar ve şikayetin tekrar işleme konulamayacağının kesin bir şekilde hüküm altına alındığı ve böylece yasa koyucunun ilgili hakim veya savcının, daha önce değerlendirilerek sonuçlandırılan aynı iddia ile ilgili olarak kötüniyetli bir şekilde yapılabilecek ihbar ve şikayetler dolayısıyla tekraren inceleme ve soruşturma baskısı altında bulunmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, Olayda, davacı hakkında ilk olarak, H.A. isimli şahıs tarafından verilen şikayet dilekçeleri üzerine "Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında şikâyetçi hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden görülen davanın 15/09/2015 tarihli celsesinde sarf ettiği sözler nedeni ile yakınanın ifadesini dahi almaksızın Fethullah Gülen’e "alenen hakaret" ettiği iddiası ile 20/01/2016 tarihinde ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açtığı" iddiasıyla inceleme başlatıldığı ve bu inceleme sonucunda Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu ... Dairesince, söz konusu iddiaların yargılama faaliyetine ilişkin olduğu, Cumhuriyet savcısının delil toplama, değerlendirme ve suçu nitelendirme yetkisi kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkilerin şikâyet olunan Cumhuriyet savcısı tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanıldığına dair somut delil gösterilmediği gibi, kanun yollarına başvuru sırasında öne sürülebilecek hususların şikâyete konu edildiğinin anlaşıldığı sonucuna varılarak ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile şikayetin işleme konulmaması yönünde teklifte bulunulmasına karar verildiği ve bu teklife HS(Y)K Başkanınca 17/01/2017 tarihinde Olur verildiği, daha sonra yine aynı şahıs tarafından aynı konuda verilen şikayet dilekçelerine istinaden, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının bu durumunda herhangi bir değişiklik olmamasına, söz konusu şikayet dilekçesinin yeni bir delil içermemesine ve bu hususta dosya kapsamında davalı idarece de yeni somut bir tespit veya bilgi ve belge sunulamamasına karşın davacı hakkında aynı iddia ile ilgili olarak disiplin soruşturmasına başlanılarak işlem tesis edildiği, Bu itibarla, aynı şahıs tarafından aynı konuya ilişkin olarak verilen şikayet dilekçeleri üzerine yapılan inceleme sonucu davacı hakkındaki şikayetin işleme konulmamasına karar verilerek söz konusu iddianın sonuçlandırılmasından sonra, yeni bir delil içermediği anlaşılan aynı iddia ile ilgili olarak 2802 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (c) bendi uyarınca şikayetin işleme konulmamasına karar verilmesi gerekirken, davalı idarece, yeni bir delil içerdiği yolunda herhangi bir somut tespit ve emare bulunmayan aynı iddiaya ilişkin olarak disiplin soruşturmasına başlanılarak tesis edilen dava konusu kararda bu yönüyle hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, Diğer yandan, davalı idare tarafından, söz konusu iddia ile ilgili olarak yeni bir delil ortaya çıkması durumunda diğer mevzuat hükümleri de göz önüne alınarak yeni bir disiplin soruşturmasına başlanabileceği, Netice itibarıyla, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu kararın iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller işlediği sübuta erdiğinden, davacının, eylemlerine uyan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı hakkında yeni delil ve değerlendirmeler üzerine konu ile ilgili soruşturmanın yapıldığı, ayrıca davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiası ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 6 yıl, 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş olduğu, bu durumun da anılan örgüt ile davacının fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair belirleyici ve dava konusu işlemi destekleyici unsur olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 13/02/2023 tarih ve E:2021/386, K:2023/776 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 25/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, hâkim ve savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, son fıkrasında da; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 2802 sayılı Kanun'un "İhbar ve şikayetler" başlıklı 97. maddesinde; "Hâkim ve savcılar hakkında; a) Belli bir konuyu içermeyen veya somut delile dayanmayan, b) Başvuru sahibinin adı, soyadı, imzası ile iş veya yerleşim yeri adresi ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bulunmayan, c) Daha önceden şikâyet konusu yapılıp sonuçlanan hususlarda yeni delil içermeyen, (...), İhbar ve şikâyetler işleme konulmaz. (...)" hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının Erzincan Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, şikayetçi H.A'.nın sanık olarak yargılandığı ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasında görülen davanın 15/09/2015 tarihli duruşmasında savunmasını yaparken "...Abdullah Öcalan gibi vatan hainleri, kanı bozuklar dava açamıyorlarsa Fetullah Gülen gibi ajanların da dava açma hakkı yoktur" şeklindeki sözleri sarf etmesi üzerine, Fetullah Gülen'in vekili tarafından Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu ve bu şikayet üzerine harekete geçen davacının soruşturmayı tamamlayarak H.A. hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli, ...soruşturma ve ... sayılı iddianame ile Fetullah Gülen'e "Alenen hakaret" ettiği iddiası ile kamu davası açtığı, ...Asliye Ceza Mahkemesinin... esasında kayden görülen davada, sanık H.A. hakkında hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin 06/02/2017 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında ilk olarak, H.A. isimli şahıs tarafından 24/03/2016 tarihinde verilen şikayet dilekçesi üzerine "Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında şikâyetçi hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...esasına kayden görülen davanın 15/09/2015 tarihli celsesinde sarf ettiği sözler nedeni ile yakınanın ifadesini dahi almaksızın Fethullah Gülen’e "alenen hakaret" ettiği iddiası ile 20/01/2016 tarihinde ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açtığı" iddiasıyla inceleme başlatıldığı ve bu inceleme sonucunda Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu ... Dairesince, "söz konusu iddiaların yargılama faaliyetine ilişkin olduğu, Cumhuriyet savcısının delil toplama, değerlendirme ve suçu nitelendirme yetkisi kapsamında kaldığı, bu hak ve yetkilerin şikâyet olunan Cumhuriyet savcısı tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanıldığına dair somut delil gösterilmediği gibi, kanun yollarına başvuru sırasında öne sürülebilecek hususların şikâyete konu edildiğinin anlaşıldığı" sonucuna varılarak... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile şikayetin işleme konulmaması yönünde teklifte bulunulmasına karar verildiği ve bu teklife HS(Y)K Başkanınca 17/01/2017 tarihinde Olur verildiği, daha sonra yine aynı şahıs tarafından aynı konuda 15/12/2016 tarihinde CİMER yoluyla verilen şikayet dilekçesine istinaden, davacı hakkında soruşturma izni verilerek disiplin soruşturması başlatıldığı, 08/01/2019 tarihli soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda, davacının "...Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasında kayıtlı görülen davada hakaret suçundan sanık olarak yargılanan şikayetçi H.A'nın savunmasını yaparken örgüt lideri Fetullah Gülen'e yönelik sarf etmiş olduğu sözlerin savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığını dikkate almadan ve yasal düzenlemeleri gözardı ederek açmış olduğu dava ile yargı yetkisini FETÖ/PDY saikiyle kasten kötüye kullanarak tarafsızlığını yitirdiği, bu şekilde mesleğin şeref ve onurunun, memuriyet nüfuz ve itibarını bozduğu" sonucuna varıldığından bahisle, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, 15/12/2016 tarihli ikinci şikayet dilekçesinin yeni bir delil içermemesine ve bu hususta dosya kapsamında davalı idarece de yeni somut bir tespit veya bilgi ve belge sunulamamasına karşın davacı hakkında aynı iddia ile ilgili olarak disiplin soruşturmasına başlanılarak işlem tesis edildiği, yeni bir delil içermediği anlaşılan aynı iddia ile ilgili olarak 2802 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (c) bendi uyarınca şikayetin işleme konulmamasına karar verilmesi gerekirken, davalı idarece, yeni bir delil içerdiği yolunda herhangi bir somut tespit ve emare bulunmayan aynı iddiaya ilişkin olarak disiplin soruşturmasına başlanılarak tesis edilen dava konusu kararda hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu kararın iptaline karar verilmiş ise de; davacı hakkında ikinci şikayet dilekçesinin CİMER yoluyla 15/12/2016 tarihinde verildiği, şikayetçi H.A. hakkında hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararının ise temyiz edilmeksizin 06/02/2017 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla beraat kararının kesinleşmesinin davacı hakkındaki şikayetle ilgili yeni bir delil olarak değerlendirilebileceği sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı kanaatine varıldığından Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.