Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1771 E. 2025/323 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1771
- Karar No
- 2025/323
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1771 Karar No : 2025/323
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLİ: Daire Başkanı Huk. Müş. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 15/11/2023 tarih ve E:2019/7508, K:2023/6902 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türk vatandaşı iken, (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca 24/01/1992 tarih ve 92/2663 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilen davacı tarafından, aynı Kanun'un 8. maddesi uyarınca yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin 20/10/1995 tarih ve 95/7467 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/11/2023 tarih ve E:2019/7508, K:2023/6902 sayılı kararıyla; Usul Yönünden: Dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, İçişleri Bakanlığınca 29/11/1995 tarihli yazı ile davacının yeniden Türk vatandaşlığına alındığının davacıya duyurulmasının Viyana Büyükelçiliğinden istenildiği, ancak bu yazı üzerine davaya konu Karar'ın davacıya tebliğ edilip edilmediğine yönelik herhangi bir belge sunulmadığı, ayrıca davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin kararın Resmi Gazete'de yayımlandığına ilişkin olarak da herhangi bir bilgi ve belgenin dosya içerisinde bulunmadığının görüldüğü, Bununla birlikte dosya kapsamında yer alan davacıya ilişkin nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacının 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının 15/02/2018 tarihli kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verildiği ve 16/03/2018 tarihinde çıkma izin belgesini teslim alarak Türk vatandaşlığını kaybettiği, Avusturya Cumhuriyeti vatandaşlığına geçtiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacının en geç 15/02/2018 tarihi itibarıyla yeniden Türk vatandaşlığına alındığından haberdar olduğu iddia edilebilirse de, dava dilekçesinde yer alan davacının Viyana Büyükelçiliği nezdindeki vatandaşlık dosyasını inceleyemediği ve hakkında yapılan bir işlem olup olmadığını göremediği beyanı ile birlikte dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi ve belge de bulunmadığı, yazılı bildirimin yapılmadığı durumlarda idari işlemin niteliğinin ve doğurduğu hukuki sonuçların daha sonra öğrenildiği tarihin dava açma süresine başlangıç teşkil edeceği hususları dikkate alındığında, 15/02/2018 tarihi itibarıyla dava konusu kararın tam ve kesin olarak bilinemeyebileceği gibi doğuracağı hukuki sonuçların da henüz ortaya çıkmadığının anlaşıldığı, başka bir ifadeyle, davacının yeniden Türk vatandaşlığına alındığına dair davaya konu Karar'ın ve doğuracağı sonuçların bu tarih itibarıyla değil, dava konusu Karar nedeniyle davacının Avusturya vatandaşlığını kaybettiğinin bildirilmesine ilişkin 12/11/2018 tarihli yazı ile net bir şekilde öğrenildiği kanaatine ulaşıldığı, Bu haliyle, davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin dava konusu 20/10/1995 tarih ve 95/7467 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, niteliği ve doğurduğu hukuki sonuçların davacı tarafından net bir şekilde 12/11/2018 tarihinde öğrenildiğinin kabulüyle bu tarihten itibaren Kanun'da öngörülen süre içerisinde açılan davada süre aşımının bulunmadığı sonucuna varıldığı, Esas Yönünden: Vatandaşlığın; genel olarak Devlet ile kişi arasında kurulan hukuki bir ilişki olarak tanımlandığı, bu ilişkiye taraf olan Devlet ile kişi arasında karşılıklı hak ve borçlar doğuran bir hukuki bağın kurulduğu, vatandaşlığın; kişinin hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesindeki bu önemi nedeniyle her kişinin bir vatandaşlığa sahip olması ve bu vatandaşlıktan keyfi olarak yoksun bırakılmaması hakkının, insan hak ve özgürlükleri arasında kabul edildiği, bu nedenle Anayasa ve (Mülga) Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda, vatandaşlığın kazanılması, vatandaşlıktan çıkma veya çıkarılmanın belirli koşullara bağlandığı, bu hususlara ilişkin hukuki tasarruflara karşı yargı yoluna başvurabilme olanağının tanındığı, bu itibarla Devletin, sözü edilen tasarruflarda bulunurken ilgili kişinin vatansızlık da dahil herhangi bir mağduriyete uğramaması için gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve gerekirse kişiyi konuyla ilgili olarak bilgilendirmesinin gerektiği, Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile dava dilekçesindeki beyanlara göre; davacının Avusturya vatandaşlığını kazanmak için zorunlu olarak Türk vatandaşlığından çıkma izni isteminde bulunduğu hususunda bir duraksama bulunmadığı, ancak davacının, 24/01/1992 tarih ve 92/2663 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığından çıkma izni verilmesi üzerine, gerek yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin 20/10/1995 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'na kadar geçen süreçte gerekse daha sonraki bir dönemde yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına yönelik herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, Her ne kadar idarelerce, davacının bu yönde bir talebinin olduğu iddia edilmiş ve Viyana Büyükelçiliğinin dosyaya sunulan ... tarih ve... sayılı yazısıyla davacının Türk vatandaşlığına yeniden kabul edilme isteğinin olduğu İçişleri Bakanlığına bildirilmişse de, davalı idarelerce bu yönde bir başvurunun sunulmadığı ve dosya kapsamında yer almadığının anlaşıldığı, Kararda yer verilen mevzuat hükümleri göz önüne alındığında, bir kimsenin Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığına alınabilmesi için Türk vatandaşlığına alınma yönünde bir başvurusu-istemi olması gerektiğinin açıkça anlaşıldığı, Bu haliyle uyuşmazlıkta, davacıya 24/01/1992 tarih ve 92/2663 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığından çıkma izni verilmesi üzerine, Türk vatandaşlığını yeniden kazanabilmek amacıyla davacı tarafından yapılmış herhangi bir müracaat veya talep olmaksızın (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına dair kararın alındığı ve davacının dava konusu Karar'ın alınmasına yönelik iradesinin herhangi bir dönemde mevcut olmadığı dikkate alındığında, davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin davaya konu Bakanlar Kurulu Kararı'nda, belirtilen hususlar nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, Daire kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacının Viyana Başkonsolosluğunun ... tarih ve ...sayılı yazısı ekindeki dilekçesi ile Tük vatandaşlığını yeniden kazanma talebinde bulunması üzerine Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını yeniden kazandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 15/11/2023 tarih ve E:2019/7508, K:2023/6902 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X-Dava, Türk vatandaşı iken, (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca 24/01/1992 tarih ve 92/2663 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilen davacı tarafından, aynı Kanun'un 8. maddesi uyarınca yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin 20/10/1995 tarih ve 95/7467 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve 5901 sayılı Kanun'un 47. maddesi ile 12/06/2009 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Genel olarak vatandaşlığa alınma " başlıklı 6. maddesinde, "Aşağıdaki şartları taşıyan yabancılar Bakanlar Kurulu kararı İle Türk vatandaşlığına alınabilirler. Vatandaşlığa alınmasını istiyen kişi, a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk Kanununa göre reşit olmalıdır. b) Müracaat tarihinden geriye doğru Türkiye'de 5 yıl ikamet etmiş olmalıdır. c) Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışı ile teyit etmiş olmalıdır. ç) İyi ahlâk sahibi olmalıdır. d) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden hastalığı bulunmamalıdır. e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmelidir. f) Türkiye'de kendisinin ve geçimi ile yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlıyacak gelire veya mesleke sahip olmalıdır."; dava konusu karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Yeniden vatandaşlığa alınma" başlıklı 8. maddesinde, "Bu kanuna göre Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanları, Bakanlar Kurulu ikamet şartı aranmaksızın yeniden vatandaşlığa alabilir. 35 inci madde hükmü saklıdır."; "A) Çıkma şartları:" başlıklı 20. maddesinde, "Türk vatandaşlığından çıkma, aşağıdaki şartlarla, Bakanlar Kurulunun iznine bağlıdır. a) Mümeyyiz ve reşit olmak, (...) c) Herhangi bir nedenle yabancı Devlet vatandaşlığını kazanmış olmak veya başka bir Devlet vatandaşlığını kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler bulunmak." hükümleri yer almaktadır. 06/04/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/2/1964 tarih ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 01/07/1964 tarih ve 11742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) 11/2/1964 tarih ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu işlem tarihindeki haliyle "Karar ve tescil" başlıklı 17. maddesinde, "İçişleri Bakanlığına gelen, vatandaşlığa alınma isteklerine ait dosyalar üzerinde, Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü Vatandaşlık Şubesince teknik incelemeler yapılır ve eksikler tamamlatıldıktan sonra Hükümetçe ve İçişleri Bakanlığınca vatandaşlığa alınma bakımından, verilmiş prensip kararları ışığı altında her türlü soruşturmayı yapmak ve yabancının Türk vatandaşlığına alınmasında sakınca bulunup bulunmadığını tesbit etmek ve düşüncesini belirtmek üzere dosya Emniyet Genel Müdürlüğüne verilir. Gelecek karşılık üzerine İçişleri Bakanlığı ilgili yabancının Türk vatandaşlığına alınması veya isteğinin reddi teklifini Bakanlar Kurulu kararına bağlamak üzere usulü dairesinde Başbakanlığa sunar. Bakanlar Kurulundan alınacak karar ilgiliye ve müracaat makamlarına tebliğ olunur. Vatandaşlığa alınanların nüfus kütüklerinde açılacak yeni hanelere kayıtları yapılıp nüfus hüviyet cüzdanları kendilerine verilir ve pasaportları alınır." kuralına yer verilmiştir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun izin almak suretiyle Türk vatandaşlığından çıkma hususunun düzenlendiği 20. maddesi uyarınca yapılan başvuru sonucu, 24/01/1992 tarih ve 92/2663 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile davacıya Türk vatandaşlığından çıkma izni verildiği ve davacının çıkma izin belgesini 09/02/1995 tarihinde teslim alarak Türk vatandaşlığından çıktığı, Viyana Büyükelçiliğinin 09/02/1995 tarihli yazısı ile davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınması yönünde talebinin olduğunun bildirilmesi üzerine (Mülga) 403 sayılı Kanun'un yeniden vatandaşlığa alınma hususunun düzenlendiği 8. maddesi kapsamında 20/10/1995 tarih ve 95/7467 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına karar verildiği, çifte vatandaşlık durumunun Avusturya resmi kurumlarınca tespit edilmesi üzerine davacıya 12/11/2018 tarihli yazı ile Avusturya vatandaşlığını kaybettiğinin bildirildiği, bunun üzerine davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı idarelerce, Viyana Başkonsolosluğunun... tarih ve ... sayılı yazısı ekindeki dilekçesi ile davacının Tük vatandaşlığını yeniden kazanma talebinde bulunduğu ileri sürülmüş olup, Türk vatandaşlığına alınma hususunda Devletin hükümranlık yetkisi de gözetildiğinde, davacının başvurusu üzerine Mülga 403 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.