Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1401 E. 2025/665 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1401
Karar No
2025/665
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1401 Karar No : 2025/665

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ...

2-(DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

(DİĞER DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/8211, K:2023/2477 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kavaklıdere Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Eczacıları Birliği arasında 01/02/2012 tarihinde imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'e, 2013/1 sayılı Ek Protokol'ün 13. maddesi ile ilave edilen 5.3.15 maddesinde yer alan "Muayene katılım payını tahsil etmemek amacıyla reçete girilip silinmesi" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/05/2023 tarih ve E:2019/8211, K:2023/2477 sayılı kararıyla; Danıştay Onbeşinci Dairesinin 27/02/2015 tarih ve E:2014/5213, K:2015/1199 sayılı davanın görev yönünden reddine ilişkin kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2016 tarih ve E:2015/3748, K:2016/2919 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak işin esası incelenmiş, 5502 sayılı -dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte olan adıyla- Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun -dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte olan- 1. maddesi; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 73. maddesi; 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 1., 4., 34., 39/j maddelerine yer verilerek, Dava konusu Protokol'ün 5.3.15 maddesinde yer alan "Muayene katılım payını tahsil etmemek amacıyla reçete girilip silinmesi" ibaresi yönünden; Dava konusu düzenlemeye göre, muayene katılım payını tahsil etmemek amacıyla reçete girilip silinmesi, hastanın ilaç almasını engellemek amacıyla reçete girilip silinmesi, hastanın rızası dışında adına devam reçetesi girilip silinmesi veya ilaç veriliş sürelerini ihlal amacıyla reçete girilip silinmesi fiillerinin tespit edilmesi durumunda yapılan her işlem için fiile iştirak eden tüm eczanelere ayrı ayrı 250 (ikiyüzelli) TL cezai şart uygulanacağı ve eczanenin uyarılacağı, anılan fiilin tekrarı halinde cezai şart miktarının iki katı tutarında uygulanacağı, Davalı Kuruma, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesiyle, sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve imzalanmasına ilişkin usul ve esasları yönetmelikle belirleme yetkisinin verildiği, Anılan yetkiye istinaden 26/03/2016 tarih ve 29665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin / Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelik'in "Genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin 7. fıkrasında, sözleşmelerde/protokollerde, ceza koşulu ve/veya fesih gerektiren fiiller, fesih uygulama kriterleri ve sözleşme/protokol yapılmayacak sürelere yer verilebileceğinin düzenlendiği, Ayrıca, 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının 26 numaralı alt bendinde, katılım payının; sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutar olarak tanımlandığı, 68. maddesinin 7. fıkrasında, katılım paylarını, gelir veya aylık alan kişilerin gelir ve aylıklarından, çalışanların ücret veya maaşlarından mahsup edilmek suretiyle veya eczaneler ile diğer kurum ve kuruluşlar aracılığı ile tahsile ve katılım paylarının ödeme usullerini belirlemeye Kurumun yetkili olduğunun belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelik'in, ceza koşulu (cezai şart) gerektiren fiillere sözleşmelerde yer verilebileceğine yönelik açık hükmü ile Sosyal Güvenlik Kurumunun, ihlalin niteliğine göre uygulanacak cezayı belirlemeye yetkili olduğu hususu birlikte dikkate alındığında; davalı Kurumun, Kanun ve sözleşmeyle belirlenen kamu hizmetinin görülme koşul ve sınırlarına aykırılık halinde uygulanacak yaptırımları içeren dava konusu düzenlemeyi yapmakta yetkili olduğu, Bununla birlikte, söz konusu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde kullanılması gerektiğinde de kuşku bulunmadığı, buna göre, kamu kurumunun zarara uğratılmasının önlenmesi, böylece gerçek anlamda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin kesintisiz bir şekilde sunulmasının sağlanması, cezai şartın caydırıcılığı vesilesiyle sözleşme ilişkisinin disipline edilmesi amaçlarıyla getirildiği, ayrıca konunun sağlık hizmetine yönelik olduğu ve kamu kurumunun zarara uğratılmasının suç teşkil ettiği gözetildiğinde, ceza koşulu (cezai şart) gerektiren fiilin belirlendiği dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu bireysel işlem yönünden; Davacının, 2013 yılının Kasım ayı dönemine ait on (10) adet katılım payı atlatılmış reçeteyi Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura ettiği anlaşıldığından bahisle "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün 5.3.15 maddesi uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kavaklıdere Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 2.535,78-TL cezai şart bedelinin davacıdan tahsili ile bir kez uyarılmasına ve on (10) adet reçete bedeli olan 726,59-TL'nin anılan Protokol'ün 4.3.6 maddesi uyarınca davacıdan tahsiline karar verildiği, davacı tarafından anılan bireysel işlemin 2.535,78-TL cezai şart bedelinin tahsiline ilişkin kısmının iptalinin istenildiği, 01/04/2016 tarihinde imzalanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün 01/04/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 16/04/2018 tarihinde imzalanan Ek Protokol'ün 18. maddesi ile değişik 5.3.14 maddesinde "Muayene katılım payını tahsil etmemek amacıyla reçete girilip silinmesi, hastanın ilaç almasını engellemek amacıyla reçete girilip silinmesi, hastanın rızası dışında adına devam reçetesi girilip silinmesi veya ilaç veriliş sürelerini ihlal amacıyla reçete girilip silinmesi fiillerinin tespit edilmesi durumunda yapılan her işlem için fiile iştirak eden tüm eczanelere ayrı ayrı 100 (yüz) TL cezai şart uygulanarak eczane yazılı olarak uyarılır. Maddede sayılan fiillerden herhangi birinin tekrarı halinde cezai şart miktarı 300 (üç Yüz) TL olarak uygulanır. Bir sözleşme döneminde 1 reçete tespit edilmesi halinde cezai şart uygulanmaz.” şeklinde, yine 01/10/2020 tarihinde yürürlüğe giren ve halen yürürlükte olan Protokol'de de 2016 Protokolü ile aynı yönde düzenlemeye yer verildiğinin görüldüğü, Dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Protokol hükmünde ceza koşulu (cezai şart) gerektiren fiillerin müeyyidesi olarak her işlem için ayrı ayrı 250 (ikiyüzelli) TL cezai şart uygulanması gerektiği düzenlenmiş iken, daha sonraki Protokol'de ceza koşulu (cezai şart) gerektiren fiillerde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın fiillerin müeyyidesi olarak her işlem için ayrı ayrı 100 (yüz) TL cezai şart uygulanması gerektiği yönünde düzenleme yapıldığı, Bu durumda bireysel işlem, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Protokolde ceza koşulu (cezai şart) gerektiren fiillerin müeyyidesi olarak belirlenen miktar esas alınarak tesis edilmiş ise de, daha sonra yürürlüğe giren Protokol ile ceza koşulu (cezai şart) gerektiren fiilde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın fiilin müeyyidesi olarak belirlenen cezai şart tutarının düşürülmesi suretiyle daha önceki Protokol'deki müeyyidenin hafifletildiği, bu durumun davacının daha ağır bir külfetle karşılaşması sonucu doğurduğu, dolayısıyla sağlık hizmeti sunucuları lehine yapılan düzenlemenin davacı yönünden de lehe yorumlanması ve davacının bu lehe uygulamadan faydalandırılması gerektiği açık olup, bu itibarla tesis edilen bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu Protokol'ün 5.3.15 maddesinde yer alan "Muayene katılım payını tahsil etmemek amacıyla reçete girilip silinmesi" ibaresi yönünden davanın reddine, bireysel işlemin ise iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, katılım payı miktar ve oranlarını belirlemede davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumunun yetkili kılındığı, sağlık hizmetinden yararlanan kişilerce ödenecek olan katılım payına ilişkin tutarın tahsilinin de davalı idarece sağlanması gerektiği, eczane veya diğer sağlık kuruluşlarının katılım payının tahsiline ilişkin işlemde kendi adlarına herhangi bir menfaatleri bulunmadığından, katılım payının tahsiline ilişkin sürece eczanelerin de dahil edilerek eczacıların sorumluluk altına alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı; muayene katılım payının alınmaması değil ertelenmesi söz konusu olduğundan, gerçek bir kaybın ve kamu zararının oluşmadığı belirtilerek, Daire kararının davanın reddine yönelik kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 5510 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca, ek sözleşme ve protokoller ile yapılacak değişiklikler, sözleşme ve protokollere aykırılık teşkil eden fiiller nedeniyle tebliğ ve itiraz aşamaları tamamlanmış olan yaptırımlardan feragat eden hükümler ihtiva edemeyeceğinden, Daire kararının bireysel işlemin iptaline yönelik kısmı ile aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 09/05/2023 tarih ve E:2019/8211, K:2023/2477 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1401, K. 2025/665, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1401-e-2025-665-k-fafaa3021b21