Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2021/4643 E. 2025/2323 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2021/4643
- Karar No
- 2025/2323
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4643 Karar No : 2025/2323
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Kurumu VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Van ili, İpekyolu ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan ve müteveffa babası tarafından işletilen ... Eczanesinin muvazaalı olduğuna ilişkin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun 18/11/2014 tarihli toplantısında alınan kararın iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırı bir durum ve iptali gerektiren bir husus olmadığı, kiralanan eczaneye hiç kira verilmediği, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, eczacının Eczacı Odası, İl Sağlık Müdürlüğü ve davalı idarenin muvazaa komisyonuna verdiği ifadeler arasında çelişkiler olduğu, bu ifadelerin altında eczacının imzasının bulunduğu, ancak eczacının komisyona verdiği ifadede U.K.'nin kendisinin arkadaşı olduğu, haftada 2-3 gün eczanesine geldiğini ifade ettiği, buna rağmen U.K.'yi tanımadığını söylediği, İl Sağlık Müdürlüğünde eczacıya borcunun olup olmadığının sorulduğu, eczacının ise borcunun olmadığını söylediği, ancak davalı idarenin komisyonunda aynı soruya abisine ve arkadaşlarına borcunun olduğunu söylediği, eczacının ifadeleri arasındaki farklılıkların şüphe uyandırdığı, eczacı tarafından eczanenin tabelasını yaptırdığı kişinin adını bilmemesinin ve parasının ödenmemiş olmasının bu işlerle başka kişilerin ilgilendiği izlenimi verdiği, eczacının eczanenin projesiyle hiç ilgilenmediği, projeyi çizen mimar telefonla arandığında ücretin başka biri tarafından ödendiğini ve ... Bey'i tanımadığını belirttiği, bu durumun eczanenin açılış işlemleri ile başka kişilerin de ilgilendiğinin açık kanıtı niteliğinde olduğu, 18/11/2014 tarihinde davalı idarede toplanan muvazaa ortak toplantısında eczacının, eczacıların kesinlikle bilmesi gereken ICD 10 kodunu bilmediği, kullandığı eczane programının adını bilmediği, GLN numarasını bilmediği, raporlu düzenlenen ... adlı ilacın uzman doktor reçetesiyle ödendiğini belirttiği, ... adlı ilacın antidepresan olduğu ve reçeteyle verilmesi gerekirken hasta gelince "direk veriyorum" dediği, bu hususlar dikkate alındığında eczacının eczacılık ile ilgili bilgilere hakim olmadığının görülebileceği, yapılan muvazaa değerlendirmesinin tamamen mevzuata uygun şekilde yapıldığı, komisyonda yapılan değerlendirme neticesinde sözü edilen sebepler karşısında muvazaa kanaatinin hasıl olduğu, muvazaanın üçüncü kişilerce her türlü delile başvurarak ispatlanabileceği, bu nedenle muvazaanın ispatında kesin delil istenilmesinin hukuka aykırı olduğu, mevzuatın hem eczanenin açılma aşamasında hem de işletilme aşamasında muvazaanın değerlendirilmesi gerektiğini vurguladığı, muvazaanın karine ve emareleri ile ispatlandığı, muvazaa emarelerinin de ifadelerle ve tutanaklarla somutlaştırıldığı, kısaca senet ya da yazılı delil ile ispat zorunluluğu bulunmayan muvazaa durumunun dava konusu hadisede objektif bilgi ve belgelere dayandırıldığı, muvazaa iddiasının titizlikle yapılarak somutlaştırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.