Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1391 E. 2025/879 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1391
Karar No
2025/879
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1391 Karar No : 2025/879

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI : ...Bakanlığı

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2-... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2024 tarih ve E:2024/668, K:2024/278 sayılı kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 26/07/2007 tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin, 19/06/2009 tarih ve 27263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 16. maddesinin, 1. fıkrasında yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle" ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..." ibaresinin eksik düzenlendiğinden bahisle iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2024 tarih ve E:2024/668, K:2024/278 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta, iptal istemine konu Yönetmelik kurallarının 19/06/2009 tarih ve 27263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, işbu davanın ise, yayım tarihinden itibaren yasal dava açma süresi olan 60 gün içinde açılması gerekirken, bu süre geçtikten çok sonra 27/06/2022 tarihinde açıldığının görüldüğü; her ne kadar davacılar tarafından, Güvence Hesabınca ödenen tazminatın yasal mirasçı sıfatıyla kendilerinden geri istenilmesine ilişkin talebe, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesi, 1. fıkrasında yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle" ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..." ibaresinin dayanak teşkil ettiğinin ve dolayısıyla bu kuralın taraflarına uygulandığının ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile öğrenildiği ileri sürülerek anılan Yönetmelik düzenlemelerinin iptalleri istenilmiş ise de; söz konusu Yönetmelik kuralı uyarınca ilk olarak Enez İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyasında ilamsız icra takibinin başlatıldığı, 01/07/2020 tarihli ödeme emrinde rücu isteminin Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesine dayandığının açıkça belirtildiği, ödeme emrinin tebliğ tarihi bilinmemekle birlikte davacıların en geç bu takibe itiraz ettikleri tarihte Yönetmelik kurallarından haberdar olduklarının kabulü gerekeceği, bu durumda davacıların takibe itirazı üzerine Güvence Hesabı tarafından 07/12/2020 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, bakılan davanın en geç bu tarihten (07/12/2020) itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi içinde açılması gerektiğinden, 27/06/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından, ilk olarak davanın E:... esas sayıya kayden açıldığı ve dava dilekçesinin 23/08/2022 tarihinde taraflarına tebliği üzerine, 16/09/2022 tarihli vekaletname sunularak aynı tarihte ilk savunma dilekçesinin dosyaya sunulduğu, yargılama sürecinde dosyada iki kez dava dilekçesinin reddine karar verildiği ve davanın temyize konu karar ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen idarelerinin lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmediği, yargılama kapsamında savunma dilekçesi sunarak hukuki yardımda bulunulmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ve usule aykırı olan temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 26/07/2007 tarih ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin, 19/06/2009 tarih ve 27263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 16. maddesinin, 1. fıkrasında yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle" ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendinde yer alan "Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..." ibaresinin eksik düzenlendiğinden bahisle iptali istemiyle 27/06/2022 tarihinde açılan davada, Dairelerinin ...tarih ve E:..., K: ... sayılı kararıyla, davacılar tarafından dava konusu edilen işlemlerin tarih ve sayılarının dava dilekçesinde açıkça belirtilmediği ve iptali istenilmediği gerekçesiyle 2577 sayılı Yasa'nın 3. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddedildiği; 22/12/2022 tarihinde yenilenen dilekçenin ise Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacıların iptalini istediği işlemlere karşı ayrı yargı yerlerinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca reddedildiği; 10/04/2023 tarihinde yenilenen dilekçenin ise, Dairelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacılar tarafından ilgili Yönetmeliğin hangi kısımlarının dava konusu edildiklerinin anlaşılmadığı ve ayrıca adli yargı yerinde görülmesi gereken dava ile idari yargı yerinde görülmesi gereken Yönetmeliğin ilgili hükmünün iptali istemiyle ayrı ayrı dilekçelerle doğru yargı yerinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı Yasa'nın 3. ve 5. maddesi uyarınca reddedildiği ve sonraki süreçte usulüne uygun olarak yenilenen davanın Dairelerinin 21/02/2024 tarih ve E:2024/668, K:2024/278 sayılı kararıyla süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür. Davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu, anılan kararı vekalet ücreti yönünden temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. 27/06/2022 tarihinde açılan davada, davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı vekili olarak Av. ... tarafından savunma dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla birlikte, Dairelerinin yukarıda belirtilen 2577 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ve 5. maddeleri uyarınca dava dilekçelerinin reddedilmesi yönünde verilen kararlar sonrasında davalı idareler tarafından dosyaya sunulan herhangi bir savunma dilekçesi bulunmadığı tespit edildiğinden, davalı idareler lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinde hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun temyiz isteminin reddine, 2.Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 21/02/2024 tarih ve E:2024/668, K:2024/278 sayılı kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 21/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1391, K. 2025/879, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1391-e-2025-879-k-e6bff2d59b5c