Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1366 E. 2024/2609 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1366
Karar No
2024/2609
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1366 Karar No : 2024/2609

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... 10- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF :1- (DAVALI):... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

2-DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...Enerji Üretim ve Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 06/03/2024 tarih ve E:2023/11441, K:2024/1529 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde kalan ... Barajı ve HES projesi için verilen... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı ile dayanağı (Mülga) Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünün 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelgesi'nin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 06/03/2024 tarih ve E:2023/11441, K:2024/1529 sayılı kararıyla; Usul yönünden; Davalının, davacının dava açma ehliyetinin olmadığı yönündeki iddialarının yerinde görülmediği, ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı yönünden; Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle davacılar tarafından açılmış başka bir dava olup olmadığının sorulmasına ilişkin Dairelerinin 30/11/2022 tarih ve E:2022/4661 sayılı ara kararına ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... sayılı cevaptan, davacılar tarafından ... tarih ve ...sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle, 03/06/2022 tarihinde ... İdare Mahkemesinde de dava açıldığı, anılan Mahkemenin... tarih ve E:..., K:... sayılı yetki ret kararı üzerine, dosyanın yetkili ... İdare Mahkemesine gönderilerek, E:... numarasıyla kaydının yapıldığı ve yargılama sürecinin sonunda ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairelerinin 07/12/2023 tarih ve E:2023/12685, K:2023/6872 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, Bu durumda; tarafları, sebebi ve konusunun aynı olması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararına yönelik açılan davanın, kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge yönünden; İdari yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, davacılar tarafından, ... tarih ve ...sayılı ÇED Olumlu kararı üzerine, bu işlemle birlikte 2009/7 sayılı Genelgenin iptali istenebileceği gibi, tek başına Genelgenin iptali de istenebileceğinden, ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle davacılar tarafından daha önce açılmış başka bir dava bulunmasının, Genelge yönünden yargılama yapılmasına engel oluşturmayacağı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca hazırlanan projeler için verilen ÇED Olumlu kararları hakkında idari yargı mercilerine iptal davaları açıldığı ve bu davalar sonucunda anılan kararların tümü ya da bazı bölümleri yönünden yürütmenin durdurulması veya iptal kararları verildiğinin görülmesi üzerine bu kararların uygulanması sırasında dikkate alınacak hususları belirlemek amacıyla hazırlandığı anlaşılan dava konusu Genelgenin birinci kısmında; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamındaki bir proje hakkında ÇED olumlu kararı verilmesi halinde, bu kararın iptali istemiyle açılan davalar sonucunda ÇED olumlu kararının tümü ya da bazı bölümleri yönünden değişik gerekçelerle yürütmenin durdurulması veya iptal kararları verilmesi ve bu kararların gereğinin yerine getirilmesinin projenin inşaat çalışmalarının devam ettiği zamana denk gelmesi durumunda, kararların yerine getirilmesinden önce proje sahibine çevre emniyetinin alınması, can ve mal güvenliğinin sağlanması ve çevre sorunlarına yol açacak durumların ortadan kaldırılması için makul süreler verilmesi yönünde bir düzenleme yapıldığı, Söz konusu düzenlemeyle, mahkemece yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilen ÇED Olumlu kararına konu proje, eğer inşaat aşamasında ise, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca, idarelerin yargı kararını uygulaması sırasında can ve mal güvenliği tehlikeye düşecek ve büyük çevresel sorunlar ortaya çıkacak ise, proje alanında tespit yapılması suretiyle, yasa hükümleri de dikkate alınarak gerekli güvenlik önlemlerinin alınması için proje sahibine makul süre verilmesinin öngörüldüğü, Yönetmelik kapsamındaki bir projenin çevresel etki değerlendirmesinin olumlu olmasının, inşaat aşamasında, faaliyete geçtikten ve faaliyetin devam ettiği süreçte de bir bütün olarak çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olması anlamına gelmekle birlikte, inşai faaliyetin büyük çevresel sorunlara yol açabilme ihtimali ile can ve mal güvenliği açısından öngörülemeyecek nitelikte risk taşıması nedeniyle, anılan düzenlemenin, büyük çevresel sorunlarla can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek durumların önlenmesine yönelik olarak, hizmet gerekleri ve kamu yararı gözetilerek getirildiği, Ayrıca, projenin inşaat çalışmalarının devam ettiği sırada verilecek olan yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının, inşaatın hangi aşamasına denk geleceği tahmin edilemeyeceğinden, proje alanı bakımından hangi önlemlerin ne kadar sürede alınacağının da bilinemeyeceği, bu nedenle idarece proje sahibine önlemlerin alınması için maktu bir süre yerine makul süre verilmesi durumunun, idarenin yargı kararlarının gereğini yerine getirmesini geciktirecek şekilde düzenleme yapması şeklinde yorumlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı, Bu durumda; inşaat aşamasında bulunan proje hakkında verilen yargı kararının uygulanması halinde, inşaatın tamamlanmaması sebebiyle doğabilecek can ve mal güvenliğini tehdit eden risklerin önlenmesi ile çevre sorunlarını ortadan kaldırmaya yönelik düzenleme getiren dava konusu Genelgenin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, Genelgenin ikinci kısmında ise; Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunun herhangi bir bölümü nedeniyle çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararının iptaline veya yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi halinde, Mahkeme kararında işaret edilen eksikliğin ÇED raporunun diğer bölümlerini etkilememesi ve dolayısıyla eksik görülen hususun ÇED sürecinin yeniden başlatılmasını gerektirmemesi şartıyla sadece yargı kararı ile hukuka aykırı bulunan kısım için ÇED sürecinin yeniden başlatılarak sonuçlandırılmasının öngörüldüğü, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği'ne göre, çevresel etki değerlendirmesinin, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlere yönelik çalışmaları kapsaması ve dava konusu Genelgenin ikinci kısmı ile ÇED raporunun bir kısmına yönelik verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararı üzerine sadece bu kısım için ÇED sürecinin işletilmesinin düzenlenmiş olması karşısında, düzenlemenin pratik çözüm amacına yönelik olarak, çevre hukukunun dinamik yönü ve çevrenin korunmasının önemi dikkate alınmak suretiyle yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, Buna göre; ÇED raporunun mahkeme kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda eksik ve yetersiz kısımlarının yeniden düzenlenerek hazırlık işlemine hukukilik kazandırılmasında ve bu hazırlık işlemine dayanılarak yeni bir ÇED Olumlu veya ÇED Olumsuz kararı verilmesine ilişkin Genelgenin ikinci kısmında da 2872 sayılı Çevre Kanununa ve ilgili yönetmeliklere aykırı bir yön görülmediği, Bu durumda; idarenin, mevzuat uygulamasına açıklık getiren, uygulamada karşılaşılan eksiklik ve aksaklıkların giderilme yollarını gösteren dava konusu Genelge'de, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, ... tarih ve... sayılı ÇED Olumlu Kararı yönünden davanın incelenmeksizin reddine, 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ... Barajı ve HES Projesine yönelik verilen ÇED Olumlu kararlarının mahkemelerce iptal edilmesine rağmen, barajı yapan firmanın 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge'ye dayanarak kolaylıkla ÇED Olumlu kararı aldığı, dava konusu Genelge'nin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, anılan Genelge'nin ikinci bölümü nedeniyle masa başından ÇED sürecinin yürütüldüğü, ÇED Olumlu kararının yapılan hukuksuz iş ve işlemlerin temeli olduğu, çevre hukukuna ilişkin tüm ilkelerin çiğnenmesine yol açtığı, temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare yanında müdahil tarafından, ... Barajı'nın uzun süredir aktif şekilde enerji üreten bir baraj olduğu, dava konusu ÇED Olumlu Kararı yönünden kesin hüküm bulunduğu, ... Barajı ve HES Projesi'nin yapımı ve işletilmesinde kamu yararı bulunduğu, ÇED kararının yargı kararıyla iptal edilmesinin domino etkisi nedeniyle diğer tüm izinlerin de hukuken dayanaksız kalması sonucunu doğurduğu, bunun da ilgili inşaat sahalarında tam bir durma haline sebep olduğu, ancak gerekli tedbirler alınmadığı takdirde tam durma halinin çevre, can ve mal güvenliği bakımından olumsuz sonuçlar doğurabildiği, dava konusu Genelge'nin birinci kısmının bu olumsuz etkilerin giderilmesi amacıyla makul sürelerin verilmesini düzenlediği, Genelge'nin ikinci kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2. 26/04/2022 tarih ve 6640 sayılı ÇED Olumlu Kararı yönünden davanın incelenmeksizin reddine, 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge yönünden davanın reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 06/03/2024 tarih ve E:2023/11441, K:2024/1529 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine, 4. 31/10/2024 tarihinde bireysel işlem yönünden esasta ve gerekçede oybirliği, düzenleyici işlem yönünden esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

X- 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından, Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde kalan ... Barajı ve HES projesi için ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı verilmesi üzerine bu işlem ile birlikte dayanağı olan 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge'nin iptali istemiyle dava açılmıştır. Düzenleyici işlemlere dayanılarak tesis edilen bireysel işlem üzerine dayanağı düzenleyici işlemlerin de iptali istemiyle dava açılması mümkün ise de; uyuşmazlıkta dava konusu... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verildiği, dolayısıyla bireysel işlemin esası incelenemediğinden, dayanağı düzenleyici işlem olan dava konusu Genelge'nin de esasının incelenemeyeceği açıktır. Bu durumda, 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, 13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Genelge yönünden davacıların temyiz istemlerinin reddi ile davanın reddine ilişkin Daire kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1366, K. 2024/2609, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1366-e-2024-2609-k-21f942eda40e