Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/906 E. 2023/2751 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/906
- Karar No
- 2023/2751
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/906 Karar No : 2023/2751 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLLERİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sendikası (...) VEKİLİ: Av. ... İSTEMLERİN KONUSU:Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 25/10/2022 tarih ve E:2018/4149, K:2022/5108 sayılı kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan ... tarih ve ...sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın muhtelif maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 25/10/2022 tarih ve E:2018/4149, K:2022/5108 sayılı kararıyla; Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesiyle Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin Esaslara eklenen Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 9.500,00-TL vekâlet ücretinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava açılmadan önce dava konusu edilen düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmış olma ihtimali karşısında davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun değerlendirilmesi gerektiği; dava konusu edilen düzenlemelerin bir kısmının idare tarafından kendiliğinden yürürlükten kaldırıldığı; davanın reddi açısından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu fakat dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onikinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen reddine; kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay İkinci ve Onikinci Daireleri Müşterek Kurulunun 25/10/2022 tarih ve E:2018/4149, K:2022/5108 sayılı kararının temyize konu vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 23/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemelerin bir kısmının yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın kısmen konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın kısmen karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen karşılıklı olarak tarafların lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; davanın kısmen reddine, kısmen konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısım yönünden vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin bu yönden kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.