Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/710 E. 2023/2716 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/710
- Karar No
- 2023/2716
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/710 Karar No : 2023/2716 TEMYİZ EDEN (DAVACI : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2017/3114, K:2022/7354 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve .... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve... sayılı kararının iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun) 3.maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 19/10/2022 tarih ve E:2017/3114, K:2022/7354 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla mahkûmiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "Excel Tablosu" ve "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden ve ceza mahkemesinde yer verilen tespitlerden; davacının "204180" ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı, Davacıya ait ... ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içerikleri yönünden; örgüt üyelerinin örgüt içi gizli haberleşme uygulaması olan ByLock'un deşifre olması üzerine örgüt içi haberleşmede Eagle, KakaoTalk, Cover Me, Tango, Telegram, Viber, Tictoc, Line, Coco uygulamalarını da kullandığı, anılan yazışmanın FETÖ/PDY terör örgütünün haberleşme metotlarından Tango isimli uygulamayı indirip kurmaya ilişkin olduğunun görüldüğü, örgütsel faaliyet kapsamındaki bu yazışma içeriklerinin, davacı hakkında işbu dosya kapsamında aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının tanık M.A.'ya ByLock şifresini belirlemesi hususunda yardımcı olduğuna ve diğer hususlara yönelik verilen ifade ile davacının bu ifadeye karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği, Asya Katılım Bankası hesabı yönünden; davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, davacının Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde .... müşteri nolu hesabının bulunduğu, 21/01/2014 tarihinde 6.400,00-TL'lik ve 91 günlük katılım hesabı açtığı ve anılan hesabı 25/02/2014 tarihinde kapattığının tespit edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonra gerçekleştirilen para yatırma işlemlerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa'da düzenlenen hakimlik ve savcılık teminatının ortadan kaldırılmasına sebebiyet verecek 6087 ve 2802 sayılı Kanun'u işlevsiz hale getiren düzenlemeler getirilmek suretiyle hakim ve savcılara tanınan usuli güvence olan savunma hakkının ihlal edildiği, tarafına savunma hakkı dahi verilmediği; hukuka uygun olarak toplanmayan istihbari bilgilerin hakkında tesis edilen meslekten çıkarma kararına dayanak yapılamayacağı; davalı idarece gönderilen savunmalarda bireyselleştirmede esas alındığı belirtilen belgelerin meslekten çıkarılmasından sonra tesis edilen işlemler olduğu; ByLock uygulamasını yüklediği ve kullandığı tespitinin doğru olmadığı, Yargıtay içtihatlarına göre kullanıcı olmak için aranan şartları taşımadığı, MİT tarafından sadece istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bu verilerin delil olamayacağı, bu şekilde haberleşme hürriyetine müdahalede bulunulduğu, aleyhine beyanda bulunan tanıkların etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler olduğu, salt kendini kurtarma gayesi ile beyanda bulundukları açık olan bu kişilerin ifadelerine itibar edilemeyeceği; Asya Katılım Bankasına 3 ay vadeli yatırılan paranın vadesinden önce çekildiği, talimatla para yatırdığı yönündeki değerlendirmenin delile dayanmadığı, süreçte masumiyet karinesinin, makul sürede yargılanma, suç ve cezaların kanuniliği, özel hayat ve aile hayatına, şeref ve itibara saygı, adil yargılanma, lekelenmeme, mülkiyet, eğitim ve gerekçeli karar haklarının, ayrımcılık yasağı olmak üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan temel hakların ihlal edildiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2019 tarih ve E:2017/256, K:2019/410 sayılı kararı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edildiği ancak Yargıtayca henüz bir karar verilmediği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 19/10/2022 tarih ve E:2017/3114, K:2022/7354 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.