Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/506 E. 2025/430 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/506
- Karar No
- 2025/430
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/506 Karar No : 2025/430
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2020/3748, K:2022/3197 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2020/3748, K:2022/3197 sayılı kararıyla; Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden, davacı hakkında; ''1) İstanbul ilinde bulunan ... Sanayi Sitesinde esnaflarla yaptığı sohbetler sırasında yanındakilere “Bu devran dönecek, ... da sizde göreceksiniz, diktatörün peşinden gidenler devran döndüğünde el mi yaman bey mi yaman görecektir, bu devlet ....’nin devleti ...'ye hizmet etmek zorunda mıyım” şeklinde beyanda bulunduğu, kendisine sokağa çıkma yasağı olduğu halde görev yeri...’den ayrılarak neden İstanbul’a geldiği sorulduğunda “oranın valisi, kaymakamı yok mu, onlar baksın, PKKlılara talimat verdim ben oradayken hendek kazmıyorlar, ben ayrıldıktan sonra kazıyorlar, T.C devleti işgalci bu işgale iştirak etmek zorumla mıyım” şeklinde söylemlerde bulunduğu, Bayrampaşa esnafını dolaşıp ... Partisine oy verilmemesi noktasında ve .... aleyhinde söylemlerde bulunduğu, Ayrıca ilgilinin bu sohbetler sırasında “hâkimlik-savcılık sınavını kazanmadan önce dil kursu için Amerika’da eğitim aldığı, burada FETÖ/PDY lideri Fetullah GÜLEN’i ziyaret ettiği, örgütünün yardımıyla hâkimlik/ savcılık sınavını kazandığı ve örgüte yardım ettiğini” söylediği, 2) 15.07.2016 tarihli darbeye teşebbüs günü ... Emniyet Müdürlüğü"nde görevli komiser Ç.Ç.’nin “askeri bilmiyor musunuz koca ... 'in yarısını yıktı, bizim üstümüzden de geçer, sizi müdür mü kurtaracak, ben asker gelirse silahımı veririm, siz de verin” şeklindeki beyanlarının Emniyet Müdürü O.B. tarafından kendisine iletilmesi üzerine "müdürüm olay daha çok yeni, sabah gücün kimde olacağı belli olmaz, sabah uyandığında pişman olursun, ben gözaltı işlemi yapmıyorum, senin yetkin varsa silahını ve kimliğini al, gözlem altına al, idari işlem başlat, şu an için adli işlem başlatmıyorum” şeklinde beyanla gözaltı işlemi yaptırmadığı" iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığının anlaşıldığı, Yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan raporu değerlendiren Hakimler ve Savcılar Kurulu... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacıyla ilgili olarak; "İlgiliye isnat olunan eylemlerin FETÖ/PDY mensubiyeti ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine ve milli güvenliğe yönelik en ağır saldırılardan biri olan 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte karanlık ve tehlikeli yüzünü açıkça gösteren bu yapılanmanın, Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı başlatmış olduğu gizli savaşın kamuoyunda MİT krizi olarak adlandırılan olay ile başladığı, bunu 17-25 Aralık operasyonları ve devamında MİT tırlarının durdurulması operasyonlarının izlediği, bu yapılanmanın yargı organları içerisinde de organizasyonu ve hiyerarşik yapısının bulunduğu, FETÖ/PDY yapılanması içinde yer alan bir kısım hakim ve cumhuriyet savcılarının kolluk görevlileriyle birlikte örgütsel bir yapı içinde hareket ederek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkmayı ve hükümeti ulusal ve uluslararası platformda zor durumda bırakmayı hedefledikleri; basın ve yayın yolu başta olmak üzere çeşitli yöntemlerde toplumda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı olumsuz bir algı oluşturmaya çalıştıkları, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülke genelinde FETÖ/PDY üyesi olduğu değerlendirilen çok sayıda yargı mensubunun görevden uzaklaştırıldığı, ilgilinin de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarihli kararı ile meslekten çıkartıldığı anlaşılmıştır. Soruşturmanın 1. maddesi yönünden tanık anlatımları, ilgilinin sosyal medya paylaşımları, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olması nedeniyle meslekten çıkartılmış olması hususları ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; eylemlerinin sübuta erdiği ve yukarıda açıklandığı üzere, ilgilinin toplumda oluşturulmaya çalışılan yolsuzluk algısını sağlamak ve hükümeti yıkmak gayesi ile plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olarak bu eylemleri gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır. Soruşturmanın 2. maddesi yönünden; ilgilinin eylemlerinin tanık anlatımları ile sabit olduğu, 15 Temmuz darbeye teşebbüs gecesinde ülke çapında yaşanan olayların vehameti karşısında, ... Emniyet Müdürlüğünde görevli bir komiserin, "darbecilere karşı direnilmemesi ve silahlarını onlara teslim etmeleri" şeklindeki beyanlarının kendisine iletilmesine rağmen, "sabah gücün kimde olacağı belli olmaz" diyerek yakın ve açık tehlike bulunmasına rağmen gözaltı işlemi yaptırmadığı ve açıkça darbeyi destekleyici beyanlarda bulunduğu kanaatine varılmıştır. Soruşturmanın her iki maddesi birlikte değerlendirildiğinde; ilgilinin Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama yetkisini, açık yasa hükümlerine aykırı işlemler yaparak keyfi kullandığı, Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim savcının haiz olması gereken; tarafsızlık özelliği ile, Türk Yargı Etiği Bildirgesinde belirtilen tarafsızlık ve yargıya olan güveni temsil etme özelliklerini yitirdiği" tespitlerine yer verildiği, Soruşturma raporu eki tanık ifadelerinden, tanıkların, davacıya isnat edilen söz ve davranışları hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde teyit ettikleri ve bu yönde ifade verdikleri, dolayısıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin anılan tespitlerinin yerinde olduğunun anlaşıldığı, Dava dosyasının ve soruşturma raporu ile eklerinin incelenmesinden; FETÖ/PDY "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlarından dolayı hakkında mahkumiyet kararı da verilen davacının, yukarıda yer verilen eylemlerinin, yargısal faaliyete ilişkin olmadığı, planlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik olduğu ve mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bu dosyada kendisine isnat edilen eylemlerin Danıştay Beşinci Dairesinin E:2016/57650 sayılı dosyasında incelendiği ve hükme bağlandığı, her iki davanın birleştirilerek yargılamanın tek dosya üzerinden yapılması gerekirken, ayrı davalar olarak görülmesinin, hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve 2802 sayılı Kanun'da belirlenen usul ve güvenceler dikkate alınmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, davalı idarece delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin dava konusu işlem tesis edildikten sonra elde edildiği, karar verdikten ve kesinleştirdikten sonra delillerin toplanması, usulü işlemlerin ikmalinin hukuki olmadığı ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, bu nedenle karar gerekçesinde bu hususa yer verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ByLock uygulamasını yüklediği ve kullandığı tespitinin doğru olmadığı, hakkındaki gazete haberi ve aleyhindeki tanık ifadelerinin soyut ve gerçek dışı olduğundan hükme esas alınamayacağı, 2014 yılı HSK üye seçimlerinde herhangi bir görev üstlenmediği, meslek hayatı boyunca demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal edecek hiçbir eyleminin olmadığı, dosyada böyle bir somut eylemden bahsedilmediği, dava konusu işlemin suç ve cezada kanunilik ilkesi, ölçülülük ilkesi, hukuki güvenlik ilkesi, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkına, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkına aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 16/05/2022 tarih ve E:2020/3748, K:2022/3197 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 26/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.