Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/371 E. 2024/1803 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/371
- Karar No
- 2024/1803
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/371 Karar No : 2024/1803 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Kurulu Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- ...Üniversitesi Rektörlüğü ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/3592, K:2022/5543 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi (18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7141 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kurulan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'ne bağlanmıştır.) Özel Hukuk Bölümü Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanlığı bünyesinde 50/d araştırma görevlisi kadrosu için yapılan sınavı kazanan davacının atamasının yapılmamasına dair ... tarih ve... sayılı Gazi Üniversitesi Rektörlüğü işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 07/03/2017 tarih ve 8 sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 12/10/2022 tarih ve E:2018/3592, K:2022/5543 sayılı kararıyla; Davacı tarafından, YÖK Yürütme Kurulu kararının tamamının iptali istenilmiş ise de; Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminde Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 07/03/2017 tarih ve 8 sayılı kararının 1. maddesi gerekçe gösterildiğinden düzenleyici işlemin hukuki denetiminin 1. maddeye hasren yapılması gerektiği belirtilerek, Anayasa'nın 131. maddesine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6. ve 7. maddesi ile 44. maddesinin (c) fıkrasına, Geçici 67. maddesine, 33. maddesinin dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle (a) bendine, 50. maddesinin (d) fıkrasına, Ek 30. maddesine; 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasına, 12. maddesine, 17. maddesinin 1. fıkrasına; 13/10/1984 tarih ve 18544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencileri Hakkında Yönetmelik'in 1, 5. ve 10. maddesine atıf yapılarak, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 07/03/2017 tarih ve 8 sayılı kararının 1. maddesi yönünden; Dava konusu düzenleme ile 06/02/2013 tarih ve 28551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim Yönetmeliği'nde tanımlanan azami öğrenim süresini dolduran ancak 2016-2017 güz yarıyılından itibaren azami öğrenim süresi yeniden başlayacak öğrencilerin 2547 sayılı Kanun'un 50/d veya 33/a maddesi uyarınca ilan edilen araştırma görevlisi kadrolarına başvuramayacaklarının düzenlendiği, 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi uyarınca, Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanan öğrenciler ile yüksek lisans, sanatta yeterlik ve doktora öğrencilerinin, öğrenim süreleri ile sınırlı şekilde atanacağı, Lisansüstü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencileri Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinde yer alan, 2547 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre öğretim yardımcılığı kadrolarına geçici olarak atanıp yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik ve tıpta uzmanlık öğrenimlerini başarıyla tamamlayarak yüksek lisans, doktora veya sanatta yeterlik diploması veya tıpta uzmanlık belgesi alanların kadrosuyla ilişiğinin kendiliğinden kesileceğine yönelik kuralda da kadronun ihdas amacının dikkate alındığı, Buna göre, 50/d maddesine göre yapılan atamaların burs verilmeyen lisansüstü öğrencilerin mali yönden desteklenmesi amacıyla öğrenim süresiyle sınırlı olarak yapıldığı göz önüne alındığında; lisansüstü eğitimlerini azami süresinde tamamlayamayan, ancak; 2016-2017 güz yarıyılından itibaren azami öğrenim süresi yeniden başlayan öğrencilerin ve azami öğrenim sürelerinin dolması nedeniyle kadro ile ilişikleri kesilen araştırma görevlilerinin, 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna başvuramamalarının, 50/d maddesinin lafzi ve amaçsal yorumuna ve bu eksende kadronun ihdas amacına uygun olduğu, nitekim lisansüstü eğitimlerini tamamlayanların yerlerine gelecekler için kadro ihtiyacının bulunduğu; aksi değerlendirmenin, lisansüstü eğitimde başarısızlığın ödüllendirilmesine yol açacağı, Bu bağlamda; yükseköğretim kurumlarında lisansüstü eğitim yapmak isteyenlerin 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında araştırma görevlisi kadrolarına, öğrenim süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla geçici olarak atanma imkanlarının bulunduğu, kadrolarda amacı dışında uzun sürelerle bulunulmasının engellenerek kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanılmasının amaçlandığı dikkate alındığında, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 07/03/2017 tarih ve 8 sayılı kararının dava konusu 1. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Nitekim; Dairelerinin 10/02/2021 tarih ve E:2017/2757; K:2021/746 sayılı kararının da benzer yönde olduğu ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/06/2022 tarih ve E:2021/2802, K:2022/1965 sayılı kararıyla konuya ilişkin kısmın onandığı; Bireysel işlem yönünden; Dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacının 2012 yılında başladığı yüksek lisans eğitimine ilişkin azami eğitim süresinin dolduğu, ancak; 2016-2017 güz yarıyılından itibaren azami öğrenim süresinin yeniden başladığı, Dolayısıyla; hukuka uygun olduğu tespit edilen düzenleme uyarınca 06/02/2013 tarih ve 28551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisansüstü Eğitim Yönetmeliği'nde tanımlanan azami öğrenim süresini dolduran ancak 2016-2017 güz yarıyılından itibaren azami öğrenim süresi yeniden başlayacak öğrencilerin 2547 sayılı Kanun'un 50/d veya 33/a maddesi uyarınca ilan edilen araştırma görevlisi kadrolarına başvuramayacakları kuralı karşısında; dava konusu işlemde üst norm hükümlerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa'nın 128. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kamu görevlisi statüsünde olan araştırma görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına yönelik düzenlemelerin münhasıran yasayla yapılması gerektiği, yasal düzenleme gerektiren bir hususta YÖK Yürütme Kurulunca karar alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin hatalı yorumlanarak geçmiş sürelerin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğu, söz konusu sürelerin öğrencilik bakımından dikkate alınmayıp araştırma görevliliği bakımından dikkate alınmasının da Kanun'un lafzına ve amacına aykırılık teşkil ettiği, temyize konu kararın gerekçesinde yer alan başarısızlığın ödüllendirileceğine yönelik yaklaşımın subjektif nitelik taşıdığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu tarafından; 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi ile lisansüstü öğretim görenlerin araştırma görevlisi kadrolarına atanma hakkının burslardan faydalanmaya alternatif olarak sunulduğu, bu madde kapsamında araştırma görevlisi kadrolarına atananların bu kadrolarda bulunma sürelerinin Lisansüstü Öğretim Yönetmeliği'nde belirtilen azami süreler olduğu, ayrıca bu Yönetmelik uyarınca lisansüstü eğitimlerinde azami süreyi dolduranların 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamındaki kadrolara başvurmasının da mümkün olmadığı, Lisansütü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencileri Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi hükmü gözetildiğinde lisansüstü eğitimlerini azami süreler içinde başarı ile tamamlayanların kadroları ile ilişikleri kesilirken söz konusu süreler içinde başarıyla lisansüstü eğitimlerini tamamlayamayanların araştırma görevlisi kadrolarında istihdamına devam edilmesinin Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi böyle bir uygulamanın araştırma görevlilerini başarıya değil başarısızlığa teşvik edebileceği, lisansüstü eğitim alan öğrenciler ile 50/d ve ÖYP kapsamında araştırma görevlisi olanların statülerinin farklı olduğu da gözetildiğinde YÖK'ün yetki ve görevi dahilinde alınan dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. Davalı Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve Geçici 67. maddesinin amacına uygun olarak alınan 07/03/2017 tarihli YÖK Yürütme Kurulu kararı uyarınca tesis edilen dava konusu Üniversite işleminin hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üye ...'nun; "dava dilekçesinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun 07/03/2017 tarih ve 8 sayılı kararının tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları ile temyiz dilekçesinde bu hususa yönelik herhangi bir iddiaya yer verilmediği dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 12/10/2022 tarih ve E:2018/3592, K:2022/5543 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 30/09/2024 tarihinde esasta oybirliği, usulde oyçokluğu ile karar verildi.