Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/3134 E. 2024/2435 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/3134
- Karar No
- 2024/2435
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3134 Karar No : 2024/2435
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Huk. Müş. ..., Huk. Müş. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sağlık Eğitim Spor Kozmetik Estetik Turizm Hizmetleri Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 25/04/2023 tarih ve E:2019/12464, K:2023/2158 sayılı kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 10/10/2019 tarih ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen eki Ek-9'da yer alan "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)"nin 350. sırasındaki sezaryen işlemine (*) işareti ile "* İşaretli işlemler B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamaz." yönünde getirilen açıklamanın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 25/04/2023 tarih ve E:2019/12464, K:2023/2158 sayılı kararıyla; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'teki A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasının sona erdirildiği; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında birtakım değişikliğe gidilerek tek tip “tıp merkezi” uygulamasına geçildiği, geçiş hükümleri ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verildiği, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verildiği, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliğinin 23. maddesi ile aynı zamanda asıl Yönetmeliğin eki Ek-9'un da değiştirildiği, bu değişiklikte, "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)", "D ve E Grubu Olup Tıp Merkezlerinde Yapılamayacak Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-2)" ve "Sağlık Uygulama Tebliği EK-2/B Listesinde Yer Alıp EK-2/C Listesinde Yer Almayan İşlemlerden Tıp Merkezlerinde Yapılamayacak Olan İşlemler Listesi (Liste-3)" adıyla üç ayrı listeye ve "Açıklamalar" kısmına yer verildiği, Bu değişiklikten kısa bir süre sonra bu defa, dava konusu 10/10/2019 tarih ve 30914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi (Liste-1)"e, yanına (*) işareti de konularak 4 işlem daha eklendiği ve Ek-9 sayılı listenin başka bir değişiklik yapılmadan yeniden yayımlandığı, Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki, 12/05/2021 tarih ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin, 22/05/2021 tarih ve 31488 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin, en son 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlendiği, Bu durumda; dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığının görüldüğü gerekçesiyle, Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 446,20-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın esası incelenmeksizin ve haklılık tespiti yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle davanın açılmasına taraflarınca sebebiyet verildiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle söz konusu kararın aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti kısmının hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 25/04/2023 tarih ve E:2019/12464, K:2023/2158 sayılı kararının, temyize konu yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 21/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.