Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2829 E. 2023/2711 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2829
Karar No
2023/2711

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2829 Karar No : 2023/2711 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :...Derneği VEKİLİ :Av. ... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/05/2023 tarih ve E:2019/1125, K:2023/2923 sayılı kararının, esası ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 05/07/2018 tarih ve 30469 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/05/2023 tarih ve E:2019/1125, K:2023/2923 sayılı kararıyla; Dava konusu Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 3. fıkrasının dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan hâlinde; "Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alan her 300 engelli bireye kadar en az bir rehber öğretmen/psikolog, engelli birey sayısının 300 ve üzerinde olması halinde bir rehber öğretmen/psikolog daha görevlendirilir. Kurumda eğitim alan engelli birey sayısının 150’yi geçmesi halinde, rehber öğretmen/psikoloğa destek eğitimi görevi verilmez." kuralı yer almaktayken; düzenlemede, 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesiyle değişikliğe gidilmiş olup; kayıtlı engelli birey sayısı 300’e kadar olan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde bir rehber öğretmen/psikolog, 300 ve üzerinde olanlarda ise iki rehber öğretmen/psikolog zorunlu personel olarak görevlendirilerek birinci fıkradaki görevleri yerine getireceği, ancak; kurumda kayıtlı olan engelli birey sayısının 150’den az olması hâlinde, kurumda zorunlu olarak görevlendirilen rehber öğretmen/psikoloğa haftada 20 saate kadar; isteğe bağlı olarak uzman öğretici kadrosunda görevlendirilen rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü/anabilim dalı veya psikoloji bölümü mezunları ve özel öğretim personeline yönelik Bakanlıkça açılan rehberlik kursu sertifikasına sahip olanlara haftada 40 saate kadar destek eğitim görevi verilebileceği kuralının benimsendiği, Bu itibarla; dava devam ederken davalı idarece gerçekleştirilen Yönetmelik değişikliği ile düzenlemenin içeriğinin değiştirildiği görüldüğünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 335,60-TL yargılama giderlerinin ve 19.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu madde bir bütün olarak değerlendirildiğinde maddede rehber öğretmen veya psikologların destek eğitimi vermesi değil, onların Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasında on üç bent hâlinde sayılan asli görevlerini yerine getirirken şayet kurumda eğitim alan engelli birey sayısı 150'den az ise bu görevlerine ek olarak kendilerine destek eğitimi görevi de verilebilmesinin düzenlendiği, engelli birey sayısı 150 ve üzerinde olan kurumlarda rehber öğretmen ve psikologlara destek eğitim görevi verilmemesi, bu personelin Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasında sayılan asli görevlerini yerine getirmesini sağlama, suiistimal ve aksamaların önüne geçme amaçlarına hizmet ettiği, dava konusu düzenlemenin yürürlük tarihindeki hâli dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiği; karar verilmesine yer olmadığı kararının onanması gerektiği düşünülse dahi davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre idareleri aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin gerektiği, hukuka aykırı işlem tesisi nedeniyle dava açılmasına sebebiyet verilmediği belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, esası ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 31/05/2023 tarih ve E:2019/1125, K:2023/2923 sayılı kararının esası ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde, esas yönünden oybirliği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısımları yönünden ise oyçokluğu ile karar verildi. X- KARŞI OY 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450 nci maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447 nci maddesinin 2 nci fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331 inci maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331 inci maddesinin 1 inci fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, Yönetmeliğin dava konusu düzenlemesinin değiştirildiğinden söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen haksız çıktığından bahisle yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31 inci maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, Yönetmeliğin dava konusu düzenlemesinin değiştirildiğinden bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331 inci maddesinin 1 inci fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına hükmedilmiş olduğundan, temyiz başvurusuna konu kararın bu yönden bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2829, K. 2023/2711, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2829-e-2023-2711-k-a4027a0c6649