Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2739 E. 2023/2620 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2739
- Karar No
- 2023/2620
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2739 Karar No : 2023/2620 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI): ...Sendikası VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. ... İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 05/04/2023 tarih ve E:2020/4474, K:2023/1782 sayılı kararının, esası davacı tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmı ise davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'in; 1. ve 2. maddelerinin ve 2. maddesinde daimi işçilerin kapsama dahil edilmemesi yolundaki eksik düzenlemenin; 4. maddesinin birinci fıkrasının (h), (ı), (i), (l), (s), (ş), (z), (cc), (çç), (gg), (ıı), (ii) bentlerinin ve 4. maddesinde hizmet sunum şartları ve kriterlerinin bulunmaması şeklindeki eksik düzenlemenin; 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (i), (ö), bentleri ile ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarının; 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19. maddelerinin ve Yönetmeliğe ekli; Ek-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılarına ilişkin listenin, Ek-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayılarına ilişkin listenin, Ek-4 sayılı Sağlık Tesisi Puan Ortalaması Tablosunun, Ek-5 sayılı Ek Puan Tablosunun iptali ile dava konusu Yönetmelik'e dayanak teşkil eden 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile Ek-3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 05/04/2023 tarih ve E:2020/4474, K:2023/1782 sayılı kararıyla; Davacının, dava konusu Yönetmelik'e dayanak teşkil eden 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile Ek-3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle bu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 566,30-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'i yürürlükten kaldıran, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin 16. maddesinin iptali istemi ile Danıştay Onikinci Dairesinin 2022/5595 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve halen davanın derdest durumda olduğu; anılan davada iptal kararı verilmesi durumunda dava konusu Yönetmelik'in yürürlüğünü koruyacağından, davanın bu aşamada reddinin hukuken mümkün olmadığı; dava konusu Yönetmelik yürürlükte kaldığı süre boyunca o yönetmelik esas alınarak her ay milyonlarca idari işlem tesis edildiği, ödemeler yapıldığı; sadece yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığından bahisle "karar verilmesine yer olmadığı" kararı verilmesinin, her ay yapılmış bulunan milyonlarca idari işlemin de yok sayılmasına neden olacağı; dava konusu Yönetmelik hükümlerinin eşitler arasında eşitsizliğe sebebiyet verdiği, sağlık çalışanlarının bir kısmına performansa dayalı ek ödeme yapılmakta iken bir kısmına ise, belirsizlik kapsamında/somut herhangi bir veri/bilgi/tespit yapılmaksızın ek ödeme yapıldığı; döner sermaye birikiminin adil, hakkaniyetli ve eşitlik ilkesine uygun olarak dağıtımının yapılmadığı; anılan Yönetmelik'e dayanak teşkil eden 209 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1., 2., ve 3. fıkraları ile ek-3. maddesinin Anayasa ile teminat altına alınmış bulunan eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğe ekli EK-2 sayılı tabloda yer alan ve tıbbi biyokimya uzmanları için (2,20) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayısı ile ilgili açılan davanın esastan reddine karar verildiği ve daha sonra aynı konuda açılan davalarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedildiği; dava konusu düzenleyici işlem hakkında esası incelenmeksizin karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aleyhlerine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın esasının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra,davacının Anayasa'ya aykırlık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 05/04/2023 tarih ve E:2020/4474, K:2023/1782 sayılı kararının esas yönünden oybirliğiyle, yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 09/11/2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin bu yönden kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz. KARŞI OY XX-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekmektedir. Dava, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'in; 1. ve 2. maddelerinin ve 2. maddesinde daimi işçilerin kapsama dahil edilmemesi yolundaki eksik düzenlemenin; 4. maddesinin birinci fıkrasının (h), (ı), (i), (l), (s), (ş), (z), (cc), (çç), (gg), (ıı), (ii) bentlerinin ve 4. maddesinde hizmet sunum şartları ve kriterlerinin bulunmaması şeklindeki eksik düzenlemenin; 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (i), (ö), bentleri ile ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarının; 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19. maddelerinin ve Yönetmeliğe ekli; Ek-1 sayılı Tavan Ek Ödeme Tutarına Esas Katsayılarına ilişkin listenin, Ek-2 sayılı Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayılarına ilişkin listenin, Ek-4 sayılı Sağlık Tesisi Puan Ortalaması Tablosunun, Ek-5 sayılı Ek Puan Tablosunun iptali istemiyle açılmış olup; uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu edilen 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından dolayı davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına karar verilmiş; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Öte yandan, Danıştay Onikinci Dairesinin E:2020/2182 sayılı dosyasında açılan davada,"04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin ''Temel esaslar'' başlıklı 5. maddesinin beşinci fıkrası ile anılan Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği (2) sayılı listenin ''Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında tıbbi biyokimya uzmanları için (2,20) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayısının iptali" istenilmiş olup, anılan Daire tarafından, ...tarih ve E:... K:... sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir ve anlan karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı tarafından iptali istenilen düzenlemeler arasında yer alan, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin eki dava konusu "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı tablonun 34. sırasında tıbbi biyokimya uzmanları için "2,20" olarak hizmet alanı kadro unvan katsayısının düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, anılan düzenlemenin hukuka uygun olduğunun yukarıda atıf yapılan kesinleşmiş yargı kararı ile saptandığı hususunda duraksama bulunmamaktadır. Bu itibarla; yargı yerince hukuki incelemesi yapılarak kesinleşen bir karar ile hukuka uygunluğu tespit edilen; ancak, daha sonra yürürlükten kaldırılması nedeniyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen Yönetmelik hükmünün iptali istemine ilişkin işbu davada, davalı idarenin tümüyle haksızlığından ve bu nedenle tüm yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesince verilen temyize konu kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.