Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2725 E. 2024/3464 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2725
- Karar No
- 2024/3464
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2725 Karar No : 2024/3464
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri... Hukuk Müşaviri V. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2020/4346, K:2023/2667 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 13/06/2020 tarih ve 31154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde yer alan "...özel ibaresinden önce gelmek üzere muayenehane hariç ibaresi ile..." şeklindeki ibarenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2020/4346, K:2023/2667 sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1., 3. ve 41. maddeleri ile 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1., 5., 8., 12., 13. ve 69. maddelerine atıfta bulunularak, Yönetmeliğin 4. maddesinde, sürücü ve sürücü adaylarının muayenelerinin hastane, tıp merkezi, sağlık merkezi gibi adlar altında oluşturulan ve belli standart ve nitelikler aranan sağlık hizmeti sunumu yapılan teşekküllerde (kuruluşlarda) görevli tabip veya uzman tabip tarafından yapılacağı ve sağlık raporu düzenleneceğinin kurala bağlandığı, dava konusu değişiklik ile de, herhangi bir teşekkül çatısı altında olmaksızın sağlık hizmeti sunan muayenehanelerin düzenleme kapsamından çıkarıldığı, 1219 sayılı Kanun'un 13. maddesinin, tıp fakültelerinden mezun olan ve hekimlik yapma hakkına sahip tüm hekimler için genel bir düzenleme niteliğinde olduğu ve bu düzenlemenin her raporun her hekim tarafından düzenlenmesi yetkisini içermediği, Yönetmelikte, sürücü adayları ve sürücülerde aranacak sağlık şartları ile muayenelerine dair usul ve esaslar belirlediğinden, dava konusu düzenlemenin amacının teşhis ve tedavi olmadığı, kamu hizmeti olan trafik hizmetlerinin işleyişinin önemine binaen sürücü hatalarının en az seviyeye indirilebilmesi için sürücü/sürücü adaylarının sağlık şartları yönünden araç kullanabilmelerine engel durumlarının bulunup bulunmadığının doğru olarak tespit edilmesini, maliyet yönünden bir kaygı ve ücretlendirme ilişkisi oluşturmaksızın sağlamak olduğunun anlaşıldığı, Öte yandan; Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesinin, aynı hukuki durumda bulunanlar için söz konusu olduğu, bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitliğin öngörüldüğü, bu ilkenin amacının, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğu, bu anlamda bütün branşlardaki muayenehaneleri kapsayan dava konusu düzenlemede eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı, Bununla birlikte; çalışma özgürlüğünün herkesin dilediği mesleği seçmede özgür olmasını ve zorla çalıştırılmamayı ifade eden bir hak olduğu, bireyin bu hakkını kullanarak dilediği alanı ve işi seçebileceği, çalışma hakkının ise bireyin özgür iradesiyle seçtiği mesleği veya işi icra etmesi, devletin de çalışmak isteyenlere iş temin etmek için gereken tedbirleri alması olarak ifade edilebileceği, bu bağlamda dava konusu düzenlemenin mesleğini serbest olarak icra etmeyi özgür iradesiyle tercih etmiş hekimler yönünden çalışma özgürlüğünü veya ödevini sınırlayan bir düzenleme içermediği, davalı idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırları kapsamında düzenlendiği anlaşılan dava konusu ibarede, üst hukuk normlarına, dayanak Kanun'un amacına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 1219 sayılı Kanun ve Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi uyarınca hekimlerin, kendisine başvuran kişilerin bedeni ve akli durumları hakkında durum bildirir rapor düzenleme yetkilerinin bulunduğu, hekimlerin mesleki yetkilerini kısıtlayan dava konusu düzenlemenin üst norm kurallarına aykırı olduğu, dava konusu düzenlemenin haklı ve somut gerekçelerinin de ortaya konulamadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üyeler ...... ve ...'in, sürücü adayları ve sürücülerin muayenelerinin hangi sağlık kuruluşlarında görevli tabip/uzman tabiplerce yapılacağının kurala bağlandığı dava konusu düzenleme ile, hekimlerin mesleki faaliyetlerinin kısıtlandığı yolundaki davacı iddialarının tartışılarak çözüme kavuşturması gerektiğinden, uyuşmazlığın Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince oluşturulan müşterek heyet tarafından karara bağlanması gerektiği, bu usule uyulmaksızın verilen karara karşı yapılan temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği yolundaki oylarına karşılık, uyuşmazlığın Danıştay Sekizinci Dairesinin görevinde olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/05/2023 tarih ve E:2020/4346, K:2023/2667 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 19/12/2024 tarihinde usul ve esas yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, tabiplere Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve herhangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilme, başka bir anlatımla çalışma hakları kısıtlanmaksızın mesleğini yerine getirme hak ve yetkisini vermektedir. Anılan Kanun'un tabiplere tanıdığı bu hak ve yetkinin Yönetmelik hükmü ile sınırlandırılmasında normlar hiyerarşisine uyarlık bulunmadığı gibi sağlık hizmeti sunan tabipler arasında da ayrıma sebebiyet verme durumu söz konusudur. Bu itibarla, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle asıl Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen "...özel ibaresinden önce gelmek üzere muayenehane hariç ibaresi ile..." ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.