Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2592 E. 2025/1505 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2592
Karar No
2025/1505
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2592 Karar No : 2025/1505

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2019/6213, K:2023/1490 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin ... tarih ve ... sayılı Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına 18/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere zam yapıldığına ilişkin kararının, bu kararın kaldırılması için yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun yasal süresinde cevap verilmeyerek zımnen red edilmiş sayılmasına ilişkin işlemin, Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına zam yapılmasının nedenlerini belirten ... tarih ve ... (Dava dilekçesinde ... tarih ve ... yazılmış) sayılı kararının, yapılan zam oranlarının yeniden değerlendirilmesi ve iki yıl arasındaki (2018-2019) döviz kuru değişim oranının dikkate alınması ile 2018 yılı Mayıs Ayında uygulamaya konulan Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına %27 oranı uygulanarak fiyatların yeniden güncellenmesini sağlamak amacıyla yapılan ... tarih ve ... sayılı başvuru talebine verilen olumsuz cevabın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2019/6213, K:2023/1490 sayılı kararıyla; Birleşmiş Milletler Teşkilatınca 14/11/1975 tarihinde kabul edilen, TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesi'nin 1. ve 6. maddeleri, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 56. ve 71. maddeleri ile 31/03/1985 tarih ve 18711 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 85/8993 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 11/05/1985 tarih ve 18751 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 85/9449 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına atıf yapılarak, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin, TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca, ülkemizde kefil kuruluş olmak, TIR Karnelerini vermek ve TIR Karnelerinin verilmesi karşılığında alınacak ücreti belirlemek hususunda yetkili kılındığı, ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı ve kamu yararı ile hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği, Uyuşmazlıkta, son 6 ay içinde İsviçre Frangı döviz kurunda yaşanan yüksek artış nedeniyle TIR Karnelerinin maliyetlerinin önemli ölçüde artması nedeniyle, 18/04/2019 tarihinden geçerli olmak üzere TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin yeniden belirlendiği belirtilerek dağıtım ücretlerinde ortalama olarak %47 oranında artış yapıldığının görüldüğü, Davacı tarafından, en son zammın yapıldığı 21/05/2018 tarihinden dava konusu zammın yapıldığı tarihe kadar İsviçre Frangı döviz kurunun ortalama %27 oranında artması nedeniyle TIR Karnelerine yapılacak zammın da bu oranda olması gerektiğinin ileri sürüldüğü, davalı idare tarafından ise, TIR Karnelerinin ithal edildiği tarihlerde yüksek kur üzerinden ödeme yapılması ve önceki dönemde yüksek kurlar nedeniyle katlanılan maliyet esas alınarak yapılan zammın makul olduğunun savunulduğu, Dava konusu TIR Karnelerinin basımı ve dağıtımının Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) tarafından gerçekleştirildiği ve söz konusu karnelerin Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliğinden İsviçre Frangı ile ithal edildiği, bu bakımdan TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde en önemli unsurun döviz kurlarında yaşanan değişiklikler (artış ya da azalış) olduğu, TIR Karnelerine en son zammın yapıldığı 21/05/2018 tarihinden sonra dava konusu zam kararına kadar 2 kez ithalat yapıldığı, 28/09/2018 tarihinde yapılan ithalatın 6,13 CHF/TL kuru üzerinden, 31/01/2019 tarihinde yapılan ithalatın ise 5,25 CHF/TL kuru üzerinden yapıldığı, 21/05/2018 tarihinde belirlenen TIR Karnelerinin dağıtım ücreti esas alınarak yapılan satışlardan, o tarihteki İsviçre Frangı kurunun daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı idarenin zarar ettiğinin anlaşıldığı, Davacı tarafından, 21/05/2018 tarihi ile 18/04/2019 tarihi arasında İsviçre Frangı döviz kurunun ortalama %27 oranında artması nedeniyle, bu orana göre daha yüksek olan ortalama %47 oranında zam yapılmasının fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde söz konusu ücretlerin belirlendiği tarihler arasında geçen sürede döviz kurlarında meydana gelen değişimlerin değil, fiilen ithalatın yapıldığı tarihteki döviz kurunun dikkate alınmasının gerektiği, zira uyuşmazlık konusu zam dönemlerinde olduğu üzere her iki tarih arasında geçen sürede döviz kurlarında daha az yükseliş olmakla birlikte, fiilen ithalatın yapıldığı tarihlere rastlayan günlerde döviz kurunun daha yüksek olmasından kaynaklı olarak davalı idarece daha yüksek bir maliyete katlanılmasının söz konusu olabildiği, ayrıca davalı idarenin dövizle ithal ettiği karneleri Türk Lirası üzerinden satarak olası bir döviz artış riskini üstlendiği ve Türk Lirası üzerinden yapılan satışla elde edilen bedelin bir sonraki ithalat için yeniden dövize çevrilmek suretiyle kullanıldığı dikkate alındığında, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde ithalatın yapıldığı gündeki kur seviyesinin dikkate alınması ve bir sonraki ithalat için ortalama kur seviyesinin gözetilmesi hem davacı gibi TIR Karnelerini kullananlar açısından hem de davalı idare açısından makul, adil ve öngörülebilir olacağı, Öte yandan, diğer maliyet kalemlerinin yanında dava konusu ücret belirlenirken davalı idarece 2019 yıl sonu için CHF/TL paritesinin 6,00-TL seviyesinde olacağı öngörülerek TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlendiğinin belirtildiği, anılan yıl için paritenin öngörülen seviyede bulunduğu, bu açıdan davalı idarenin öngörüsünün tutarlı olduğunun anlaşıldığı, TIR Karnelerinin dağıtım ücretleri maliyetine etki eden diğer iki kalem olan oda hizmet ücretleri ve Gümrük makamlarına sağlanan kefalet riskinin ise artıştan önceki ücretlerin de maliyetine etki eden kalemler arasında yer aldığının anlaşıldığı, Bu durumda, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde en önemli unsur olan İsviçre Frangı kurunda bir önceki zamdan bu zamana kadar geçen sürede ithalat tarihleri itibarıyla yaşanan artışın dava konusu işlemleri haklı kılacak düzeyde olması, üstlenilen döviz kuru riski ve yıl sonu paritesi öngörüsünün tutarlı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ekonomik verilere uygun şekilde tesis edilen dava konusu işlemlerde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Tır Karnesi fiyatlarına yapılan zam oranının fahiş nitelikte olduğu, yapılan zammın taşımacılık tekniklerine ve kurallarına aykırı olduğu, bu durumun ihracat ve ithalat yapan kişi ve firmalar ile ülke ekonomisinin gelişmesine zarar vereceği, dava konusu işlemlerin yetki ve şekil unsuru yönünden de hukuka aykırı oldukları, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 28/03/2023 tarih ve E:2019/6213, K:2023/1490 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 07/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2592, K. 2025/1505, T. 07.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2592-e-2025-1505-k-d094f5a2d232