Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2523 E. 2023/2622 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2523
- Karar No
- 2023/2622
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2523 Karar No : 2023/2622 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ: Huk. Müş. ..., Huk. Müş. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 07/02/2023 tarih ve E:2020/2845, K:2023/290 sayılı kararının yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, 4. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinin, 5. maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (p) bentlerinin, 11. maddesinin ve anılan Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği Ek-2 sayılı tablonun ''Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanları için (2,78) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayısının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 07/02/2023 tarih ve E:2020/2845, K:2023/290 sayılı kararıyla; Davacı tarafından, her ne kadar anılan Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları'' başlıklı Ek-2 sayılı tablonun tamamının iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesinde yer alan iddiaları ve nihai talebi dikkate alınarak, Yönetmeliğe ekli (2) sayılı tabloya ilişkin talebin, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanları için (2,78) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayısına hasren incelenerek ve davalı idarenin usule yönelik itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği belirtildikten sonra, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliğinin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle bu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 558,80-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğe ekli EK-2 sayılı tabloda yer alan ve tıbbi biyokimya uzmanları için (2,20) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayısı ile ilgili açılan davanın esastan reddine karar verildiği ve daha sonra aynı konuda açılan davalarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedildiği; dava konusu düzenleyici işlem hakkında esası incelenmeksizin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve aleyhlerine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu; bu nedenle, temyize konu kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden onanması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye Recep Kılıç'ın Ek2 sayılı tablo yönünden hasren inceleme yapılmasından hukuki isabet bulunmadığı yolundaki usule ilişkin oylarına karşılık, dava dilekçesindeki iddialar dikkate alındığında Dairece hasren inceleme yapılmasında hukuka aykırılık görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 07/02/2023 tarih ve E:2020/2845, K:2023/290 sayılı kararının yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 09/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyiz başvurusuna konu kararın bu yönden bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.