Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2423 E. 2023/2653 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2423
Karar No
2023/2653

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2423 Karar No : 2023/2653 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... 2- ...Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/04/2023 tarih ve E:2021/3977, K:2023/1597 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ekli listede yer alan taşınmazların ve üzerlerinde bulunan yapıların (varlıkların) özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 10/07/2021 tarih ve 31537 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, ekli listenin 2., 4., 6., 7., 8., 10., 14., 15., 16., 17. ve 18. sıralarında yer alan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 03/04/2023 tarih ve E:2021/3977, K:2023/1597 sayılı kararıyla; Davalı idareni usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı metnin yürürlükte kalmaya devam ettiği, 703 sayılı KHK'nın Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceğinin kurala bağlandığı, Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de, 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kuruluna verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağının açıklığa kavuşturulduğu, Öte yandan, 4706 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında sayılan kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketlerin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla, bu tesislerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, 4046 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesine Cumhurbaşkanınca karar verilebileceğinin açık olduğu, Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sâir hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulunun bu görevleri Cumhurbaşkanı'na devredildiğinden; öte yandan, 4706 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasıyla da kamuya ait sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla değerlendirilmesi ile değerlendirmenin hangi idare tarafından ve hangi yöntemle yapılacağına karar verme noktasında Cumhurbaşkanı'na yetki verildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığının belirtildiği, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendine göre, Kanun'da "kuruluş" olarak sayılan genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesi yoluna gidilebileceği, başka bir anlatımla, genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının özelleştirilmesinin mümkün olduğu, ayrıca Hazine'ye ait taşınmazların da kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilebileceklerinin anlaşıldığı, Öte yandan, 4706 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasına göre, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin ve/veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş diğer kamu idarelerinin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan tatil köyü, termal tesis, eğitim ve dinlenme kampları, eğitim, dinlenme ve spor tesisleri, misafirhane ve diğer sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacıyla, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirme uygulamalarına ilişkin mevzuata göre değerlendirilmesine Cumhurbaşkanı tarafından karar verilebileceği, Davalı idarelerce; ülkemizde farklı kamu kurumlara ait 1700'den fazla sosyal tesis bulunduğu, bu tesislerin ödenek kısıtlamaları, personel ve donanım eksikliği, tahsisli olarak boş odalar tutulması sonucu özel sektöre kıyasla verimsiz işletilerek ekonomide atıl kapasite oluşturdukları, vatandaşların tesislerden eşit şekilde yararlanamadığı; sosyal tesislerin özelleştirilmesi ile, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına katkı sağlanması, kamuya gelir elde edilmesi, ilgili kurumların bütçe giderlerinde azalma kaydedilmesi, imar fonksiyonlarının revize edilmesi yoluyla kamuya ilave katma değer sağlanması, sağlık turizmi, palyatif tıp hizmetleri, yaşlı bakımı gibi alanlarda mevcut kapasitelerin piyasaya sunulması ile etkinliğin artırılması, yeni istihdam oluşturulması ve ülkemizin turizm potansiyeline erişmesine katkı sağlanmasının hedeflendiği; yürütülen çalışmalar sonucunda, sosyal tesislerin bulundukları konumun turizm potansiyeli, sosyal tesisin müstakil (idarî binalar ile bütünleşik olmayan) olup olmaması, imar durumları, uydu görüntüleri ve tapu kayıtları verileri incelenerek özelleştirme kapsam ve programına alınması planlanan tesislerin listesinin belirlendiği ve 18 adet kamu sosyal tesisinin dava konusu Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı; 4706 sayılı Kanun uyarınca, söz konusu tesislerden özelleştirme kapsamında elde edilecek gelirlerin, hâlihazırda bu sosyal tesisleri mülkiyetinde/kullanımında bulunduran kurumlara aktarılacağı; özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar ise, tesislerin ilgili idare tarafından işletilmesine ve kamu çalışanlarının tesislerden yararlanmalarına devam edileceğinin belirtildiği, Dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazların iki tanesinin (ekli listenin 2. ve 4. sıralarında yer alan taşınmazlar) mülkiyetinin Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğu, diğer taşınmazların mülkiyetinin ise Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, taşınmazların idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgisinin olmadığı, taşınmazların bulunduğu konum ile değerleri ve davalı idarelerce özelleştirme kapsam ve programına alınmalarına ilişkin belirtilen sebepler birlikte değerlendirildiğinde, anılan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınması işleminin, 4046 sayılı Kanun'un ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak şeklindeki genel amacı ile Hazine'ye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etmek şeklindeki özel amacına ve 4706 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen kamuya ait sosyal tesislerin ekonomiye kazandırılması amacına uygun olduğu ve Anayasa'ya ve 4046 ve 4706 sayılı Kanunlara aykırı herhangi bir yönünün bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, özelleştirilmesine karar verilen taşınmazlarda kamu görevlilerinin konaklama ihtiyacının uygun fiyatlarla karşılandığı, dava konusu işlemde kamu yararının gözetilmediği, dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen hususlara yönelik başka tedbirlerin alınmasının mümkün olduğu, özelleştirme kararı ile kamu görevlilerine tanınan anayasal hakların ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 03/04/2023 tarih ve E:2021/3977, K:2023/1597 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 15/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır. Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir. Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur. Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı Listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkça aykırıdır. Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı Listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 09/07/2021 tarihli işlemin, 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez. Bu itibarla, 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir. Kaldı ki, geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir. Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2423, K. 2023/2653, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2423-e-2023-2653-k-ca577df10343