Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2152 E. 2024/620 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2152
- Karar No
- 2024/620
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2152 Karar No : 2024/620 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Teknoloji Yatırım Anonim Şirketi (Şirket) yönetim kurulu başkanı olan davacının ... Bilgisayar ve Görüntü Sistemleri Anonim Şirketi’nin (... Bilgisayar) sermayesinin %5’ine tekabül eden payların davacıdan satın alınmasına yönelik yönetim kurulu kararındaki fiilleri nedeniyle hakkında örtülü kazanç aktarımında bulunulduğu iddiasıyla C. savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Sermaye Piyasası Kurulu'nca (Kurul) belirlenen miktarın davacı tarafından ödenmesine, ödenmesi gereken miktarın ödenmesi için gerekli işlemleri yapmaması hâlinde Kurul kararına uyulmaması nedeniyle işlem yapılacağı konusunda bilgilendirilmesine ve ilgili miktar için dava açmak üzere Hukuk İşleri Dairesi’ne yetki verilmesine, zarar gören ortakların yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açabileceklerinin kamuya duyurulmasına ve Şirket tarafından yapılacak ilk genel kurul toplantısında bu durumun gündeme alınmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararıyla; Dava konusu işlemin A/(i), A/(ii)’de yer alan “Kurul'ca verilen süre içinde Şirket tarafından davacıdan olan alacağının tahsil ve takibine yönelik işlem yapılmaması durumunda mevcut yönetim kurulu üyeleri hakkında Kurul kararına uyulmaması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. ve 105. maddeleri çerçevesinde işlem yapılabileceği konusunda bilgilendirilmesine,” ilişkin kısmıyla A/(iii) ve B bölümlerinin incelenmesinden; İdare mahkemelerinde açılan iptal davalarında, dava konusu edilen idarî işlemin, icraî, kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olup olmadığı, uygulanması hâlinde hukuki sonuç doğuran bir işlem olup olmadığı yönlerinden incelenmesi gerektiği, icraî işlemlerin kamu gücüyle tek yanlı olarak hukuksal sonuçlar doğurabildiği, icraî işlemin iptal davasına konu olması için idarî işlemin kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olması gerektiği; Dava konusu işlemin, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin kısmının incelenmesinden; yargılamanın önünü açtığından ve ceza yargılaması sürecinin başlatılması için adli makamlara duyuru niteliği taşıdığından, Kurul’a yalnızca ilgili mercilere intikal ettirme yetkisinin verilmiş bulunması nedeniyle, bu işlemlerin hukuk alanında değişikliğe yol açan idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idarî işlem olarak kabul edilmesine imkân bulunmadığı; Dava konusu işlemin Şirketin uğramış olduğu 3.728.799,00-TL zararın Şirket tarafından H.İ.Ö.'den olan alacağın tahsil ve takibine yönelik işlem yapılmaması durumunda mevcut yönetim kurulu üyeleri hakkında Kurul kararına uyulmaması nedeniyle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103. ve 105. maddeleri çerçevesinde işlem yapılabileceği konusunda bilgilendirilmesine ilişkin kısmıyla, söz konusu zararın bir kısmının ve/veya tamamının iadesine ilişkin dava açılması hususunda Hukuk İşleri Dairesi’nin yetkilendirilmesine ilişkin kısmının ve 11/11/2015 tarihli yönetim kurulu toplantısına, müzakere konusu şirket dışı kişisel menfaatiyle çatışan yönetim kurulu başkanı davacının katılmasına itiraz etmeyen üyelerin bu sebeple şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğunun, örtülü kazanç aktarımına yol açan bu işlem neticesinde (varsa) zarara uğrayan yatırımcıların, genel hukuk hükümleri çerçevesinde, yasal koşulların oluşması hâlinde, mevzuata aykırılık teşkil eden bahse konu işlemlerde sorumluluğu bulunan Şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabileceklerinin Kurul bülteni ile kamuya duyurulmasının ve söz konusu hususta Şirket ortaklarının bilgilendirilmesini teminen konunun Şirket tarafından yapılacak olan ilk genel kurul toplantısının gündemine alınmasının Şirketten istenmesine ilişkin kısmının, idarî davaya konu olması bakımından aranılan özellikleri taşımayan tavsiye, mütalaa, teklif, düşünce belirtme gibi bilgi verici nitelikte olduğu, bu kısımların da idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idarî işlem olarak kabul edilmesine imkân bulunmadığı; bu itibarla, dava konusu işlemin davacıya yönelik kısımlarının icraî nitelikte, kesin ve yürütülmesi gereken, hukuksal sonuç doğuran bir işlem niteliği taşımadığı; Dava konusu işlemin A/(ii)’de yer alan “6362 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, Şirketin uğramış olduğu 3.728.799,00-TL'lik zararın pay devri tarihi 11/11/2015'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurul kararından itibaren 3 ay içinde Şirkete ödenmesinin davacıdan istenmesine” ilişkin kısmının incelenmesinden; Davacıya ait %5 oranındaki ... Bilgisayar paylarının Şirket tarafından satın alınması gündeme geldiğinde, ... Bilgisayar'a ilişkin en son tarihli değerleme raporu ile ... Bilgisayar’ın 30/09/2015 tarihli faaliyet sonuçlarının dikkate alındığı, ... Bilgisayar tarafından 2015 yılı ciro hedeflerine ulaşılarak 2016 yılının planlarının yapıldığı, 2015 Aralık ayı sonunda, ... şirketi tarafından B2C ürünlerinin istikrarlı olmayan pazarlarda satılmayacağı, sadece kurumsal pazara hitap eden B2B ürünlerinin satışına devam edileceği yönünde duyuru yapıldığı, son kullanıcıya yönelik satılan B2C ürünlerinin önemli ölçüde daraldığı, ... şirketi tarafından ürün yelpazesinin önemli ölçüde kısıtlanmasına dair alınan karar kapsamında, 2016 yılının başından itibaren kısa vadeli olarak ... Bilgisayar'ın hedeflediği 2016 yılı cirosunun olumsuz etkilendiği; Öte yandan, ... şirketinin internet sitesi üzerinden yapılan 18/09/2014 tarihli duyuruda, kişisel bilgisayar kategorisinde daha kârlı olan kurumsal ürün satışı alanında yoğunlaşmak üzere yeniden yapılanmaya gidileceğinin ve kişisel bilgisayar alanında bazı pazarlardan çıkış da dâhil olmak üzere ciddi küçülme tedbirleri getirileceğinin açıklandığı, 2015 yılının Eylül ayı ortalarından Kasım ayı başlarına kadar basında çıkan haberlerde ... CEO'sunun bilgisayar alanında esaslı yapısal reform ve geniş kapsamlı yeniden yapılandırma yapılacağını açıkladığı, 2015 yılının Eylül ayı ortasından Kasım ayı başlarına kadar basında çıkan haberlerde, Şirket CEO'su Masashi Muromachi tarafından, zarar eden elektrikli ev aletleri, kişisel bilgisayar ve televizyon alanlarında yeniden yapılandırma gereğinin ifade edildiği; Bu itibarla, bahsi geçen satın alma işlemi öncesi ve sonrasında çeşitli basın yayın organlarında ... şirketinin Türkiye pazarından çekileceğine dair birçok haberin yer almasına ve Türkiye pazarından çekilme kararının ... Bilgisayar’ın değerinde ciddi bir değer düşüklüğü gerçekleştireceği kuvvetle muhtemel olmasına rağmen, satış bedelinin belirlenmesinde söz konusu hususların dikkate alınmadığı, ... Bilgisayar'ın ana ortaklarından biri olan Şirket ile yöneticileri tarafından bu durumun bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, söz konusu haberlerin hemen ardından 11/11/2015 tarihinde, davacının elinde bulunan ... Bilgisayar’ın %5'ine karşılık gelen hisselerinin 4.861.281,00-TL bedelle Şirket tarafından alınmasının ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğu, söz konusu devir işleminde 31/12/2014 tarihindeki verilere dayalı 27/02/2015 tarihli rapor sonucu elde edilen değerin esas alınmasının ticari hayatın gereklerine uygun düşmediği, değerinin ciddi ölçüde düşeceği belli olan ... Bilgisayar paylarının 31/12/2014 tarihli verilerle hazırlanan değerleme raporuna dayalı fiyat üzerinden şirket tarafından alınmasının ticari hayatın basiret ilkesine aykırı olduğu, ... Bilgisayar'ın %5'ine karşılık gelen paylarının 4.861.281,00-TL bedelle davacıdan alınması ile davacı lehine, Şirket aleyhine bilinçli olarak çıkar sağlandığı; bu durumda, söz konusu kararın örtülü kazanç aktarımı kapsamında olduğu anlaşıldığından, Şirketin uğramış olduğu 3.728.799,00-TL'Iik zararın pay devir tarihi olan 11/11/2015'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 3 ay içinde davacı tarafından Şirkete ödenmesinin istenilmesine yönelik dava konusu işlemin ilgili kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/06/2022 tarih ve E:2022/2170, K:2022/2838 sayılı kararıyla; Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının A/i ve A/iii bölümlerinde yer alan işlemler bakımından kesin ve yürütülmesi gereken işlem niteliğinde olmadıkları gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine ve A/(ii)’de yer alan “6362 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; Şirketin uğramış olduğu 3.728.799,00-TL'lik zararın pay devir tarihi olan 11/11/2015'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurul kararından itibaren 3 ay içinde Şirkete ödenmesinin davacıdan istenmesine” ilişkin kısmına yönelik davanın reddine ilişkin kısmına dair istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmında hukukî isabetsizlik bulunmadığı, Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu Kurul kararının A/(ii)’de yer alan “Kurul'ca verilen süre içinde Şirket tarafından davacıdan olan alacağının tahsil ve takibine yönelik işlem yapılmaması durumunda mevcut yönetim kurulu üyeleri hakkında Kurul kararına uyulmaması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. ve 105. maddeleri çerçevesinde işlem yapılabileceği konusunda bilgilendirilmesine,” ve B bölümlerinde yer alan işlemler bakımından davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısma dair istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmına gelince; Öğretide, idarenin ilgili kişiyi uyardığı, mevzuat düzenlemelerini hatırlattığı uyarı veya ihtar işlemlerinin icraî nitelikte işlemler olmadığı, bu işlemlerin ilgililerin hakları üzerinde sonuç doğurmadığı dolayısıyla idari davaya konu olamayacakları, ancak idarenin uyarıda bulunma veya hatırlatmanın ötesinde muhataptan bir şey yapmasını talep ettiği ve muhatabın talebe uymaması hâlinde müeyyide uygulanacağını belirttiği işlemlerin idari davaya konu olabilecek icraî işlemler olduğunun kabul edildiği, (Kemal Gözler, İdare Hukuku, Cilt I, 3. Baskı, Bursa, Ekin Basım Yayın Dağıtım, 2019, s. 837) Dava konusu Kurul kararının A/ii bölümünde yer alan, 6362 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; Şirketin uğramış olduğu 3.728.799,00-TL'lik zararın pay devri tarihi olan 11/11/2015'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurul kararından itibaren 3 ay içinde Şirkete ödenmesinin H.İ.Ö.'den istenmesine, Kurul'ca verilen süre içinde Şirket tarafından H.İ.Ö.'den olan alacağın tahsil ve takibine yönelik işlem yapılmaması durumunda mevcut yönetim kurulu üyeleri hakkında Kurul kararına uyulmaması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. ve 105. maddeleri çerçevesinde işlem yapılabileceği konusunda bilgilendirilmesine ilişkin kısmının incelenmesinden; 6362 sayılı Kanun'la, mevzuata aykırı görülen durum ve işlemler sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açıldığının Kurul'ca tespit edilmesi hâlinde, bu işlemlere taraf olan ve bu işlemler neticesi menfaat elde eden kişilerden, elde edilen menfaatin ne şekilde takip ve tahsil edileceği hususunda usûl ve esasların belirlenmesi ile bunlarla ilgili genel veya özel kararların alınması konularında Kurul'a bir kısım görev ve yetkilerin verildiği, alınan bu kararlara karşı bir onay veya izin müessesesi öngörülmeden, kararın tesisi ile muhatabın bu karara karşı uyma yükümlülüğünün doğduğu, bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde ise, 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince sorumlu kişilere idarî para cezası verilmesi gerektiğinden, söz konusu işlemler kesin, yürütülmesi gereken ve icraî özelliklere sahip ve idarî davaya konu edilebilecek nitelikte işlem olduğu sonucuna varıldığı, Dava konusu Kurul kararının B bölümünde yer alan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 393. maddesine aykırı olarak, Şirket'in nominal sermayesinin %45'ine iştirak ettiği ... Bilgisayarın %5'ine karşılık gelen hisselerinin 4.861.281,00-TL bedelle H.İ.Ö.'den alınmasına ilişkin kararın görüşüldüğü 11/11/2015 tarihli yönetim kurulu toplantısına, müzakere konusu şirket dışı kişisel menfaatiyle çatışan yönetim kurulu başkanı H.İ.Ö.'nün katılmasına itiraz etmeyen üyelerin bu sebeple şirketin uğradığı zarârı tazminle yükümlü olduğunun, örtülü kazanç aktarımına yol açan bu işlem neticesinde zarara uğrayan yatırımcıların, genel hukuk hükümleri çerçevesinde, yasal koşulların oluşması hâlinde, mevzuata aykırılık teşkil eden bahse konu işlemlerde sorumluluğu bulunan Şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açabileceklerinin Kurul bülteniyle kamuya duyurulmasına ve söz konusu hususta Şirket ortaklarının bilgilendirilmesini teminen konunun Şirket tarafından yapılacak olan ilk genel kurul toplantısının gündemine alınmasının Şirketten istenilmesine, ilişkin kısmının incelenmesinden; 6362 sayılı Kanun'un genel kurul toplantılarına ilişkin esasları düzenleyen 29. maddesinin 4. fıkrasında, halka açık ortaklıkların genel kurullarında gündeme bağlılık ilkesine uyulmaksızın Kurul'un görüşülmesini veya ortaklara duyurulmasını istediği hususların genel kurul gündemine alınmasının zorunlu olduğunun kurala bağlandığı, genel kurul gündemine almama durumunda, Kurul tarafından, 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereği, Kurul'ca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket etmekten dolayı ilgili kişilerin idarî para cezası yaptırımıyla karşılaşabileceklerinden, bu işlemin de kesin, yürütülmesi gereken, icraî özelliklere sahip ve idarî davaya konu edilebilecek nitelikte olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Davanın incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu Kurul kararının A/(ii)’de yer alan “Kurul'ca verilen süre içinde Şirket tarafından davacıdan olan alacağının tahsil ve takibine yönelik işlem yapılmaması durumunda mevcut yönetim kurulu üyeleri hakkında Kurul kararına uyulmaması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. ve 105. maddeleri çerçevesinde işlem yapılabileceği konusunda bilgilendirilmesine,” ve B bölümlerinde yer alan işlemlere ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Dairelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/06/2022 tarih ve E:2022/2170, K:2022/2838 sayılı kararı ile kısmen onanıp, kısmen bozulması üzerine, dava dosyası, bozulan kısım yönünden, 2577 sayılı Yasa'nın 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yeniden incelenmiş, Aynı nitelikteki işlemlerin kesin işlem olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının temyizi nedeniyle Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/12/2019 tarih ve E:2019/1716, K:2019/4465 sayılı kararı ile kısmen onanıp, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda, Dairelerinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla anılan kararda ısrar edilmesine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/04/2022 tarih ve E:2021/1153 K2022/1385 sayılı kararıyla, davacıların temyiz isteminin reddine, ısrar kararının onanmasına karar verildiği, Benzer başka bir uyuşmazlıkta da, davanın incelenmeksizin reddi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının temyizi nedeniyle Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/12/2019 tarih ve E:2018/895, K:2019/4467 sayılı kararı ile kısmen onanıp, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda, Dairelerinin 03/02/2021 tarih ve E:2020/587 K:2021/300 sayılı kararıyla anılan kararda ısrar edilmesine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 13/04/2022 tarih ve E:2021/1711 K2022/1384 sayılı kararıyla, davacıların temyiz isteminin reddine, Dairelerinin... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının onanmasına karar verildiği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Kurul kararının sadece bilgilendirme niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu Kararın içerisinde "bilgilendirilmesine", "yetkilendirilmesine", "bilgi verilmesine" şeklindeki ifadelerin kullanılmasından anılan kararın icrai nitelikte olmadığı sonucunun çıkarılmayacağı ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/06/2022 tarih ve E:2022/2170, K:2022/2838 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/06/2022 tarih ve E:2022/2170, K:2022/2838 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.