Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2111 E. 2023/2965 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2111
Karar No
2023/2965

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2111 Karar No : 2023/2965 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A. Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı . VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, .. ada, ... parsel sayılı taşınmazın üzerinde gerçekleştirilen "konut projesi" ile ilgili olarak çevresel etki değerlendirmesi süreci işletilmeksizin inşai faaliyetlere başlandığının tespit edildiği gerekçesiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca davacı şirkete 1.693.391,43 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2 ve 56. maddelerinden bahsedilerek, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 2, 10. maddeleri, 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 18. maddesine yer verilerek, Uyuşmazlıkta; davacı şirket tarafından para cezasına konu olan inşaat projesine ilişkin olarak faaliyete başlanmadan önce Beylikdüzü Belediyesinden A Blok için ...ve ... sayılı, B Blok için ise ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatlarının alındığı, başvuru esnasında B Blok için çevresel etki değerlendirmesi sürecine ilişkin eksiklik olduğu yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı, diğer taraftan davalı idarece yatırımların izlenmesi ve kontrol edilmesi hususunda sahip olduğu yetkiye istinaden ilgili belediye ile gerekli koordinasyon sağlanarak davacı şirkete söz konusu projenin çevresel etki değerlendirmesi sürecine tabi olduğu yönünde bir ihtarda bulunulmadığı, ayrıca denetimden sonra hazırlanan proje tanıtım dosyası üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 13/04/2021 tarihinde "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" belgesi düzenlendiğinin belirlendiği, Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda davacı şirketin çevresel etki değerlendirmesi süreci işletilmeksizin inşai faaliyete (B Blok için) başladığı konusunda şüphe bulunmamakla birlikte, idari para cezası uygulanmasından bir gün sonra 13/04/2021 tarihinde gerekli belgeyi alarak eksikliği giderdiği, belgenin içeriğinde açıkça belirtildiği üzere projenin incelendiği ve çevresel etkilere karşı alınan önlemlerin yeterli olduğu yönünde ifadeye yer verilmesi karşısında 2872 sayılı Kanun'un ''çevreyi korumak'' amacına aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, yapı ruhsatını düzenleyen belediyenin hatalı tutumu nedeniyle bir yanılgıya düşüldüğü, bu yönüyle de davacı şirkete kusur izafe edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlılık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Anayasa'nın 56. maddesinden bahsedilerek, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 2, 10. maddeleri, 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 18. maddesine yer verilerek, Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin, çevresel etki değerlendirmesi sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan faaliyete geçtiğinin tespiti halinde söz konusu fiili işleyenlere yapılan proje bedelinin yüzde ikisi oranında idari para cezası verileceği, çevresel etki değerlendirmesi sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan faaliyete geçen veya bu sürece ilişkin eksiklikleri bulunan kurum, kuruluş ve işletmelere eksikliklerini gidermesi gerektiğine veya çevresel etki değerlendirmesine tabi olduğuna dair ihtarda bulunulacağına veya bilgilendirme yapılacağına dair bir zorunluluk bulunmadığının anlaşıldığı, Uyuşmazlık konusu olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı şirketin, çevresel etki değerlendirmesi süreci işletilmeksizin inşai faaliyete başladığının 02/03/2021 tarihinde düzenlenen çevre denetim tutanağı ile somut bir şekilde tespit edildiğinin görüldüğü, Bu durumda, davacı şirketin çevresel etki değerlendirmesi süreci işletilmeksizin inşai faaliyete başladığı tartışmasız olduğundan söz konusu eylemi sebebi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesini ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 20/1-(e) maddesi hükmü uyarınca davacı şirkete proje bedelinin yüzde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, Öte yandan her ne kadar davalı idarece yapılan denetim sonrası davacı şirkete yapılan ihtar üzerine hazırlanan proje için yapılan değerlendirme neticesinde İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 13/04/2021 tarihinde "çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir." belgesinin düzenlendiği görülmüş ise de; söz konusu belgenin sonradan düzenlenmiş olmasının davacının kusurlu eylemini ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 18/01/2023 tarih ve E:2022/2923, K:2023/264 sayılı kararıyla; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 2, 10. maddeleri, 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 18. maddesine yer verilerek, Uyuşmazlıkta; davacı şirket tarafından yapılan başvuru üzerine 154 adet konut ve 3 adet iş yerinden oluşan A blok için Beylikdüzü Belediye Başkanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, söz konusu yapılar için İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından .. tarih ve ... sayılı yazıyla ÇED kapsam dışı kararı verildiği, 132 adet konut ve 16 adet işyerinden oluşan B blok için ise daha önce yalnızca A blok için verilmiş olan ... tarih ve ... sayılı ÇED kapsam dışı kararının tüm parseli kapsadığı değerlendirilmek suretiyle ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten bir gün sonra ise "proje tanıtım dosyasında çevresel etkilere karşı alınması öngörülen önlemler yeterli görülerek" projeye ilişkin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alındığı göz önünde bulundurulduğunda, ÇED kapsam dışı kararı ile yapı ruhsatlarına dayanarak inşaat faaliyetine başlamasından dolayı davacı şirkete izafe edilebilecek bir kusurun mevcut olmadığı, öte yandan dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla inşaatın henüz başlangıç aşamasında olması ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten bir gün sonra "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmesi nedeniyle 2872 sayılı Kanun'un ''çevreyi korumak'' amacına aykırı bir durumun da söz konusu olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, Kaldı ki; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin 1. paragrafında; Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine başlamadan veya bu süreci tamamlamadan inşaata başlayan ya da faaliyete geçenlere yapılan proje bedelinin yüzde ikisi oranında idari para cezası verileceği kurala bağlanmış olup 154 adet konut ve 3 adet iş yerinden oluşan A blok için İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı yazıyla ÇED kapsam dışı kararı verilmiş olduğu, dolayısıyla bu kısım için idari para cezası verilemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, A ve B blok için belirlenen toplam proje bedeli üzerinden para cezası hesaplanmış olması nedeniyle de dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket tarafından, davalı idarece A ve B bloklar birlikte değerlendirilerek toplam 286 konut için ÇED süreci işletilmeden inşai faaliyete başlandığı gerekçesiyle davacı şirkete 1.693.391,43TL idari para cezası verildikten sonra yine aynı idarece tesis edilen 13/04/2021 tarihli işlemle davacı şirketin faaliyeti hakkında "Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir" kararının verildiği, para cezasından bir gün sonra bu belgenin düzenlenmesinin dahi idarenin iyi niyetli olmadığının göstergesi olduğu, davacı şirket tarafından yapı ruhsatı için Beylikdüzü Belediye Başkanlığına başvurulduğu, anılan Belediye Başkanlığı tarafından A blok için yapı ruhsatı düzenlendiği ve bu yapı ruhsatı için ÇED ile ilgili belge alınmasının istendiği, bu kapsamda yapılan başvuru üzerine İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından ... tarih ve ... sayılı ÇED kapsam dışı yazısının verildiği, bu süreç sonucunda verilen yapı ruhsatına göre inşaat çalışmalarına başlandığı, yapı ruhsatını düzenleyen ilgili Belediye ne istemişse onun yapıldığı, hukuka aykırı davranış iddiasında bulunulacaksa Kanun ve Yönetmelik'te kendisine görev yüklenen Beylikdüzü Belediyesinin hukuka aykırı eyleminden söz edilebileceği, davacı şirketin sürecin sonunda aldığı "ÇED Gerekli Değildir" kararını sürecin başında almamasında herhangi bir menfaatinin bulunmadığı, bunun tek sebebinin iki ayrı yapı ruhsatı düzenlenmesi ve yapı ruhsatlarını düzenleyen ilgili Belediye'nin talepleri olduğu, idarenin kusurunun sonuçlarının müvekkile bu kadar ağır şekilde yükletilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, dava konusu işlemin yasal dayanağı olarak gösterilen Yönetmelik'in 6. maddesinin 3. fıkrasının bu işlemin yasal dayanağı olarak kabul edilemeyeceği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince bu kadar ağır sonuçları olan bir eylemin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, dava konusu işlem tesis edildikten bir gün sonra davacı şirket tarafından yürütülen faaliyet için "ÇED Gerekli Değildir" kararının verildiği, dolayısıyla 2872 sayılı Kanun'un "çevreyi korumak" amacına aykırılıktan bahsedilemeyeceği, öte yandan ceza verilirken A blok için idarece ÇED kapsam dışı yazısının verildiği gözetilerek sadece B Blok'un %2’si için hesaplama yapılabileceği ancak tüm proje değeri üzerinden hesaplama yapılmasının da ayrı bir hukuka aykırılık olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ AHMET ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:..sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de .. Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin 09/03/2023 tarih ve E:2023/662, K:2023/530 sayılı ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 18/01/2023 tarih ve E:2022/2923, K:2023/264 sayılı bozma kararında yer alan gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2111, K. 2023/2965, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2111-e-2023-2965-k-e12d7380cf79