Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1921 E. 2024/3448 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1921
- Karar No
- 2024/3448
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1921 Karar No : 2024/3448
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...'e velayeten ... ve ... 2- ...'e velayeten... ve ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2019/8980, K:2022/7009 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 11. maddesi ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 25. maddesine eklenen 7. fıkranın iptali ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 3. fıkrasının iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/11/2022 tarih ve E:2019/8980, K:2022/7009 sayılı kararıyla; Davacıların Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, Anayasa'nın 20. maddesinin 3. fıkrası, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 4. ve 8. maddeleri, 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesinin 2. fıkrası, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 36. maddesinin 1. fıkrası ile 43. maddesinin 3. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak, Anayasa'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralının yer aldığı, Anayasa'nın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile kanun hükümlerine açıklık getirilmesi ve kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı, Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği, Kamu yararı kavramının, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturduğu, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşıdığı, bu kavramın genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade ettiği, Normlar hiyerarşisi kuramına göre; hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmelerinin mümkün olmadığı, bu kuramın en belirgin özelliklerinden birinin de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamaması olduğu, Anayasa'nın 20. maddesinde, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceğinin açıkça hüküm altına alındığı, bu hüküm doğrultusunda 02/12/2016 tarih ve 6764 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesine, engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine veya birimlerine kayıt ve kabul işlemleri ile engelli birey ve eğitim personelinin ders devam takibinin, 01/09/2017 tarihinden itibaren biyometrik kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemi ile yapılacağı, bu yöntemlerle ders devam takibi mümkün olmayan engelli bireylerin ders devam takibi ile kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemine ilişkin diğer usul ve esasların yönetmelikle belirleneceğine dair 3. fıkranın eklendiği, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesine eklenen bu hüküm doğrultusunda, 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 11. maddesi ile asıl Yönetmelik'in "Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesine eklenen dava konusu 7. fıkra ile, özel eğitim kurumlarında eğitim gören engelli bireylerin ders devam takibinin, kurumun giriş ve çıkışlarını görüntüleyen ve eğitim verilen ayın bitiş tarihinden itibaren en az 90 gün süreyle kayıt yapabilme/depolayabilme özelliği olan kameralı görüntüleme sistemleri ile yapılacağı kuralının getirildiği, Kamu idarelerinin gelişen teknolojinin imkanlarından kamu hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülmesini kolaylaştırmak amacıyla yararlanması doğru ve hatta gerekli olmakla birlikte, teknoloji kullanılarak kişisel verilerin kayıt altına alınması uygulamasının yukarıda belirtilen hükümlere uygun olmasının da gerektiği, Anayasa'nın 13. maddesindeki, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hüküm ile 20. maddesinin 3. fıkrasındaki, kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceğine dair hüküm doğrultusunda, özel eğitim kurumlarında eğitim gören bireylerin ders devam takibinin kameralı görüntüleme sistemleri ile yapılacağına yönelik 652 sayılı Kanun Hükmünde Karaname'de orantılılık ve ölçülülük ilkeleri doğrultusunda meşru amaçla yasal bir düzenlemenin yapıldığı, Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunmasının birlikte değerlendirilmesinden, engelli bireylerin yeteneklerini en üst seviyeye çıkarmak, temel öz yaşam becerilerini kazandırmak ve toplumsal yaşamlarını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin finansmanının Milli Eğitim Bakanlığınca sağlandığı, bu kurumlar tarafından, engelli bireyler üzerlerinden haksız kazanç elde edilmesinin önlenmesi amacıyla sıkı bir takip ve denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulması nedeniyle dava konusu düzenlemenin yapıldığı, yapılan bu düzenlemenin de 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 3. fıkrasına dayanılarak tesis edildiğinin görüldüğü, Bu durumda, dava konusu düzenlemenin 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesine eklenen hükmün tekrarı mahiyetinde olduğu görülmekte olup, söz konusu Yönetmelik hükmünde dayanağı Kanun'a ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, Öte yandan, her ne kadar dava konusu edilen düzenlemede, bu kapsamda elde edilen verilerin ne kadar süreyle elde tutulacağı veya hangi sürede silineceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı görülmekte ise de, 6698 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik'te yer alan süreler göz önüne alınarak elde edilecek verilerin işleneceğinin de tartışmasız olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, Anayasa'nın 20. maddesinde, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceğinin belirtildiği, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 3. fıkrasında, engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki ders devam takibinin, biyometrik kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemi ile yapılacağının düzenlendiği, Anayasa'nın 20. maddesi gereğince, kimlik doğrulama sistemi veya kameralı görüntüleme sistemine ilişkin usul ve esasların da kanunla düzenlenmesi gerekirken, bu hususların yönetmeliğe bırakıldığı, bu nedenle, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin 3. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu, Anayasa'ya göre kişisel verilerin ancak meşru bir amaçla işlenmesi gerektiği, engelli bireylerin derse devam takibinin başka yöntemlerle yapılmasının mümkün olması nedeniyle uyuşmazlıkta meşru amaç şartının gerçekleşmediği, 6698 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendine göre, dava konusu Yönetmelik değişikliğinde Kişisel Verileri Koruma Kurulundan görüş alınması gerektiği, uyuşmazlıkta söz konusu Kuruldan görüş alınmadığı, Dairece bu yönde bir araştırma yapılmadığı, evde verilen destek eğitiminde kamera kaydı aranmazken kurumda verilen destek eğitiminde aranmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 30/11/2022 tarih ve E:2019/8980, K:2022/7009 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 19/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.