Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/1617 E. 2024/2913 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/1617
Karar No
2024/2913

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1617 Karar No : 2024/2913 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şırnak İli, Uludere İlçesi, ... Köyü, Tarlabaşı Mezrasında ikamet etmekte iken yörede meydana gelen terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığı ve hala köye dönemediğinden bahisle mal varlığına ilişkin olarak uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında 30/05/2007 tarihinden itibaren tazmini talebiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Şırnak İli, Uludere İlçesi, ... Köyü, Tarlabaşı Mezrası'nın, halen yerleşim açısından güvenli bir yer olmadığı ve köyün yerleşime açılmadığı, davacının anılan mezrada mal varlığının bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa 30/05/2007 tarihinden başvuru yaptığı tarihe kadar olan mal varlığına ulaşamama nedeniyle uğradığı zararlarının tazminine karar verilmesi gerekirken, söz konusu zararların tazmini talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/12/2019 tarih ve E:2019/1502, K:2019/10113 sayılı kararıyla; Davacının 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonraki bir tarih olan 05/07/2007 tarihi sonrası için malvarlığına ulaşamama nedeniyle meydana gelen zararının karşılanması istemiyle idareye yaptığı 05/12/2014 tarihli başvurunun, Kanun’un 6. maddesi kapsamında idareye yapılmış bir başvuru olduğu, buna göre, davacının idareye başvurduğu tarihten geriye doğru 1 yıllık döneme, bir başka ifadeyle 05/12/2013 tarihinden davacının idareye yapmış olduğu başvuru tarihine kadar olan dönemle sınırlı olarak mahkemece dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, Kanun'un 6. maddesinde öngörülen süre içinde idari başvuru yapılmayan 30/05/2007-05/12/2013 tarihleri arasındaki dönemi de kapsayacak şekilde dava konusu işlemin tamamının iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmediği sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiş, Anılan karara karşı, davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 09/12/2021 tarih ve E:2020/5155, K:2021/6148 sayılı kararıyla; Davalı idarece, Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken öncelikle, tazmini öngörülen zarar döneminde davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına ulaşamama zararının var olup olmadığının araştırılacağı, kadastro çalışması tamamlanan yerlerde araştırma yapılırken davacı lehine tespit edilen taşınmazların tapu kayıtlarının davacıdan isteneceği, tapu kayıtlarının ibraz edilememesi halinde ise davacıdan zilyetlik iddiaları ile kadastro tespiti arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığını açıklar bilgi ve belgelerin (dava, belge, sözleşme vs.) sunulmasının isteneceği, aksi takdirde keşifte tespit edilen tapusuz taşınmazların değerlendirilemeyeceği ve taşınmazlar için mükerrer ödemeye neden olunmayacak gerekli tedbirlerin alınacağı; davacının orman arazisi içinde bir ekim, dikim faaliyeti olmuşsa bu faaliyete yönelik zarar hesabının Dairelerinin ... sayılı dosyasının ilgili olduğu idari başvuru dosyasında ve yine Dairelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtildiği biçimiyle yapılacağı; incelemeye esas bu dosyada ise mal varlığına ulaşamamaya yönelik devam eden zararların tazminin talep edildiği dikkate alındığında Anayasa'nın 169. maddesi'nin 1. ve 2. fıkrasında düzenlenen ''Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.'' hükmünden anlaşılacağı üzere, özel mülkiyete konu olamayan orman arazisinde 5233 sayılı Kanun kapsamında talep edildiği biçimiyle devam eden mal varlığına ulaşamama zararının söz konusu olamayacağı gerekçesi eklenmek suretiyle, karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davalı idarece, Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken öncelikle tazmini öngörülen zarar döneminde davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına ulaşamama zararının var olup olmadığının araştırılacağı, kadastro çalışması tamamlanan yerlerde araştırma yapılırken davacı lehine tespit edilen taşınmazların tapu kayıtlarının davacıdan isteneceği, tapu kayıtlarının ibraz edilememesi halinde ise davacıdan zilyetlik iddiaları ile kadastro tespiti arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığını açıklar bilgi ve belgelerin (dava, belge, sözleşme vs.) sunulmasının isteneceği, aksi takdirde keşifte tespit edilen tapusuz taşınmazların değerlendirilemeyeceği ve taşınmazlar için mükerrer ödemeye neden olunmayacak gerekli tedbirlerin alınacağı; davacının orman arazisi içinde bir ekim, dikim faaliyeti olmuşsa bu faaliyete yönelik zarar hesabının Danıştay 10. Dairesinin 2020/5944 sayılı dosyasının ilgili olduğu idari başvuru dosyasında ve Danıştay 10. Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2020/5944, K:2021/3347 sayılı kararında belirtildiği biçimiyle yapılacağı; incelemeye esas bu dosyada ise mal varlığına ulaşamamaya yönelik devam eden zararların tazminin talep edildiği dikkate alındığında 09/11/1982 tarih ve 17863 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 169. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında düzenlenen ''Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.'' hükmünden anlaşılacağı üzere özel mülkiyete konu olamayan orman arazisinde 5233 sayılı Kanun kapsamında talep edildiği biçimiyle devam eden mal varlığına ulaşamama zararının söz konusu olamayacağı gerekçesi eklenmek suretiyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yargılama devam ederken davacının tazminini talep ettiği zararların Şırnak Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyon Başkanlığınca tespit edildiği ve bu konuda davacı taraf ile sulhname imzalandığı belirtilerek İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Şırnak İli, Uludere İlçesi, ... Köyü, Tarlabaşı Mezrasında ikamet etmekte iken terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle yerleşim yerini terk etmek zorunda kaldığını iddia eden davacının, mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yaptığı ilk başvurusu üzerine önceki yıllara ilişkin zararları karşılanmıştır. Davacı tarafından 05/12/2014 tarihinde yapılan başvuru ile köyün hala boş olduğu ve devam eden zararlarının bulunduğu ileri sürülerek 30/05/2007 tarihinden itibaren zararlarının karşılanması istenilmiş, davalı idare tarafından başvuruya cevap verilmemesi üzerine zımnen ret işleminin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un "Zararların karşılanmasına ilişkin sulhname" başlıklı 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8'inci maddeye göre belirlenen zararı, 9'uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, sakatlanma ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10'uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11'inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, Şırnak İli, Uludere İlçesi, ... Köyü, Tarlabaşı Mezrasında yaşanan terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, uğradığı zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmin edilmesi amacıyla 05/12/2014 tarihinde yapılan başvurunun, Şırnak Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyon Başkanlığınca zımnen reddedilmesi üzerine açılan davada; Davalı idare vekilince dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde, temyize konu uyuşmazlığa ilişkin yargılama süreci devam ederken, davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen zararlarının tazminine ilişkin olarak, davacı ve davalı idare arasında sulhname imzalandığı belirtilmiş ve buna ilişkin olarak dosyaya bir takım belgeler (Zarar Tespit Komisyonu Kararı, ödeme dekontu) sunulmuştur. Bu durumda; İdare Mahkemesince, dava konusu zararlara ilişkin olarak taraflar arasında sulhname imzalanıp imzalanmadığının araştırılması, imzalanması durumunda ise sulhname dikkate alınarak davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/1617, K. 2024/2913, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-1617-e-2024-2913-k-ea7ccfa78efa