Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1535 E. 2023/2946 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1535
- Karar No
- 2023/2946
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1535 Karar No : 2023/2946 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Federasyonu KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı . VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2022 tarih ve E:2022/7075, K:2022/5297 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 06/09/2022 tarih ve 31945 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çocuk Koruma Hizmetleri Planlama ve Çocuk Bakım Kuruluşlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in öncelikle tamamı, bu talebin kabul görmemesi halinde; 3. maddesinin 1. fıkrasının (gg) ve (ğğ) bentleri ve 21. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, 34. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 35. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2022 tarih ve E:2022/7075, K:2022/5297 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 96. maddesi ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinin içeriğinden bahsedilerek, Yasal çerçevesi sendika konfederasyonlarına benzeyen bir üst kuruluş olan dernek federasyonlarının, üyesi olan derneklerin ayrı ayrı dava açabilecekleri düzenlemelere karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığı, Dosyanın incelenmesinden, davacı Federasyon tarafından, korunmaya ihtiyacı bulunan çocukların menfaatlerinin korunmasının kamunun menfaatini doğrudan etkilediği, hukukun üstünlüğü ve çocuk haklarını korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu ve üyelerinin menfaatinin ihlal edildiği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı, Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bakılan uyuşmazlıkta; en az beş derneğin bir araya gelerek oluşturduğu davacı Federasyonun, kendi tüzel kişiliğine yönelmeyen dava konusu Yönetmeliğin tamamının ya da bazı maddelerinin iptalini istemekte doğrudan bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varıldığı, Bu durumda, davacı Federasyonun dava açma ehliyeti bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyize konu Daire kararının usule ve çocukların korunmasına yönelik anayasal ve yasal düzeydeki devlet/yargı yükümlülüklerine aykırı olduğu, davacı Federasyonun; korunmaya muhtaç çocuklar ve koruyucu aileler ile ilgili derneklerden oluştuğu, bu nedenle korunmaya muhtaç çocuklar ile ilgili düzenlemelerden doğrudan etkilendiği, Tüzüğünde tanımlanan amaç, görev ve yetkileri çerçevesinde bakılan davayı açma ehliyetinin bulunduğu, federasyon vb. toplulukların, korunmaya muhtaç çocuklar ile ilgili konularda dava açabilmelerinin çocukların (bizzat) adalete erişimindeki kısıtlılıkların aşılması ve bu suretle çocukların üstün yararının gerçekleşmesinde kritik önemde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Yerleşik hale gelmiş Danıştay içtihadına göre derneklerin kuruluş amaçları çerçevesinde idari dava açma ehliyeti bulunduğuna göre bu derneklerin bir araya gelerek oluşturdukları federasyonların söz konusu dava açma ehliyetinden yoksun bırakılmasını gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacı Federasyon'un bakılan davayı açma ehliyetinin bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verine Daire kararında isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı Federasyon'un temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 16/11/2022 tarih ve E:2022/7075, K:2022/5297 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4.Kesin olarak, 04/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.