Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1406 E. 2023/2706 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1406
- Karar No
- 2023/2706
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1406 Karar No : 2023/2706 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Kurumu VEKİLLERİ :Hukuk Hizmetleri ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ :Av. ... İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, iptal ve kısmen kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi uyarınca anketör olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin 31/12/1998 tarihi itibarıyla sona ermesi nedeniyle, kıdem ve ihbar tazminatının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve 7.400,00 TL kıdem/iş sonu tazminatının sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin bozma kararına uyarak verdiği ... tarih ve E:..., K:... sayılı, dava konusu işlemin kıdem/iş sonu tazminatı ile ilgili kısmı yönünden iptali, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 354,03 TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısımının reddi yolundaki kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2018/2637, K:2019/3020 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Diğer kamu kurumlarında görev yapan geçici personele, iş sonu tazminatından yararlanma hakkı verilmesi nedeniyle davacının da iş sonu tazminatı ödemesinden yararlandırılmasının yasal düzenlemeler ile yargı kararları uyarınca zorunlu olduğu, davacının çalıştığı sürelere ait iş sonu tazminatının kendisine ödenmesi yolundaki başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, Hukuka aykırılığı saptanan işlemden kaynaklanan parasal hakların tazmininin, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca zorunlu olduğu, davacının iş sonu tazminatının idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, Mahkemelerince yapılan 09/11/2017 tarihli ara karar ile davacının çalıştığı döneme ait hizmet cetveli ile kendisine yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler ile sözleşmesinin sona erdiği tarih itibarıyla ödemeye esas kıdem tazminatı bilgilerinin istenildiği, verilen cevabi yazıda "iş sonu tazminatı ödenmesine esas aylık brüt ücreti (ayrılış tarihindeki) 51 TL, iş sonu tazminatı ödenecek hizmet süresi 8 yıl, 8 ay, 23 gün, ödenecek net iş sonu tazminatının 354,03 TL" olduğunun belirtildiğinin görüldüğü, Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararı üzerine, Mahkemelerince 20/11/2020 tarihli ara kararı ile 354,03 TL'nin 31/12/1998 tarihinden 23/03/2007 tarihine kadar geçerli olan enflasyon oranı dikkate alınarak yapılacak güncelleme sonucu karşılığının ne olacağının davalı idareden sorulduğu, davalı idarece anılan miktarın 2.842,18 TL'ye tekabül edeceğinin bildirilmesi üzerine davacıya kıdem/işsonu tazminatı olan 2.842,18 TL'nin başvuru yaptığı 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin kıdem/iş sonu tazminatı ile ilgili kısmı yönünden iptali, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.842,18 TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısımının reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2021/4074, K:2022/1111 sayılı kararıyla; Davalı idarede görev yapan geçici personele, 2010 yılından itibaren iş sonu tazminatından yararlanma hakkı verilmesi nedeniyle 2010 yılında sözleşmesi devam eden 4/C'li geçici personelin geçmiş yıllardaki hizmet süreleri de dikkate alınırken, anılan düzenlemeden önce iş akdi sona eren davacının hizmet süresinin ve emeğinin nazara alınmamasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı hususu karşısında; davacının çalıştığı sürelere ait kıdem tazminatının (iş sonu tazminatının) kendisine ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, Öte yandan, davacının çalıştığı döneme ait hizmet cetveli ile kendisine yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler ile davacının sözleşmesinin sona erdiği tarih itibarıyla ödemeye esas kıdem tazminatı bilgilerinin Mahkemece yapılacak ara kararı ile belirlenerek ve davacıya ödenecek tazminat miktarının tespit edilebileceği, Bu itibarla, Mahkemece 31/12/1998 tarihinden 23/03/2007 tarihine kadar geçerli olan enflasyon oranı dikkate alınarak yapılan güncelleme sonucu karşılığının belirlenmek suretiyle ve davacıya kıdem/işsonu tazminatının 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısımının reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin kıdem/iş sonu tazminatı ile ilgili kısmı yönünden iptali, tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.842,18 TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısımının reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davalı idare tarafından, davacının geçici personel statüsünde istihdamına hukuki dayanak oluşturan Bakanlar Kurulu Kararlarının hiçbirinde geçici personele iş sonu tazminatı ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, kurumda geçici personele iş sonu tazminatı ödenmesine ilişkin düzenlemenin 22/04/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe konulduğu, davacının kurumda geçici personel olarak istihdamının 31/12/1998 tarihinde sona erdiği; sözleşmesi önceden sona ermiş olan davacıya, ... tarih ve... sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla anılan tarihten itibaren ileriye dönük olarak getirilmiş olan bir düzenlemeye dayanılarak iş sonu tazminatı ödenmesine hükmedilmesi ve bu tazminatın hesaplanmasında da Bakanlar Kurulu Kararına aykırı bir şekilde güncelleme yapılarak ödeme yapılması gerektiği yolundaki gerekçe ile karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının iptal ve kısmen kabule ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile .... İdare Mahkemesi ısrar kararının, temyize konu kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz incelemesi sonucunda bir mahkeme kararının Danıştay Dairesince bozulması hâlinde mahkemenin, bozma kararına uymak veya ilk kararda ısrar etmek olanağı bulunmaktadır. İdare Mahkemesince ilk kararda ısrar edilmeyerek, Danıştayın ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır. Nitekim, 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle değiştirilen 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasında; "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilerek, bu husus Kanun hükmü hâline getirilmiştir. Bakılan uyuşmazlıkta; Danıştay Onikinci Dairesi, ilk bozma kararına uyulmak suretiyle verilen Ankara 4. İdare Mahkemesinin 12/02/2021 tarih ve E:2020/1184, K:2021/294 sayılı kararını, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, bu uyuşmazlıkta daha önce temyizen inceleme sonucu verilmiş bir karar yokmuş ve uyuşmazlık, ilk kez temyizen inceleniyormuşcasına değerlendirerek, farklı bir gerekçeyle bozmuş olduğundan, verilen bu bozma kararı yukarıda belirtilen usule uygun değildir. Bu durumda, ... İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının temyizen incelenen iptal ve kısmen kabule ilişkin kısmı, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2018/2637, K:2019/3020 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak incelendiğinde, usul ve hukuka uygun bulunmuş ve temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar bu kararın iptal ve kısmen kabule ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının iptal ve kısmen kabule ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.