Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/92 E. 2023/3035 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/92
Karar No
2023/3035

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/92 Karar No : 2023/3035 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2017/788, K:2021/1993 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2017/788, K:2021/1993 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüte himmet verdiğine, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adaylarını desteklediğine ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu, Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir temsil ve karar makamı olan Yargıtay Üyeliğine (örgüt kontenjanından) seçilmesinin kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı, Davacının yargılandığı ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer verilen tespitlerde: Üçüncü şahısların ByLock yazışmalarında davacının adının geçmesi hususu yönünden, davacının adının geçtiği ByLock mesaj içeriğinden, ... Ceza Dairesinde görevli üyelerden sanığın ve A.K.'nin kendilerinden olduğu iması yapılarak Dairede her üç heyete de imza atarak farklı görüşte olduğunu düşündükleri Başkan H.M.'nin işini kolaylaştırmalarının sanığın örgütün bir mensubu olarak kabul edilmesi nedeniyle eleştirildiği tespitine yer verildiği, Davacının oğlu S.E.A.'nın Amerika Birleşik Devletlerinde örgüte ait okullarda eğitim görmesi hususu yönünden, sanığın oğlu S.E.'nin "Gülenist Kuruluş", "Fetullah Gülen Okulu", "Gülen hareketi okulu" olarak nitelendirilen okul veya eğitim kurumlarında eğitim gördüğü, ücretlerin Bankasya aracı kılınarak gönderildiği, Amerika Birleşik Devletlerinde eğitim veren bir okulun; bu örgütün finans kaynaklarından olan Bankasya'ya hesap açma zorunluluğu getirmesinin, başlı başına bu örgüte ait bir okul olduğunu gösterdiği, sanığın oğlunu halihazırda Türkiye'den kaçan birçok örgüt mensubuna kapılarını açan ve bu örgüte ait olduğu bildirilen Amerika Birleşik Devletlerinde "Gülenist Kuruluş", "Fetullah Gülen Okulu", "Gülen hareketi okulu" olarak bilinen okullara göndermesinin örgüt aidiyetinin ve olağan bir hareket tarzının dışında özel bir gayretin sonucu olduğu kanaatiyle aleyhine değerlendirildiği, 2014 HSK seçimlerinde sanığın örgüt adına propaganda yapması hakkında, sanığın kayınpederinin evinde ele geçirilen notlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 2014 HSYK seçimlerin ilk derece adli yargı kısmında örgüt adına aktif olarak faaliyet gösterdiği kanaatine ulaşıldığı, Kayseri hipnoz davası hakkında, sanıkla herhangi bir husumeti bulunmayan tanık K.T.'nin beyanları tüm dosya kapsamı ile uyumlu ve samimi bulunmuş, özellikle sanığın cemaatçi olduğuna, ... Ceza Dairesinin cemaat tarafından önemsendiğine ve bu Dairede cemaat mensuplarının heyette çoğunluğu ele geçirecek şekilde görevlendirilmeye çalışıldığına, söz konusu Kayseri hipnoz davası olarak bilinen davanın ... Ceza Dairesinde görüldüğüne ve onama kararı verildiğine, cemaatin bu davanın onanmasını istediğine, bu bilgileri bizzat ... Ceza Dairesi üyesi olan M.K.'den duyduğuna ilişkin beyanları tüm dosya kapsamı ile birlikte yorumlandığında, sanık ...'nun örgüt bağlantısı nedeniyle Dairedeki diğer FETÖ/PDY mensubu üyelerle birlikte örgütün emir ve talimatları doğrultusunda hareket ederek anılan kararı onadıkları kanaatine varıldığı, Netice itibarıyla, yukarıda anılan Mahkeme kararında yer verilen tespitlerin, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işlemde irtibat ve iltisakı gösterir somut delil ve fiillerin açıklanmadığı; kamu görevlileri ile idare arasında çıkan uyuşmazlıklarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde yer alan güvencelerin uygulanması gerektiği; savunma hakkı dahil adil yargılanma hakkının hiçbir güvencesine uyulmadığı; Daire kararında bu hususların göz ardı edildiği; suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin çiğnendiği; kamu hizmetine girme hakkının engellendiği; kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın suçlu ilan edildiği; irtibat ve iltisak kavramlarının belirli, açık ve öngörülebilir olmadığı; ilgili mevzuatın geçmişe yürütülerek uygulandığı; özel ve aile hayatının ihlal edildiği; ceza yargılamasında sunulan temyiz dilekçesinde de belirtildiği üzere yargılamanın adil yapılmadığı; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı; atfedilen fiillerin suçta ve cezada kanunilik ilkesine uymadığı, kanuni fiillerin bile suç sayıldığı; atfedilen fiillerin örgüt ile ilgisinin bulunmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının cezalandırılmasına ilişkin kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/06/2021 tarih ve E:2019/9-MD 541, K:2021/251 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/06/2021 tarih ve E:2017/788, K:2021/1993 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/92, K. 2023/3035, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-92-e-2023-3035-k-bd1ab3acb781