Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/2960 E. 2023/2769 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/2960
- Karar No
- 2023/2769
T.C....D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2960 Karar No : 2023/2769 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/6060, K:2021/3854 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/6060, K:2021/3854 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-c maddesi uyarınca suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesinin .... Ceza Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, Davacının ceza yargılamasında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının irtibat ve iltisakı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden de bağlayıcılığının bulunmadığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının kendi beyanları yönünden, davacının, örgütün içinde yer aldığına, üniversite döneminde örgüte ait evde kaldığına, hakimlik-savcılık sınavlarına örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen tanık ifadeleri ile davacının üniversite döneminde örgüte ait evlerde kaldığına ve ev abiliği yaptığına, örgütün sohbet adı altında yapılan toplantılarına katıldığına, hakimlik-savcılık sınavlarına örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, staj döneminde örgüte ait evlerde kaldığına, örgüte himmet adı altında para verdiğine yönelik kendi ifadelerinin ve davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün Adalet Bakanlığında etkin olduğu dönemde Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünde Tetkik Hakimi olarak görevlendirilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarılma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, Daire kararın gerekçesinin hukuken hatalı olduğu ve eksik inceleme içerdiği; davalı idarenin ihraç işleminin ölçüsüz olduğu, ihraç işlemine geçilmeden öncelikle açığa alma işlemi uygulanıp, görevden uzaklaştırılması, savunmasının alınması gerekirken, liste şeklinde ve kamuya açık şekilde kamu görevinden çıkartılması kararının yayımlamasının, sadece bununla da kalınmayıp, örgüt üyeliği, iltisakı veya irtibatının gerekçe gösterilmesinin, hukukun temel prensiplerine aykırı olduğu; somut olayda uygulanan idari yaptırımın, Anayasa'nın 13. ve 70. maddelerine açıkça aykırı olduğu; 2017 yılında açılan davanın, gerekçeli kararının 2022 yılı Mayıs ayında tebliğ edildiği dikkate alındığında makul sürede davanın sonuçlandırıldığının kabul edilemeyeceği; suç ve cezaların şahsiliği prensibi dikkate alındığında, bu türden genel suçlamalara dayalı olarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasında bulunmanın da hukuken mümkün olmadığı; kendi ve tanık beyanlarından alıntılanarak, yapılan değerlendirme ve gerekçede idarenin işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuken kabul edilemeyeceği, samimi anlatımlarını destekler mahiyette tanık beyanlarına bakıldığında, beyanların 17-25 Aralık 2013 öncesine ait olduğu, suç teşkil etmeyeceği gibi ihraca gerekçe olarak da gösterilemeyeceği; hakkında tesis edilen işlemin amaç, yetki, sebep, şekil, usul ve konu unsurları yönünden sakat olduğu, adil yargılanma hakkının kişiye karşı yöneltilmiş suçlama boyutu açısından ilgili tüm ilkelerinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin İhlal edildiği; Anayasa'ya, AİHS’ye, BMMSHS’ye, temel hukuk kurallarına ve hukukun genel ilkelerine aykırı olan temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının, ceza yargılaması sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-c maddesi uyarınca suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesinin ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile esastan reddedildiği; temyiz aşamasında UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının kesinleşmediği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 22/11/2021 tarih ve E:2017/6060, K:2021/3854 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 27/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.