Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/2959 E. 2023/2723 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/2959
- Karar No
- 2023/2723
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2959 Karar No : 2023/2723 TEMYİZ EDEN (DAVACI: ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2017/2690, K:2021/4227 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2017/2690, K:2021/4227 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 28/06/2019 tarih ve E:2015/1, K:2019/4 sayılı kararı ile "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan TCK'nın 327/1. maddesi gereğince 6 yıl, "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak" suçundan TCK'nın 329/1. maddesi gereğince 8 yıl ve "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan TCK'nın 314/2., 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı" ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararındaki tespitlerin incelenmesinden; davacı tarafından... GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt tarafından verilen emir ve talimatlara harfiyen uyan ve örgüte adanmış bir kişi olduğuna, üniversite döneminde üniversite mesullüğü yaptığına, örgüte müzahir yurtlarda abilik/müdürlük yaptığına, hukuk fakültesi öğrencilerinden sorumlu olduğuna, örgüt sohbetlerine katıldığına, özel yetkili mahkemelerde görev aldığına, örgüt mensubu kişilerin Adliyeye memur olarak alınması için çalıştığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, temyize konu Daire kararında yer verilen tetkik hâkiminin görüşleri tarafına tebliğ edilip karşı görüşü alınmadan karar verildiği için çekişmeli yargılama ilkesine aykırı bir yargılama yapıldığı; somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama isnat edilip ceza verildiği; 15 Temmuz 2016 tarihi öncesi yapılan yasal faaliyetlerin terör örgütü ile irtibat, iltisak veya üyeliğe dayanak yapılamayacağı, meslekten çıkarılmasının ömür boyu sürecek şekilde uygulanmasının ölçüsüz olduğu, mesleğini icra ederken Anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, meslekten çıkarılırken asgari güvencelerden bile yararlandırılmadığı, 667 sayılı KHK'nın TBMM tarafından 30 gün içerisinde onaylanmadığından yok hükmünde olduğu, dolayısıyla dava konusu işleme dayanak olamayacağı; hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlemde terör örgütü ile irtibatlandırılarak masumiyet karinesi ilkesinin ihlal edildiği, Anayasa'da korunan çekirdek haklarının ihlal edildiği; ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, MİT tarafından sadece istihbarat faaliyetleri kapsamında hukuka aykırı olarak elde edilen verilerin delil olamayacağı, bu şekilde haberleşme hürriyetine müdahalede bulunulduğu; davanın reddine dayanak yapılan deliller arasında itirafçı sanık ve tanık ifadelerinin de yer aldığı, itirafçı sanık ve tanık ifadelerinin, cezai veya idari yaptırım baskısı altındayken alındığı, söz konusu ifadelerin hukuken hiçbir değerinin ve geçerliliğinin bulunmadığı, bu tanıkların hiçbirinin ceza mahkemesindeki yargılamada ifadelerinin alınmadığı; YARSAV üyeliğinin FETÖ/PDY ile iltisakına delil olarak gösterilmesinin örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği; süreçte başta adil yargılanma hakkı olmak üzere Anayasa ve AİHS'de korunan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ MUHAMMED AKTAŞ'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer yandan, UYAP ortamında yapılan incelemede davacının ceza yargılaması sonucunda Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 28/06/2019 tarih ve E:2015/1, K:2019/4 sayılı kararı ile "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan TCK'nın 327/1. maddesi gereğince 6 yıl, "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak" suçundan TCK'nın 329/1. maddesi gereğince 8 yıl ve "Silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan TCK'nın 314/2., 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri gereğince 12 yıl olmak üzere toplam 26 hapis cezası cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/06/2021 tarih ve E:2019/656 K:2021/324 sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve 30/06/2021 tarihinde mahkumiyet hükmünün kesinleştiği görülmüştür. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/12/2021 tarih ve E:2017/2690, K:2021/4227 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 22/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.