Danıştay · Danıştay

Danıştay 2022/2751 E. 2023/2993 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2022/2751
Karar No
2023/2993

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2751 Karar No : 2023/2993 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2022 tarih ve E:2017/6796, K:2022/749 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin aynı KHK uyarınca oluşturulan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2022 tarih ve E:2017/6796, K:2022/749 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanı yönünden, hakkındaki beyandan davacının FETÖ ile irtibat ve iltisak içerisinde olduğunun anlaşıldığı, Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, davacının 2. Ordu Komutanlığı Adli Müşavirliği görevine devam edecek şekilde görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisakı ve irtibatını ortaya koyduğunun değerlendirildiği, Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, kararda yer verilen iletişime dair kayıtların incelenmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı, Diğer Haberleşme Uygulamaları yönünden, davacının evinde yapılan aramada ele geçen tablette FETÖ/PDY terör örgütünün haberleşme metotlarından "ByLock" ve "Coverme" uygulamalarına ait dijital kalıntıların bulunmasının, davacının anılan örgüt ile irtisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı, Aramada ele geçirilen 1 Amerikan Doları yönünden, davacının ikametgahında iki adet 1 Doların ele geçirilmiş olmasının, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu, Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün etkin olduğu dönemde 2. Ordu Komutanlığında Adli Müşavir ve daha önce Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet İşleri Başkanlığında ... Şube Müdürü olarak görev yapmasının diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen, ... İdare Mahkemesi Başkanlığı Ön Büro kayıtlarına 14/05/2019 tarihinde giren savunmaya cevap dilekçesinde, dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan bu istemin incelenme imkanının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 667 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ve öncelikle somut norm denetimi amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği; dava tarihinden yaklaşık beş yıldan sonra verilen karar ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği; hiçbir somut isnatta bulunulmadan ve savunması dahi alınmadan, hakimlik teminatına aykırı biçimde, 667 sayılı KHK ile kurulan ve bağımsız ve tarafsız olmayan bir komisyon tarafından tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu; somut herhangi bir bilgi veya görgü içermeyen kişilere ait aleyhe tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı, sıkıyönetim görevlendirmesi hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığı, kendisine farklı veya özel bir görevlendirme yapılmadığı, bilgisi dışındaki listeden sorumlu tutulamayacağı, sabit ve ankesörlü hatlardan arandığı yolundaki iddiaların gerçek dışı olduğu, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesi, süreçte başta suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, ölçülülük ilkesi, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi, ayrımcılık yasağı, özel hayata saygı hakkı, adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, gerekçeli karar hakkı, makul sürede yargılanma hakkı ve savunma hakkı olmak üzere Anayasa ve AİHS'de korunan hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: .. , K: ... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği ve 22/06/2022 tarihinde mahkumiyet hükmünün kesinleştiği görülmüştür. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 07/03/2022 tarih ve E:2017/6796, K:2022/749 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2022/2751, K. 2023/2993, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2022-2751-e-2023-2993-k-337f719783ef