Danıştay · Danıştay
Danıştay 2022/2640 E. 2023/2642 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2022/2640
- Karar No
- 2023/2642
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2640 Karar No : 2023/2642 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2017/5933, K:2021/4714 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun .... tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/12/2021 tarih ve E:2017/5933, K:2021/4714 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Hakimler ve Savcılar Kurulunun 21/11/2016 tarihli yazısı ve ekindeki belgeler incelendiğinde, davacının, 2010 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı (Genel yetenek ve Genel Kültür Testi) ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosunun yürütmekte olduğu ... sayılı soruşturma kapsamında yer alan kamu görevlilerine ilişkin listede isminin de bulunduğunun belirtildiği, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçları işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın kesinleşmediğinin görüldüğü, Davacının ceza yargılamasında resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının idari yargılama yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının kendi beyanları yönünden, davacının üniversite hazırlık döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını desteklediğine ilişkin kendi beyanları ile davacının örgütün içinde yer aldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını desteklediğine, bu adaylar için oy istediğine ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen tanık beyanlarının ve davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, dava konusu meslekten çıkarma kararında şahsı ile ilgili olarak somut herhangi bir delil ve gerekçenin ortaya konulmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile üyelik, mensubiyet, iltisak ya da irtibat şeklinde ilişkisinin bulunmadığı, dava konusu kararlar ile savunma hakkının, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, orantılılık ve ölçülülük ilkelerinin, AİHS'nin 6/1., 6/2., 6/3-a,b,c,d,e,f maddeleri ile Anayasa'nın 6.,8., 9., 11. ve 38. maddelerinin ihlal edildiği, dava konusu kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğundan iptal edilmesinin gerektiği, hakkında Anayasa Mahkemesince tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle verilen ihlal kararının dikkate alınmadığı; ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmadığı; Dairece kişiselleştirme yapılmadığı, bu yapılanmada nerede yer aldığının belirtilmediği; duruşma talep edilmesine rağmen bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulduğu, böylelikle adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının ihlal edildiği; seçim döneminde A.Ü ile oy meselesini konuşmadığı, HTS kaydı istenildiğinde farklı şehirlerde olduklarının ve konuşmadıklarının ortaya çıkacağı; ceza yargılamasındaki tespitlerin hukuk yargılamasını bağlayacağı; dava konusu kararlar ile adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, isnadı öğrenme hakkının, savunma hakkının ihlal edildiği; 667 sayılı KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde, Anayasaya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçları işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan karara yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçu yönünden maddi hatanın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan davacı tarafından, duruşma talebi bulunduğu halde Dairece duruşma yapılmadan karar verildiği ileri sürülmekte ise de, davacının duruşma talebinin karar tarihinden daha sonra yapıldığı dosya kapsamından anlaşıldığından bu iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 23/12/2021 tarih ve E:2017/5933, K:2021/4714 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 13/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.