Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/5300 E. 2024/4815 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/5300
- Karar No
- 2024/4815
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5300 Karar No : 2024/4815 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Kuyumculuk Temizlik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 07/04/2007 tarihinde temsilcilik görevinin sona ermesine karşın buna ilişkin ortaklar kurulu kararının 28/05/2009 tarihli olması, müdürlük görevinden azil işlemine ilişkin ticaret sicil gazetesindeki ilanın 19/06/2009 tarihinde gerçekleştirilmesi ve kanuni temsilcinin vergisel yükümlülüklerinden olan defter belge ibrazının istenilmesi ve yerine getirilmeme fiilinin gerçekleştiği tarihte davacının anılan şirkette kanuni temsilcilik görevinin bulunmadığı dikkate alındığında, davacıdan tahsil edilmek istenen kamu alacağının usulünce kesinleştirilmediğinden dava konusu ödeme emrinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının temsil görevinin 07/04/2007 tarihinde sona erdiğine ilişkin 28/05/2009 tarihli şirket ortaklar kurulu kararının 19/06/2009 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, şirketten defter ve belgelerinin ibrazının istenilmesine ilişkin yazının ise davacının ikametgah adresinde aynı konutta birlikte oturan yengesine 12/10/2007 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup, defter ve belge ibraz yazısının tebliğ edildiği tarihte davacının temsil görevinden ayrıldığı hususunun davalı idarenin bilgisi dahiline girmediğinden, idarece bilinen son temsilcinin ikametgah adresine gidilip gerçekleştirilen tebligat dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatların da dava konusu edilmesi sonucu belirtilen tebliğin usule aykırılığı saptanmadığından ve ibraz edilmeme nedeniyle salınan vergi ve kesilen cezaların yerinde olduğu Danıştay ve Mahkeme kararları ile sabit bulunduğundan, ibraz ödevinin yerine getirilmediği tarihte davacının temsilci olmadığı yönündeki Mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmediği, bu durumda, Danıştay bozma kararı sonrası ... Vergi Mahkemesince 25/09/2014 tarihinde davanın reddedilmesi üzerine düzenlenen 2 no'lu ihbarnamelerin tebliğinin usule uygun şekilde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerektiği, asıl borçlu şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silindiği 28/01/2014 tarihinden sonra ... Vergi Mahkemesince verilen kararın ve söz konusu karara istinaden düzenlenen 2 no'lu ihbarnamelerin şirkete tebliği mümkün bulunmadığından şirketin son temsilcisine tebliğ edilmesinin gerektiği, dosyada bulunan tebliğ alındılarının incelenmesinden, bahse konu 2 no'lu ihbarnamelerin 31/08/2016 ve 20/04/2017 tarihlerinde davacının ikametgah adresinde tebliğe çalışıldığı, adreste bulunmadığı hususunun muhtar tarafından da imzalanan tutanakla tespiti üzerine ilanen tebliğ edildiğinin görüldüğü, davacının temsil görevinin 07/04/2007 tarihinde sona erdiğine ilişkin 28/05/2009 tarihli şirket ortaklar kurulu kararının 19/06/2009 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı ve ... isimli kişinin münferiden yetkili olduğu hususunun vergi dairesi tarafından da bilinmesine karşın 2 no'lu ihbarnamelerin son temsilcinin ikametgah adresinde tebliğe çıkarılması yerine eski temsilciye tebliğe çalışılması sebebiyle usulüne uygun bir tebligattan bahsedilemeyeceğinden kesinleşmeyen alacak için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı istinaf isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerince yapılan sicil sorgulamasında davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olarak göründüğü, şirket adına yapılan tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin olarak ... Vergi Mahkemesinde açılan davanın reddine karar verildiği, bu kararın Danıştayca onandığı, yargı kararı doğrultusunda 2 numaralı ihbarname düzenlenerek şirkete tebliğ edildiği, vergi borçları ödenmediğinden asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket müdürü olan davacıya posta yoluyla tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Kuyumculuk Temizlik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 587. maddesinin h bendinde, limited şirket müdürlerinin ve şirketi temsile yetkili diğer kişilerin adları, soyadları veya unvanları ve yerleşim yerlerinin tescil ve ilan edileceği; aynı Kanunun 31. maddesinin 1. fıkrasında, tescil edilmiş hususlarda meydana gelecek her türlü değişikliklerin tescil ve ilan olunacağı; 36. maddesinin 1. fıkrasında ise ticaret sicili kayıtlarının nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında kaydın gazete ile tescil ve ilan edildiği tarihi izleyen iş gününden itibaren hüküm ifade edeceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıdaki kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; Ticaret sicilinde tescil ve ilan olunan hususlardaki değişikliklerin de tescil ve ilan edilmesi kuralının, bu işlemlerin geçerlilik şartı olarak değil, iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması amacıyla öngörüldüğü, bu bağlamda, şirket müdürlüğü sona eren kişinin müdürlükten ayrılışı ticaret sicilinde tescil ve gazete ile ilan edilmezse, şirket borçlarından, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı sorumluluğunun devam edeceği, ancak, şirket müdürlüğünden ayrılmakla, şirketin vergi ödevlerinin yerine getirilmesi konusunda yetkisi kalmayan kanuni temsilcinin, 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tüzel kişilikten alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olacağı, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı itirazıyla hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, ... Kuyumculuk Temizlik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacının Ankara 11. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu hisse devri sözleşmesi ile hisselerini devrettiği, hisse devri ve davacının şirketi temsil yetkisinin sona erdiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ortaklar kurulu kararının 19/06/2009 tarih 7336 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği ve ilanda davacının 07/04/2007 tarihi itibarıyla ile müdürlük görevine son verildiği ve azledildiği hususunun ayrıca belirtildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borcunun, davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Kuyumculuk Temizlik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin 2004 yılına ait muhtelif vergi borçlarına ilişkin olduğu anlaşılmakla birlikte, vergiyi doğuran olayın 19/09/2007 tarihli defter ve belge isteme yazısının, 02/10/2007 tarihinde davacının ikametgah adresinde yengesine tebliğine rağmen, ibraz edilmemesine dayandırıldığı, yukarda anılan ticaret sicili gazetesine göre de davacının 07/04/2007 tarih itibarıyla kanuni temsilcilik sıfatının sona erdirildiği görüldüğünden, ibraz ödevinin yerine getirilmeme fiilinin gerçekleştiği tarihte davacının kanuni temsilcilik görevi bulunmadığı sonucuna varıldığından; temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.