Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/5123 E. 2025/3790 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/5123
Karar No
2025/3790
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5123 Karar No : 2025/3790

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Petrol Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden; davacının, Ankara 14. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir senediyle şirket ortağı olduğu, bahse konu devir işleminin ... tarih ve ... sayılı ortaklar kurulu kararıyla uygun bulunduğu ve pay defterine işlenmesine karar verildiği, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan borçların ise davacının ortaklık payını devraldığı tarihten öncesine ilişkin vergilendirme dönemlerine ait olduğundan davacının bu borçlardan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden ise; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine karşı açılan davada; ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E. ..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, mükellef şirket aleyhine verilen kararın üst yargı yoluna başvurulmaması üzerine kesinleşmesiyle şirket adına dava konusu edilen toplam 5.358.948,10-TL tutarındaki ödeme emri tutarının % 10'u oranında 535.894,81-TL haksız çıkma zammı hesaplandığı, bu tahakkuk miktarından davacıya da hissesi oranındaki tutarı içeren söz konusu ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı, davacının ortaklık döneminden çok sonra açılan bir davadan kaynaklanan haksız çıkma zammından sorumlu tutulması mümkün olmadığından davacı adına düzenlenen bu ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden istinaf başvurusunun reddine; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden ise, limited şirketlerde, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarihte değil, verginin tahakkuk edip ödenmediği tarihte, bir başka ifadeyle amme alacağının doğduğu zamanda şirket ortağı olanların sorumlu tutulacağı, davacının 07/07/2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile mevcut hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı görüldüğünden hisse devir tarihi olan 07/07/2004 tarihine kadar şirket ortağı olması nedeniyle, bu tarihe kadar tahakkuk etmiş vergi borçlarından sorumlu tutulması kanun gereği olmakla birlikte, bu tarihten sonra tahakkuk edecek vergiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun olamayacağı, ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahakkuk ve vade tarihleri, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 07/07/2004 tarihinden sonra olan 2010 yılına rastlaması nedeniyle davacının belirtilen borçlardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ortağı olduğu döneme ilişkin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan vergi borçlarından sorumlu olduğundan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Petrol Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 35. maddesinde, 29/07/1998 yürürlük tarihi itibariyle, 4369 sayılı Kanun'un, 21. maddesi uyarınca yapılan değişiklikle, "Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar" hükmü yer almakta iken, anılan madde 5766 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve yapılan değişiklik ile limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 2. fıkrasında ise, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiş, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır. 5766 sayılı Kanun'un yürürlük maddesi olan 27. maddesi uyarınca, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde yapılan değişiklikler, 5766 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih olan 06/06/2008 itibariyle yürürlüğe girmiştir. Öte yandan, 5766 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinde, "Bu Kanunla 6183 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler ve eklenen hükümler, hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla tahsil edilmemiş bulunan amme alacakları hakkında da uygulanır" denildiğinden, yukarıda belirtilen değişiklikler ve getirilen yeni hükümler, yürürlük tarihinden sonra doğacak amme alacakları için uygulanacağı gibi daha önce doğmuş olup, yürürlük tarihi itibariyle halen ödenmemiş amme alacakları için de uygulanacağı sonucunu doğurmaktadır. Ancak 5766 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla anılan maddenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 28/04/2011 tarih ve E. 2009/39, K. 2011/68 sayılı karar ile 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline hükmedildiği, bu kararın da 15/10/2011 tarih ve 28085 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen açıklamalardan anlaşılacağı üzere, 5766 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanunda yapılan ve vergi borcundan sorumlu tutulan şahıslar hakkında önceden varolmayan bir takım yeni sorumluluk yolları ve yeni sorumluluk kriterleri getiren değişikliklerin, henüz tahsil edilmeyen amme alacakları için de geriye yürütülerek söz konusu alacakların tahsiline ilişkin olarak yapılacak işlemlere uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın, davacının sorumlu tutulduğu kamu alacağının ait olduğu 2004 yılında yürürlükte bulunan 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 29/07/1998 yürürlük tarihi itibariyle, 4369 sayılı Kanun'un, 21. maddesi ile değiştirilen 35. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanun'un uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 35. maddesinde 4369 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yapılan ve 29/07/1998 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları ifade edilmiştir. Bu düzenlemeye göre, ödeme emri ile takip edilen kamu alacaklarından, hangi vergilendirme dönemine ilişkin olarak tahakkuk etmiş ise, şirket hakkındaki kanuni takip yolları tüketilmek koşuluyla bunların ödenmemesinden de yine aynı dönemde ortak olan kişinin sadece ortak olduğu dönemlerle sınırlı olarak sorumlu olacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, 29/04/2004-07/07/2004 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olan davcının, dava konusu ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2004/Ocak, Şubat ve Mart dönemleri katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi ile ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan haksız çıkma zammından sorumlu tutulması mümkün olmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, haksız çıkma zammını düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinin 5. fıkrası Anayasa Mahkemesinin 24/04/2022 tarih ve E:2021/119, K:2022/48 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/5123, K. 2025/3790, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-5123-e-2025-3790-k-8c596b50a580