Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/3777 E. 2025/5001 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/3777
- Karar No
- 2025/5001
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3777 Karar No : 2025/5001
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Makine İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, şirket adına kayıtlı iki aracın 2016 yılında devredildiği, şirketin başka araç ve taşınmaz bulunamadığından haciz işlemi uygulanamadığı, şirketin bankalar nezdindeki hak ve alacaklar ile diğer kurum ya da kişiler nezdinde malvarlığı araştırması yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya ibraz edilmediğinden şirket hakkında usulüne uygun malvarlığı araştırması yapılarak amme alacağının şirketten tahsilinin mümkün olmadığı hususunun açıkça ortaya konulamadığı, ayrıca asıl borçlu tarafından 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmaya başvurulmak suretiyle borçlarının ödenme iradesinin gösterilmiş olması karşısında dava konusu takip işleminde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçların ilk iki taksitini ödendiği, ancak diğer taksitler ödenmediğinden, kısmi ödeme nedeniyle tecilin iptal edildiği, yapılandırmanın iptal edilmesi hâlinde 7326 sayılı kanunun 9. maddesinin 8. fıkrası uyarınca dava konusu ödeme emri içeriği borçların tahsili için asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerekmediği, şirkete ait taşınır ve taşınmaz mal varlığının bulunmaması, şirket vergi borcu tutarının yüksekliği ve davacının 12/09/2019 tarihi sonrasında şirketin tek ortağı ve temsilcisi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, şirketten tahsil olanağı kalmayan alacak için davacının takibine geçilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Makine İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. 09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 8. fıkrasında, bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde getirilen hüküm gereğince borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği anlaşılmakla birlikte, yapılandırma kapsamında ödenen borçlar yönünden kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğunun da ortadan kalkacağı açıktır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 12/09/2019 tarihinden itibaren asıl borçlu ... Makine İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı ve ödeme yapılmadığı, 2016 yılında devredilen 2 araç dışında şirketin başka araç ve taşınmazı bulunmadığından haciz uygulanamadığı, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, şirket tarafından 24/08/2021 tarihli dilekçe ile vergi borçlarının 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı ve kısmen ödendiği, yapılandırma şartlarının ihlal edildiğinden bahisle tecil dosyasının 08/08/2022 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu ödeme emri düzenlendikten sonra asıl borçlu şirket tarafından 7326 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırıldığı ve kısmen ödendiğinin görüldüğü, yapılan ödemenin dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan borçlara ilişkin olması durumunda davacının sorumluluk miktarı değişeceğinden ödenen kısım bakımından bu yönde bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından Bölge İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçeyle verilen kararda isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.