Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/6560 E. 2025/4962 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/6560
Karar No
2025/4962
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6560 Karar No : 2025/4962

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ...Metal Hırdavat İnşaat Taahhüt Makina Nakliyat Elektrik Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ...sayılı ödeme emri yönünden, asıl borçlu şirket tarafından ödeme emri içeriğinde yer alan borçların, 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması sonucu taksitlendirilip ödenmeyen yeni bir borca dönüştüğünden, yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle, asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi ve söz konusu borçların tahsil edilemediğinin somut olarak ortaya konulması gerekirken bu usul takip edilmeksizin doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... sayılı ödeme emri yönünden, anılan ödeme emri içeriğinde yer alan borçlarla ilgili olarak, asıl borçlu şirkete düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının 06/10/2011 ve 21/10/2011 tarihlerinde memur eliyle, bir kısmının ise 25/06/2013 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, tebliğ işlemleriyle tahsil zamanaşımı sürelerinin sırasıyla 31/12/2016 ve 31/12/2018 tarihlerine kadar uzadığı fakat söz konusu tebliğlerin usulüne uygun yapıldığı kabul edilecek olsa dahi anılan tebliğ işlemlerinden sonra belirtilen tarihlere kadar tahsil zamanaşımı süresini kesebilecek başkaca bir durum gerçekleşmediğinden, tahsil zamanaşımına uğrayan borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 2021/2 sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... sayılı ödeme emri yönünden, olayda, savunma dilekçesi ekinde yer alan ve Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yazıda; "Dairemiz mükellefi ... olan ... Metal Hırdavat İnş. Taah. Mak. Nak. Elek. San. Tic. Ltd. Şti. ile ilgili yapılan mal varlığı araştırmasında adına kayıtlı herhangi bir araç ve gayrimenkul bulunmadığı tespit edildiğinin" belirtildiği ve bu yazının ekinde tapu kadastro bilgileri sorgulama ekran çıktısı ile asıl borçlu mükellefe ait tüm motorlu taşıtlar sorgulaması ekran çıktısının sunulduğu görülmekle birlikte; Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği'nin ilgili bölümlerinde yer aldığı üzere, asıl borçlu şirketin kayıtlı iş makinesinin, hava aracının, deniz taşıtının olup olmadığı hususlarının hiçbir şekilde araştırılmadığının anlaşıldığı, bu durumda, amme alacağının, tüzel kişinin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemediği veya tahsil edilemeyeceğinin apaçık bir şekilde anlaşıldığına dair tespit yapılmadan davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Asıl borçlu şirket tarafından vergi borcunun yapılandırılmasının davacının kanuni temsilciliğinden kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmadığı, olayda zamanaşımı bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Daire kararında belirtilen gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının... sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının bozulması, ...,... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Metal Hırdavat İnşaat Taahhüt Makina Nakliyat Elektrik Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenlmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ...sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu; ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının ise, anılan ödeme emrine konu amme alacaklarının vade tarihlerinin 2010 yılına ilişkin olduğu, olayda zamanaşımını kesen tek sebebin vergi borçlarının asıl borçlu şirket tarafından 2011 yılında 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması olduğu görüldüğünden vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşılmış olup, ileri sürülen temyiz iddiaları kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmesinden ise; Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçları nedeniyle öncelikle o şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için idarece 6183 sayılı Kanun'da sayılan tüm takip yollarının tüketileceği ve buna rağmen borç şirketten tahsil edilemezse şirket kanuni temsilcisi hakkında takip yollarına başvurulacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Dosyanın ve davacıya ait, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin E:2023/6981 sayılı dosyası ile E:2023/5896 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, davacı adına aynı vergi borçlarını da içeren kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...,...,...,...sayılı ödeme emirlerine karşı açılan davada ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan ödeme emirleri yönünden, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının davacıya ödeme emri düzenlenme tarihinden daha sonraki bir tarihte yapıldığından, davacıya ödeme emirleri düzenlenmeden önce, asıl borçlu şirket nezdinde her hangi bir malvarlığı araştırması yapılmaksızın, şirketten tahsil edilip edilemeyeceği kesinleştirilmeden vergi borcunun asıl amme borçlusundan tahsil edilme imkanının kalmadığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne verilmesi üzerine davalı idarece asıl borçlu şirket hakkında tekrar malvarlığı araştırması yapılarak davacı adına...tarih ve ...,...,...,... sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği ve ...,...,... sayılı ödeme emirlerinin işbu davada,... sayılı ödeme emrinin ise Danıştay Dokuzuncu Dairesinin E:2023/6981 sayılı dosyasında dava konusu edildiğinin anlaşıldığı, asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasına ilişkin belgelerin incelenmesinden ise şirkete ait hiçbir gayrimenkulun bulunmadığı, motorlu taşıt araştırmasında ise şirkete ait, 2007 model aracın 04/06/2010 tarihinde, 2004 model aracın 17/02/2011 tarihinde devir terk olduğu, 2005 model aracın ise 30/06/2010 tarihinde trafikten çekme suretiyle terk olduğu anlaşılmıştır. Olayda, şirkete ait hiçbir gayrımenkulün bulunmadığı, 2004, 2005, 2007 model araçların devir yada trafikten çekme suretiyle terk olduğu görüldüğünden, ödeme emrine konu kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinin anlaşılması karşısında, davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gereken koşulların oluştuğunun kabulü gerektiğinden, ... sayılı ödeme emri yönünden yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığından davacının söz konusu borçtan sorumluluğu değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Nitekim, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine karşı açılan davada asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde şirketin borçlarını karşılayacak malvarlığına rastlanılmadığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin verilen kararın ödeme emrinde yer alan geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katını aşan kısmı dışındaki kısımları yukarıda yer verilen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 19/11/2025 tarih ve E:2023/6981, K:2025/4963 sayılı kararıyla onanmıştır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA, ... tarih ve...,... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmının, ONANMASINA, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/6560, K. 2025/4962, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-6560-e-2025-4962-k-64dcc94628e5