Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/3728 E. 2025/3553 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/3728
- Karar No
- 2025/3553
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3728 Karar No : 2025/3553
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Lojistik Petrol İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 01/04/2014 tarihinden itibaren asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi ve tek ortağı olduğu, şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin e-tebliğ yoluyla usulüne uygun tebliğ edildiği, buna rağmen kamu alacaklarının ödenmediği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde kamu alacaklarının şirketten tahsil edilemeyeceği hususunun tutanağa bağlandığı ve söz konusu kamu alacaklarının vade tarihlerini takip eden yılların başından itibaren işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı da dikkate alındığında, ödenmeyen şirket borçlarından dolayı davacının kanuni temsilci sıfatıyla takip edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrindeki alacaklara ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, şirketin mükellefiyet kaydı 31/12/2018 tarihinde re'sen terkin edilmeden önce 19/12/2018 tarihinde usulüne uygun olarak elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi ve yapılan mal varlığı araştırması sonucunda alacakların şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, alacakların ait olduğu vergilendirme dönemleri ve vade tarihinde kanuni temsilci sıfatı taşıyan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla takip yapılması 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesine uygun olduğundan, davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle bu kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine; mükellefiyet kaydı 31/12/2018 tarihinde re'sen terkin edildikten sonra şirkete 01/11/2020 tarihinde yapıldığı belirtilen elektronik tebligatlar geçerli olmadığından, usulüne uygun olarak asıl borçlu şirketten ödeme emri ile istenmeyen alacakların tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinde ise hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi kararının bu ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun bu ödeme emirleri yönünden kabulüne, Mahkeme kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulune karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Tahakkuk aşamasına geçilebilmesi için usulüne uygun tebliğ yapılması gerektiği, matrah arttırımında bulundukları ve ödedikleri için yapılan vergi incelemesinin geçersiz sayılması gerektiği, ... sayılı ödeme emrinin de iptali gerektiği iddiaları ile kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Daha önce yapılan açıklamalar ve dosya kapsamındaki bilgi belgeler kapsamında kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Lojistik Petrol İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin davalı temyiz istemi yönünden; Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişi mükelleflerin ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) halleri dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de tüzel kişilerde elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin mükellefiyet kaydının re'sen terkin edildiği tarihten sonra elektronik ortamda şirkete tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu tebliğin usulüne uygun olduğu görüldüğünden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına, 4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.