Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/2227 E. 2025/4120 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/2227
Karar No
2025/4120
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/2227 Karar No : 2025/4120

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Taşımacılık Tic. ve San. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 16/06/2014-14/06/2016 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının 2016/Mayıs, Haziran dönemlerine ait olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları başlıklı" 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu kanun hükümleri uyarınca takibe tabi tutulacakları kuralı gereğince, şirket ortağı için, şirket yetkilisinin sorumluluğundan farklı olarak borcun doğmasında herhangi bir kusurunun olup olmadığına bakılmaksızın, hissedar olmasının, hissesi oranında borçtan sorumlu olması için yeterli olduğu, davacının, ortak sıfatına haiz olduğu uyuşmazlık konusu dönemlere ait amme alacağından doğan sorumluluğunun kusursuz sorumluluk ilkesine dayandığı sonucuna varıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirkete ait vergi borcunun şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiği belirtilerek, ortak olan davacı adına ödeme emri düzenlenmişse de; ödeme emri içeriği katma değer vergisinin 2016/Mayıs, Haziran dönemlerine ait olduğu, davacının ise 14/06/2016 tarihinde hissesini devrettiği, şirket adına düzenlenen vergi inceleme raporunda sahte olduğu iddia edilen faturalardan ilkinin 26/06/2016 tarihli katma değer vergisi beyannamesinde beyan edildiği tespiti karşısında, ödeme emri ile takip edilen kamu alacaklarından, hangi vergilendirme dönemine ilişkin olarak tahakkuk etmiş ise, şirket hakkındaki kanuni takip yolları tüketilmek koşuluyla bunların ödenmemesinden de yine aynı dönemde ortak olan kişinin sadece ortak olduğu dönemlerle sınırlı olarak sorumlu olacağı sonucuna ulaşıldığından, ilgili dönemde ortak olmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacının, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği dönemde asıl borçlu şirketin ortağı olduğundan, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ:Daire kararında belirtilen gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi;

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Taşımacılık Tic. ve San. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 35. maddesinde de limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı hükümleri yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde yer alan, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kuralı gereğince, şirket ortaklarının vergi borcunun doğmasında herhangi bir kusurunun olup olmadığına bakılmaksızın, hissedar olmasının, hissesi oranında borçtan sorumlu olması için yeterli olduğu ve kendi dönemi ile hissesi oranında doğan borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrine konu 2016/Mayıs ve Haziran dönemlerine ait amme alacağının dayanağı olan, ... Taşımacılık Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda şirketin 2016 yılında kullandığı faturaların sahte olduğu, bir kısım faturanın ise 16/06/2014-14/06/2016 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olan davacının ortaklıktan ayrılmadan önceki tarihlerde kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu ödeme emrine konu katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin ilgili olduğu dönemlerde şirket ortağı olan davacının, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca amme alacağının ödenmesinden sorumluluğu bulunduğu açık olduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince verilecek kararda davacının sorumlu olduğu dönemlerdeki sermaye payı, amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılan takibin usulüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı gibi hususların da değerlendirileceği tabiidir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/2227, K. 2025/4120, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-2227-e-2025-4120-k-e8bb541bda42