Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/2052 E. 2025/4318 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/2052
- Karar No
- 2025/4318
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/2052 Karar No : 2025/4318
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Hizmetleri Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin idari para cezası dışındaki kısımlarının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; şirket borcu nedeniyle kanuni temsilcinin takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve tüm takip yollarının tüketilmesine rağmen borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil olunamadığının açıkça ortaya konulması gerektiği, olayda, davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde, dava konusu ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarına ilişkin olarak asıl borçlu şirket tarafından yapılandırma başvurularının yapıldığı ancak yapılandırılan borçlara ilişkin ödeme yapılmaması nedeniyle tecil işlemlerinin iptal edildiğinin belirtilmesi karşısında, yapılandırma sonucunda miktarı, vadesi ve zamanaşımı süresinin değişmesi suretiyle şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı dikkate alındığında, yapılandırılan borcun süresi içinde ödenmemesi ve yapılandırmanın ihlal edilmesi halinde vadesi değişen borç için öncelikle şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerekirken, davalı idarece bu usule riayet edilmeksizin şirkete ait amme alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla doğrudan davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, bu durumda, dava konusu ödeme emirleri içeriği vergi borçlarının yapılandırılmasına karşın, yapılandırma koşullarının ihlal edilmesi nedeniyle tecil işlemlerinin iptal edilmesi sonucunda vadesi gelen borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına yeni ödeme emri düzenlenerek amme alacağının öncelikle asıl borçlu tüzel kişilikten tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, yapılandırma sonucu oluşan yeni hukuki durum nedeniyle amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği hususu somut olarak ortaya konulmadan, şirket kanuni temsilcisi olan davacının şahsi malvarlığından tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin idari para cezası dışındaki kısımları ile ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Hizmetleri Anonim Şirketi'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin idari para cezası dışındaki kısımları ile ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir. 17/11/2020 tarih ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır. 09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında ise, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlar uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu şirket tarafından 7256,7326 ve 7440 sayılı Kanunlar'dan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği, bu nedenle de asıl borçlu şirket adına 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların yapılandırılması halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek olmadığı gibi kanuni temsilcinin veya şirket ortağının sorumluluğunun da kaldığı yerden devam edeceği açıktır. Dolayısıyla, yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecilin iptal edilmesi durumunda borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, şirketten tahsil imkanını bulunup bulunmadığı yine borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve kanuni temsilci sıfatıyla yapılan takiplerde kanuni temsilcinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu şirketin vergi borçlarının 22/12/2020 tarihli başvuru ile 7256 sayılı Kanun, 16/09/2021 tarihli başvuru ile 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırılan borçlar ilişkin ödeme yapılmadığından tecil dosyasının iptal edildiği, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan bu borçların tahsili amacıyla şirketin 11/09/2012 - 25/08/2021 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Vergi Mahkemesince her ne kadar ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılması sonucunda miktarı, vadesi ve zamanaşımı süresinin değişmesi suretiyle şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı, yapılandırılan borcun süresi içinde ödenmemesi ve yapılandırmanın ihlal edilmesi halinde vadesi değişen borç için öncelikle şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiği ve davalı idarece bu usule riayet edilmeksizin şirkete ait amme alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla doğrudan davacı adına ödeme emirleri düzenlendiğinden davacı adına tanzim edilen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen kabul kararına yönelik davalı idarenin istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişse de; yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecil dosyasının iptali üzerine, 7256 ve 7326 sayılı Kanunların yayımı öncesinde başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceğinden, şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığı gibi kanuni temsilcinin sorumluluğu da kaldığı yerden devam edeceğinden Bölge İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.