Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/141 E. 2025/4932 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/141
Karar No
2025/4932
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/141 Karar No : 2025/4932

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...

2-(DAVALI) ... Defterdarlığı- ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Sanayi Ticaret ve Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79. maddesi uyarınca gönderilen ... tarih ve E... sayılı haciz bildirisine yasal süresinde itiraz edilmediğinden bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine dayanılarak davacının banka hesapları üzerine uygulanan haciz işleminin iptali ile tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının banka hesaplarına uygulanan dava konusu haciz işleminin dayanağı ... tarih ve E... sayılı haciz bildirisi ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin davacıya elektronik ortamda tebliğ edildiği, ara kararı ile istenmesine rağmen davacı tarafından verilmiş "elektronik tebligat talep bildirim formu"nun dosyaya sunulamadığı, bu durumda dava konusu haciz işleminin dayanağı haciz bildirisi ve ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği sonucuna varılmış olup, usule uygun şekilde kesinleşmeyen amme alacaklarının tahsili için uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Her ne kadar dava sonucunda davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmişse de, anılan hükmün yeterince açık olmadığı gibi hükmün icrasında da tereddüt oluşturduğu, eksik hüküm kurulduğu, işin esası incelenerek davacının böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle dayanak işlemlerle birlikte haciz işleminin iptali ve tahsil edilen tutarın iadesi yolunda karar verilmesi gerektiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu haciz işleminin dayanağı ... tarih ve E... sayılı haciz bildirisi ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin davacıya elektronik ortamda usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleştiği, dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından, yasal dayanaktan yoksun olan davalı temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz kararında yazılı gerekçeyle bozulması, davacının temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, ... Sanayi Ticaret ve Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79. maddesi uyarınca gönderilen ... tarih ve E... sayılı haciz bildirisine yasal süresinde itiraz edilmediğinden bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine dayanılarak davacının banka hesapları üzerine uygulanan haciz işleminin iptali ile tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Diğer mali tebligat" başlıklı 51. maddesinde: "Mali tebliğler, kendi kanunlarında sarahat bulunmıyan hallerde, bu kanunun umumi hükümlerine tevfikan yapılır.", 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde: "Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükümleri düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle verilen yetki uyarınca yayımlanan 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 5. maddesinde, elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan gelir vergisi mükelleflerinin, 01/01/2016 tarihine kadar örneği Tebliğ ekinde yer alan "Elektronik Tebligat Talep Bildirimi (Gerçek Kişiler İçin)"ni internet vergi dairesinde elektronik ortamda doldurmaları ve elektronik tebligat sisteminin kullanmaya başlamaları gerektiği, bu mükelleflerin söz konusu bildirimi, kendileri veya elektronik tebligat sistemi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekaletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla gelir vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bizzat vermelerinin de mümkün olduğu, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda bildirimde bulunan gelir vergisi mükelleflerine internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresinin verilmeyeceği, anılan mükelleflerin sisteme her girişlerinde sistem tarafından kimlik doğrulaması yapılmak suretiyle elektronik tebligat sistemini kullanabilecekleri, vergi dairesine bizzat veya vekili aracılığıyla başvuran gerçek kişi mükelleflerin ise başvurularının değerlendirileceği ve gerekli şartları taşıyan mükelleflere internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresinin verileceği, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda veya vergi dairesine bizzat başvurarak sistemi kullanacak olan gelir vergisi mükelleflerinin, elektronik tebligat adresi edinmiş olacakları, "Muhatabın Sorumluluğu" başlıklı 8. maddesinin ç) fıkrasında; muhatabın; sistem kullanımına ilişkin olarak kendisine verilmiş olan kullanıcı kodu, parola ve şifre gibi bilgilerini korumakla, üçüncü kişilerle paylaşmamakla ve başkasına kullandırmamakla, d) fıkrasında; sistem kullanımına ilişkin olarak kendisine verilmiş olan kullanıcı kodu, parola ve şifre gibi bilgilerin istenmeyen şekilde üçüncü kişilerin eline geçtiğini tespit ettiğinde derhal vergi dairesine bilgi vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Aynı Tebliğin “3. Tanımlar” başlıklı bölümünün birinci paragrafının (f) bendinde yer alan "İnternet Vergi Dairesi" tanımı 511 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin ikinci maddesiyle: "İnternet Vergi Dairesi: Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (https://ivd.gib.gov.tr, https://intvrg.gib.gov.tr gibi) elektronik ortam veya ortamları,” ifade eder şeklinde değiştirilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "haciz" başlıklı 62. maddesinin 1. fıkrasında; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hükme bağlanmış, aynı Kanunun "üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi" başlıklı 79. maddesinin 2. fıkrasında da; borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de üçüncü şahıs, borcu olmadığı veya malın yerinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden evvel borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş yahut kusuru olmaksızın telef olmuş veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise keyfiyeti, haczin kendisine tebliğinden 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı beyan da bildirmeye mecbur olduğu, bildirmediği takdirde mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değerinin ödeneceği, üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu haklarının saklı olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; ... Sanayi Ticaret ve Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79. maddesi uyarınca davacıya gönderilen ... tarih ve E... sayılı haciz bildirisine yasal süresinde itiraz edilmediğinden bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine dayanılarak davacının banka hesapları üzerine uygulanan haciz işleminin iptali ile tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; Bölge İdare Mahkemesince, davacı tarafından "elektronik tebligat talep bildirimi" verildiği hususunun somut olarak ortaya konulamadığı, diğer bir ifadeyle davacıya ait elektronik tebligat adresinin usülüne uygun olarak oluşturulduğu kanıtlanamadığından, yapılan elektronik tebligatların usulsüz olduğu, usulüne uygun olarak haciz bildirisi ve ödeme emri tebliğ edilmeden haciz işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne dair Vergi Mahkemesi kararına karşı davalının istinaf başvurusu reddedilmişse de; 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 5. maddesinde, gerçek kişiler yönünden elektronik tebligat adresi başvurusunun yazılı olarak "elektronik tebligat talep bildirimi" vermek suretiyle yapılabileceği gibi anılan başvurunun internet vergi dairesi üzerinden de yapılabileceğinin düzenlendiği, davalı idarece sunulan belgelerden, davacının e-tebligat aktivasyon kaydının 29/03/2016 tarihinde ... IP numaralı bilgisayar üzerinden internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda yapıldığı, aktivasyon kaydına ait veri tabanı kayıtları incelendiğinde davacıya ait TC kimlik numarası, vergi kimlik numarası gibi kişisel bilgilerin eksiksiz olarak girildiği, 511 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere internet vergi dairesinin mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle işlemlerin yapıldığı elektronik bir ortam olduğu, elektronik talep bildiriminde bulunurken sisteme mükellefe ait e-devlet şifresi, dijital şifre vb. ile girilmesi gerektiğinden söz konusu elektronik tebligat adresi talep başvurusunun davacının haberi olmadan yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafından, kendisinin bilgisi dışında adına elektronik tebligat adresi oluşturulduğu hususunda adli makamlara suç duyurusunda bulunulduğuna veya vergi dairesine bilgi verildiğine ya da bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir bilgi-belge sunulmadığı gibi dava konusu haciz işleminin dayanağı haciz bildirisi ve ödeme emrinin davacıya elektronik ortamda aynı tebligat adresine tebliğ edildiği ve anılan belgelerde sistemden açılıp okunduğuna ilişkin kayıtların bulunduğunun görüldüğü, bu sebeple dava konusu haciz işleminin dayanağı haciz bildirisi ve ödeme emrinin tebliğinin usulüne uygun olduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince, diğer hususlar yönünden yapılacak incelemeye göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Davacının, davanın kabulü ile dava konusu haciz işleminin iptali yolunda verilen hükmün yeterince açık olmadığı, icrasında tereddüt oluşturduğu ve eksik hüküm kurulduğu iddialarıyla yaptığı temyiz isteminin; davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararı yukarıda yazılı gerekçe ile bozulduğundan, bozma üzerine uyuşmazlığın esası incelenerek yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 18/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/141, K. 2025/4932, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-141-e-2025-4932-k-dd7637db09ab