Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/1005 E. 2025/4367 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/1005
- Karar No
- 2025/4367
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/1005 Karar No : 2025/4367
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 ve 2014 yıllarına ait gelir vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçları nedeniyle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine 6183 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen uyuşmazlık konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından uyuşmazlık konusu ödeme emrinin içeriğini oluşturan amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de, 2013 yılı için 7143 sayılı Kanun'a göre matrah artırımı talebinde bulunulduğundan, Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak taksit ödeme süresince zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceği kuralı gereği matrah artırımı koşullarının ihlal edildiği tarihe kadar geçen sürenin işlemeyen süre olarak dikkate alındığı, 2014 yılına ilişkin cezalı tarhiyatların ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, zamanaşımı iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İkrazatçılık yaptığı yönünde somut bir tespit bulunmadığı, idarece ilgili raporların kendisine tebliğ edildiğine ilişkin bir belge sunulamadığı, matrah artırımı koşullarına göre ödenmediği belirtilen beşinci taksiti gecikme faiziyle birlikte izleyen ayın sonunu beklemeksizin ödediğinden, 7143 sayılı Kanun'dan yararlanma hakkını kaybetmediği, vergi alacağının zamanaşımına uğradığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına, 2013 ve 2014 yıllarına ait gelir vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçları nedeniyle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde, zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımının mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükümlerine yer verilmiştir. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un, "Kapsam ve Tanımlar" başlıklı 1. maddesinin, 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerinin hangi amme alacakları hakkında uygulanacağı bentler halinde sayılmış, 3. fıkrasında, bu Kanunun, bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve yeni hükümler ihdasına ilişkin hükümleri kapsadığı, 9. maddesinin 15. fıkrasında, bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında beyan edilen vergilere, ödeme yönünden şartların ihlali hâlinde, kesilmesi gereken vergi cezaları için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ile bu Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceği, "İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler" başlıklı 4. maddesinin onuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde; bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak bu Kanunun yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar, 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği düzenlemeleri yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 43. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emri içeriği 2014 yılına ait vergi alacağına ilişkin kısmı Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emri içeriği 2013 yılına ait vergi alacağına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince: Dosyanın incelenmesinden, alkollü ve alkolsüz içeceklerin perakende ticaretiyle iştigal eden davacının, 2013 ve 2014 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, mutat olarak borç para verme işiyle uğraştığı ve faiz geliri elde ettiği, ancak anılan yıllar için 7143 sayılı Kanun'a göre matrah artırımında bulunduğundan, gelir vergisi ve geçici vergi yönünden eleştiri konusu yapılacak bir hususun olmadığı tespitlerine yer verildiği, bununla birlikte, davacının matrah artırımı kapsamında 5. taksitini zamanında, 6. taksitini ise vadesi olan 31/07/2019 tarihini izleyen 31/08/2019 tarihine kadar ödememesi üzerine, 7143 sayılı Kanun'a göre ilk taksit ödeme tarihi olan 01/09/2018 ile matrah artırımı koşullarını ihlal ettiği 01/09/2019 tarihleri arasındaki sürenin, 7143 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 15. fıkrasında yer alan "... bu Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez." hükmü uyarınca, 2013 yılı bakımından tarh zamanaşımının hesabında işlemeyen süre olduğu ve zamanaşımının 31/12/2019 tarihine kadar uzadığı da kabul edilmek suretiyle, söz konusu yıllar için yeniden inceleme yapılarak ... tarih ve ..., ..., ... ve ... sayılı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği, matrah artırımı koşullarının ihlalinden sonra başlanılan incelemeler sonucunda düzenlenen bu raporlara dayanılarak 2013 ve 2014 yılları için bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi tarhiyatları yapılarak 26/11/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, tarhiyatların dava açılmaksızın kesinleşmesi ve ödeme yapılmaması üzerine de dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7143 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümlerinin değerlendirilmesinden, mükellefler tarafından matrah artırımında bulunulması ve tahakkuk eden vergilerin Kanun'da belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamayacağı, matrah artırımı nedeniyle tahakkuk eden vergilerin Kanun'da öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi halinde ise, artırımda bulunulan yıllar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmasına bir engel bulunmadığı, ancak inceleme ve tarhiyatın tarh zamanaşımı süresi içerisinde yapılması gerektiği, anılan Kanun'un 9. maddesinin 15. fıkrasında yer alan ... bu Kanun kapsamındaki alacaklarla ilgili olarak mevzuatlarında yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taksit ödeme süresince zamanaşımı süreleri işlemez. hükmünün, Kanun'un "Kapsam ve Tanımlar" başlıklı 1. maddesi dikkate alındığında, 5. maddesinde düzenlenen matrah artırımı bakımından uygulama kabiliyetinin olmadığı sonucuna ulaşıldığından, 213 sayılı Kanun'un vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı yönündeki hükmü karşısında, en geç tarh zamanaşımı süresinin dolduğu 31/12/2018 tarihine kadar tarh ve tebliği gereken 2013 yılına ait vergi alacağının, bu süre geçtikten sonra 26/11/2019 tarihinde ihbarname ile tebliğ edildiği ve zamanaşımına uğramış amme alacağının dava konusu ödeme emriyle tahsil edilmek istenildiği görüldüğünden davacı iddialarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "böyle bir borcun olmadığı" kapsamında değerlendirilerek dava konusu ödeme emrinin anılan döneme ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, davayı söz konusu alacak yönünden de reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi .. Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu ödeme emri içeriği 2013 yılına ait vergi alacağına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.