Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/5394 E. 2026/1028 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/5394
- Karar No
- 2026/1028
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/5394 Karar No : 2026/1028
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...
DİĞER DAVALI : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Diyarbakır ili Bismil ilçesi ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davalı idarece inşa edilip kendisine tahsis edilen iskan konutu ve ahırının, yapı inşaatındaki malzeme eksiklik ve kusurlu imalatlar nedeniyle kullanılmaz durumda olduğundan bahisle bedelsiz bir şekilde yıkılarak yeniden inşa edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik Diyarbakır Valiliği Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarihli ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mülga 2510 sayılı İskan Kanunu kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, Çeltikli ve Alibey Köyde yaptırılan iskan konutlarının tahsis işlemi sonrasında, davalı idare ekiplerince 03/04/2006, 01/07/2006, 02/10/2006, 14/11/2006, 14/04/2006, 01/06/2007, 13/08/2007 ve sonrasında yapılan muhtelif incelemeler neticesinde düzenlenen Teknik Raporlarda zeminden, yapım tekniğinden, imalat hatalarından ve uygun olmayan dolgu malzemesi kullanımından kaynaklanan hasarların tespit edildiği, bu tespitler sonrasında kusurlu imalatlar nedeniyle davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ekiplerince 09-10-11 Nisan 2014 günleri yapılan tespit ve incelemeler neticesinde düzenlenen 28/04/2014 tarihli teknik raporda; iskan konutlarının Çeltikli ve Alibey Köyünde olmak üzere iki ayrı yerleşim alanında yapıldığı belirtilerek her iki köy yönünden de mahallinde inceleme yapılması üzerine 150 adet iskan konutu yapılan ... Köyü yönünden; davacının konutunun da aralarında bulunduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ... nolu konutların muhtelif iç ve dış duvarlarında kılcal düşey, yatay ve diyagonal çatlakların tamir harcı ile tamir edilmesi gerektiğinin, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu konutların muhtelif taşıyıcı iç ve dış duvarlarında yatay, düşey, diyagonal çatlakların ve ciddi hasarların güçlendirilmesi gerektiği, ... ve ... nolu iki adet konutun ise muhtelif taşıyıcı iç ve dış duvarlarda yatay, düşey, diyagonal çatlakların ve ciddi hasarların oluştuğunun tespit edildiği ve neticede bu konutların kullanılmasının can ve mal emniyeti açısında uygun olmadığı, konutların onarım ve güçlendirmelerine ilişkin faaliyetlerin ekonomik ve teknik olarak uygun olmadığı tespitiyle yıkılarak yeniden yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, diğer konutlarda statik açıdan herhangi bir sorun görülmediği, Raporun "zemin incelemesi" başlıklı kısmında"...Özellikle Çeltikli Köyünde su basman perdesi yüksekliklerinin fazla tutulması nedeni ile temel içi dolgu hacimleri oldukça fazladır. Bu manada iç ve yan dolgu malzemelerinin vasıfları ve sıkıştırılması önem taşımaktadır. Esasen yaşanan hasarların genel olarak bu dolgu malzemelerinin vasıfsız olması ve usulüne uygun sıkıştırılmamasından kaynaklandığı düşünülmektedir." değerlendirmesinde bulunulduğu, öncelikle bakılan uyuşmazlığın 5543 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası kapsamında bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirildiği, anılan geçici maddenin İskan Kanunu kapsamında hak sahibi kabul edilerek kendilerine Diyarbakır ili Bismil ilçesi Çeltikli de 2003 ve 2004 yıllarında taşınmaz verilen, ancak konutları ve işletme binalarının zemin hareketlerinden dolayı hasar gördüğü teknik raporlarla tespit edilenleri kapsadığı, bu kapsamda daha önce tespit yapılan 28/04/2014 tarihli Teknik Raporda Çeltikli ve Alibey Köy yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı ve iskan konutlarının iki ayrı yerleşim yerine yapıldığının açıkça belirtildiği, zemin kaynaklı hasarların (temel arası dolguların kontrolsüz ve tekniğine uygun olarak sıkıştırılmaması, bu sebeple su sızıntıları nedeniyle döşemelerde oturmaların oluşması) Çeltikli Köyünde ... ve ... İnşaat tarafından yapılan konutlarda tespit edildiği, raporun zemin incelemesine ilişkin kısmında da bu sorunlarla Çeltikli Köyünde karşılaşıldığının vurgulandığı, nitekim bu madde kapsamında düzenlenen 2018 tarihli son Teknik Raporun da yalnızca Çeltikli Köyüne ilişkin olarak düzenlendiği, her iki köy arasında yaklaşık 12 km mesafe olduğu, bu itibarla 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının kapsamına Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, Çeltikli Köyünde bulunan ve hasar gördüğü tespit edilmiş olan yapıların alındığı, Alibey Köyün ise bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, uyap kayıtlarının incelendiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görevlilerince mahallinde yapılan incelemeler neticesinde 28/04/2014 tarihli teknik rapor düzenlendikten sonra Çeltikli Köyünde iskan konutu tahsis edilenlerden bazıları tarafından, anılan raporda tespit edilen eksiklik ve imalat hatalarından bahsedilerek kendi konutlarının da yıktırılarak projeye uygun biçimde yeniden inşa edilmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, bu başvuruların reddi üzerine açılan davalarda verilen iptal kararlarına istinaden lehine karar verilen 87 adet hak sahibine yeniden konut yapıldığı, davacı tarafından "2014 tarihli Teknik Raporda taşıyıcı duvarlarda çatlaklar ve ciddi hasarlar olduğundan bahisle Alibey Köyde bulunan dava konusu konutta dahil olmak üzere çok sayıda konut hakkında yıkım kararı alındığı ancak uygulanmadığı, daha önce Çeltikli köyünde lehlerine sonuçlanan yargı kararları olduğu, yıllardan beri hasarlı olan konut ve işletmenin (ahırın) kullanılmasının can ve mal emniyeti açısından uygun olmadığı" ileri sürülerek onarım ve güçlendirme yapılmasının mümkün olmaması sebebiyle yıkım kararı alınan diğer konutlar gibi yıktırılarak bedelsiz olarak yapılması istenilmekte ise de, 2018 yılında Kanuna eklenen geçici madde ile Çeltikli Köyünde bulunan ve hasar gördüğü tespit edilmiş olan yapılar yönünden yeniden yaptırılacak teknik tespit raporuna göre yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren 180 gün içerisinde başvuranlara konutlarının yıkılarak yeniden yapılmasına dair yeni bir hak tanındığı, söz konusu geçici maddenin Alibey Köyde yer alan iskan konutlarını kapsamadığı, dolayısıyla davacının bu madde kapsamında yeni bir başvuru hakkı olmadığı, öte yandan her ne kadar davacı tarafından 2014 tarihli Teknik Raporda tarafına teslim edilen ev ve ahır yönünden taşıyıcı duvarlarında çatlaklar ve ciddi hasarlar oluştuğu ve yıkım kararı alındığı ileri sürülmekte ise de anılan Raporda ... Köyde yapılan yalnızca ... ve ... numaralı konutlar yönünden yıkılmaları gerektiğine dair değerlendirmede bulunulduğu, davacıya tahsis edilen ... nolu konutun taşıyıcı duvarlarında hasar bulunduğuna dair bir tespitin yer almadığı, yalnızca muhtelif iç ve dış duvarlarında kılcal çatlakların bulunduğu ve tamir harcı ile tamir edilmesi gerektiğinin önerildiği, bu tespitten sonra söz konusu taşınmazın yıkılması gerektiğine dair yeni bir rapor bulunmadığı gibi hasarsız, az hasarlı olan ya da tamir veya güçlendirme gerektiren iskan konutlarının yıkılarak yeniden yapılmasına cevaz veren güncel bir yasal düzenleme de olmadığı, öte yandan dava konusu iskan konutunun 2004 yılında teslim edildiği ve 2014 yılında basit tamirle giderilebilecek hasar tespitinde bulunulduğu göz önüne alındığında teslim tarihinden yaklaşık yirmi yıl geçtikten sonra konutun yıkılacak derecede kusurlu imal edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine 06/02/2023 tarihli depremlerden sonra yapılan hasar tespit incelemeleri neticesinde ihtilaflı yapının hasarsız olduğunun saptandığı ve bu tespite karşı davacı tarafından dava açılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının iskan konutunun yıktırılarak bedelsiz olarak yeniden yapılması istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi Kararıyla, davacının başvurusunda, aynı mevkiide 2510 Sayılı Kanun kapsamında konut ve ahır verilen başka kişilere ait konut ve ahırlarda yapılan incelemeler neticesinde, muhtelif taşıyıcı ve dış duvarlarda yatay, düşey, diyagonal çatlakların ve ciddi hasarların oluştuğunun, bu konutlarında mevcut temel içi dolgularının temel seviyesine kadar kaldırılarak, yerinde tekniğe uygun blokajlı temel iç dolgusunun yapılması gerektiğinin rapor edildiği ve bu yerlerin mahkeme kararları üzerine yeniden yaptırıldığı belirtilerek, kendi konut ve ahırının da yıkımının gerçekleştirilip projeye uygun bir biçimde bedelsiz yaptırılmasının istenildiği, huzurdaki dava ile benzer iddialar ileri sürülerek açılan bir kısım davalarda Mahkemece mahallinde icra edilen keşifler neticesinde hazırlanan bilirkişi raporlarında esas olarak "zemindeki dolgu içerisinde meydana gelen göçmelerden ötürü ev ve ahırlarda sorunlar oluştuğu" yönünde tespitlerde bulunulduğu, işbu uyuşmazlıkların 5543 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası kapsamında değerlendirildiği nazara alındığında, davacıya ait konut ve ahırdaki kullanılmaz hale gelme iddiasının temel dolgusundaki kusurlu imalat ve malzeme kullanımı nedeniyle meydana gelen zemin hareketlerinden kaynaklandığı, bu haliyle davaya konu uyuşmazlığın 5543 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası kapsamında olduğu, 5543 sayılı İskan Kanunu'nun Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca teknik tespit raporu hazırlanmadığı ve hak sahiplerinin bilgilendirilmediği, bu rapor uyarınca davacıya tanınan 180 gün süre içerisinde başvurması için usulüne uygun bir sürecin işletilmediği, teknik rapor ile hak sahibi olduğu tespit edilenlerin 180 gün içerisinde müracaat etmemeleri veya bu süre geçtikten sonra müracaat etmeleri halinde herhangi bir hak talebinde bulunamayacağı dikkate alındığında, davalı idareye yapılan başvurunun 5543 sayılı İskan Kanunu'nun Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerekirken mevzuatta davalı idareye getirilen yükümlülükler yerine getirilmeksizin konut veya işletme yapımının mümkün olmadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, İdare Mahkemesi kararında, 5543 sayılı İskan Kanunu'nun Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası kapsamına Diyarbakır İli Bismil İlçesi, Çeltikli Köyünde bulunan ve hasar gördüğü tespit edilmiş yapıların alındığı, Alibey Köyün bu kapsamda değerlendirilemeyeceği belirtilmiş ise de; gerek 5543 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının madde metninde, gerekse gerekçesinde, "Çeltikli Köyü / Mahallesi" ibaresine yer verilmeksizin "Diyarbakır-Bismil-Çeltikli ilçesinde" ve "Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, Çeltikli'de" şeklindeki ifadelere yer verilerek muğlak ve yoruma açık bir düzenleme getirildiği gözetildiğinde ve ilgili kanun maddesinin amacı esas alınmak suretiyle bu davayı açan davacının da Çeltikli'de konut teslim alan davacılar ile aynı Kanun hükmüne dayanarak aynı dönemde aynı hak ve yükümlülükler çerçevesinde hak sahibi kabul edilip konut teslim aldığı dikkate alındığında ilgili Mahallenin adının Kanun'da açıkça zikredilmediğinden bahisle bu olayda söz konusu Kanun maddesinin uygulanmayacağı yorumuna varmanın benzer durumda olan kimseler için farklı uygulamalara sebep olabileceği, bu durumun Anayasa'daki eşitlik anlayışına da uygun olmayacağı, 5543 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının yerleşim birimi olarak yalnızca Çeltikli Mahallesi'ni değil, mevki olarak Çeltikli bölgesi ve civar köyleri kapsadığı değerlendirilerek, anılan hükmün dava konusu uyuşmazlığın çözümünde uygulanabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, iptali istenilen işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olmadığı, 5543 sayılı İskan Kanunu'nun Geçici 10. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren davacı tarafından 60 gün içerisinde yapılmış herhangi bir başvurunun varlığının tespit edilemediği, süre aşımı nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiği, konutların bedelsiz olarak yıkılıp yapılmasının İskan kanununa aykırılık teşkil ettiği, davacının konutunda hasar bulunmadığı ve herhangi bir projeye aykırı olmadığı, verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı ve işin esası hakkında yeni bir karar verildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararı gereğince "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü" halinde hükmün denetlenmesini talep etme hakkı kapsamında, Bölge İdare Mahkemesince verilen bu karara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğuna karar verilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Diyarbakır ili Bismil ilçesi ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davalı idarece inşa edilip kendisine tahsis edilen iskan konutu ve ahırının, yapı inşaatındaki malzeme eksiklik ve kusurlu imalatlar nedeniyle kullanılmaz durumda olduğundan bahisle bedelsiz bir şekilde yıkılarak yeniden inşa edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik Diyarbakır Valiliği Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarihli ve E-... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 5543 sayılı İskan Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Kanunun amacının; göçmenlerin, göçebelerin, yerleri kamulaştırılanlar ile millî güvenlik nedeniyle yapılacak iskân çalışmalarını, köylerde fiziksel yerleşimin düzenlenmesine ilişkin uygulamaya esas şartları ve alınacak tedbirleri, iskân edilenlerin hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir." hükmü, "İskan yardımları" başlıklı 9. maddesinde, "Göçmen, göçebe, yerleri kamulaştırılanlar ve milli güvenlik nedeniyle yerlerinin değiştirilmesine karar verilenlerin iskânı; şehir, kasaba ve köylerde, Bakanlıkça hazırlanacak plan ve projesine uygun olarak; a) Öncelikle konut ve arsası, b) Esnaf, sanatkâr ve tüccarlara, geçimlerini sağlayacak işyeri ve arsası ile işletme kredisi, c) Çiftçilere tarımsal projesinde öngörülen arazi, gerekli tarımsal girdiler, tarımsal yapılar veya arsası ile aynî ve nakdî işletme ve donatım kredileri, ç) Hak sahiplerinin talepleri halinde, konut, işyeri ve tarım arazisi kendileri tarafından bulunarak teklif edilmesi ve Bakanlıkça uygun görülmesi halinde toplu veya münferit olarak ailelere iskân kredileri, verilmek suretiyle bu Kanun hükümlerine göre borçlandırma yoluyla yapılır. Hükmüne, "Borçlandırma, teminat ve vadesinde ödenmeyen borçlar" başlıklı 27. maddesinde, (1) İskân ve fiziksel yerleşim düzenlemelerinde hak sahipleri; kendilerine verilen taşınmazlardan dolayı, kamulaştırılan ve satın alınan taşınmaz mallar için kamulaştırma veya satın alma bedelleri, yapılar için maliyet bedelleri, Hazine arazileri için rayiç bedelleri üzerinden borçlandırılırlar. Ancak, iskân amacıyla kamulaştırılmış, satın alınmış, inşa edilmiş olup, çeşitli nedenlerle tahsisleri bir yıl içinde yapılmamış taşınmaz mallar yeniden iskân uygulamasına alındığı takdirde, yeni hak sahipleri bu taşınmaz malların rayiç bedelleri üzerinden borçlandırılırlar. (Ek cümleler:10/6/2022-7410/21 md.) Bu Kanunun 10 uncu, 11 inci ve 12 nci maddeleri kapsamına giren hak sahibi ailelerden sözleşme aşamasında borcunu peşin olarak ödemek isteyenlere borçlandırma bedeli üzerinden yüzde altmış beş oranında indirim yapılır. Ödemesiz süre içerisindeki işlerde ise borçlandırma bedeli üzerinden yapılacak peşin ödeme indirim oranları yönetmelikte belirtilir. (2) Borçlandırma muameleleri, aile fertleri veya kendi başlarına iskân edilenlerin adına yapılır. (3) Taşınmaz mallara ait borçlandırma bedelleri faizsiz olarak tahsil olunur. Bu Kanun uyarınca açılacak işletme ve donatım kredileri ile fiziksel yerleşimi düzenleme amacıyla yapılacak taksitli arsa satışları ve aileye verilen konut ve işletme binası kredileri faize tâbidir. (4) Taşınmaz malların borçlandırılmasında ödemesiz süre ve vade, açılacak kredilerin ve arsa borçlarının faiz nispeti ve vadeleri ile borçlandırma ve kredilendirmeye ait diğer hususlar yönetmelikte belirtilir. (5) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 24/9/2008 tarihli ve E.: 2006/142, K.: 2008/148 sayılı Kararı ile.) (6) Bu Kanun hükümlerine göre borçlandırma suretiyle yapılan iskân yardımlarının tamamı için, verilecek taşınmaz mallarda Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilir. (7) Erteleme sebepleri dışında kalıp da muaccel hale gelen alacaklar, Bakanlıkça millî bir bankayla yapılacak protokol çerçevesinde takip ve tahsil olunur. Erteleme sebepleri yönetmelikle belirlenir. (8) Borçlunun haczedilebilir taşınır malı bulunmadığı veya borcuna yetmediği takdirde, borcun tamamı muacceliyet kesbeder ve bu Kanuna göre verilen veya kredi açmak suretiyle sağlanan taşınmaz malların tapu kayıtları mahkeme kararıyla Hazine adına tashihen tescil edilir ve bu taşınmaz malların iade işlemleri 29 uncu madde hükümlerine göre yürütülür. (9) İskân edilen ailelere verilen taşınmaz mallar, gerek idarenin ve gerekse iskân edilen ailelerin istek ve rızaları dışında geri alındığı takdirde, geri alınmadan dolayı eksilen istihkaklarının karşılanması maksadı ile yapılacak kamulaştırma ve satın alınmadan doğan ilave bedeller geri verilecek paralar tertibinden karşılanır." hükmü, "Borçlandırmasız hizmetler, harcamalar" başlıklı 30. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak yapılacak; karşılıksız iskân yardımları, altyapı tesisleri, sosyal, kültürel, idari, ekonomik ve diğer tesisler, imar planları ve teknik yardım niteliğindeki tip projeler karşılıksız olarak yapılır veya yaptırılır." hükmü, "Bütçeye ödenek konulması" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda yazılı görevlerin gerektirdiği etüt, araştırma, planlama, projeleme ve uygulama işleri Bakanlıkça yapılır veya yaptırılır." hükmüne yer verilmiştir. 16/05/2018 tarihinde 7144 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle eklenen Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasında, "Mülga 2510 sayılı Kanun hükümlerine göre Diyarbakır ili Bismil ilçesi Çeltikli’de hak sahibi kabul edilerek kendilerine 2003 ve 2004 yıllarında taşınmaz verilen, ancak konutları ve işletme binalarının zemin hareketlerinden dolayı hasar gördüğü teknik raporlarla tespit edilen hak sahibi ailelerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içerisinde Diyarbakır Valiliğince yaptırılacak teknik tespit raporuna göre hak sahiplerine yapılacak yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren yüz seksen gün içinde varsa açmış oldukları davadan feragat ederek müracaat edenlerin konut ve işletme binaları yıkılarak yerlerine yenileri yapılır. Bu süre sonrasında yapılan müracaatlar dikkate alınmaz ve herhangi bir hak talebinde bulunulamaz. Bu aileler; yapılan ve yapılacak yapıların bedelleri için mülga 2510 sayılı Kanun hükümlerine göre yeniden borçlandırılır ve varsa önceden ödedikleri bedeller güncellenerek yeni borçlarından mahsup edilir. Konutları yeniden yapılacak hak sahibi ailelere, talep etmeleri halinde konutları teslim edilinceye kadar borçlarına eklenmek kaydıyla kira yardımı yapılabilir. Diğer hususlarda ilgili mevzuat hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 7144 sayılı Kanun'un Genel Gerekçesi'nde, "2510 sayılı İskan Kanununa göre Diyarbakır-Bismil-Çeltikli ilçesinde iskan edilmelerine karar verilen hak sahibi ailelerin iskanı için öngörülen konut ve işletme binalarında yaşanan sorunların giderilerek, mevcut yargı yükünün azaltılması ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi gibi çeşitli konularda düzenlemelerin hayata geçirilmesi öngörülmektedir." gerekçesine yer verilmiştir. Madde gerekçesinde ise; "Maddenin birinci fıkrası ile; hem hak sahipleri ödeme güçlüğünden kurtulmuş olacak hem de tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili sağlanabilecektir. Mülga 2510 sayılı İskân Kanununa göre Diyarbakır-Bismil-Çeltikli ilçesinde iskân edilmelerine karar verilen hak sahibi ailelerin iskânı için öngörülen konut ve işletme binaları yığma yapı tekniği ile yaptırılmıştır. Hak sahibi ailelere verilen taşınmazlarda arazi yapısı ve yapım tekniğinden zamanla meydana gelen deformasyonlar onarılamayacak düzeylere ve can ile mal güvenliğini tehdit edecek boyutlara gelmiş olup, hak sahibi aileler için yürürlükteki deprem yönetmeliğine uygun olarak yeniden yapılan ve yaptırılacak konut ve işletme binalarının borçlandırılarak verilmesi gerekmektedir. Hak sahiplerinin eski konutları için yıl içinde yatırdıkları anapara taksitleri yeni borçlanma tarihi itibarı ile ÜFE katsayısına göre güncellenerek yeni borç bedelleri belirlenip ve konut teslimi ile geri ödeme süreci başlamaktadır. Binaların taşıyıcı sistemin yığma olması ve hafriyattan çıkan malzemenin dolguda kullanılması gibi hususlar idarenin kamu yararı amacıyla verdiği kararlar olup killi zeminin ilerde ortaya çıkarttığı problemler öngörülememiştir. Maddenin ikinci fıkrası ile varsa konutlarının yıkılıp yeniden yapılması amacıyla dava açan hak sahibi ailelerin açtıkları davalardan vazgeçerek yargı yükünün azaltılması ve vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmıştır. " belirlemeleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 5543 sayılı İskan Kanunu kapsamında iskan edilmeyi kabul ve taahhüt edenlerin yerleştirilmeleri için Diyarbakır ilinin Bismil ilçesinde belirlenen Çeltikli ve Alibey Köylerinde davalı idarece iskan konutları yapımına başlandığı, Çeltikli Köyünde ... İnşaat tarafından 268 adet, ... İnşaat tarafından 272 adet ve Alibey Köyünde 150 adet iskan konutu yapıldığı, devam eden süreçte gerek Çeltikli gerekse Alibey Köyünde teslim edilen konutlardaki kusurlu/eksik imalat ve hasarlar yönünden davalı idarece muhtelif tarihlerde incelemeler yapılarak teknik raporlar düzenlendiği, Çeltikli Köyünde inşa edilen konutlardan bir kısmının yıkılarak yeniden inşa edilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddi üzerine açılan davalarda verilen "iptal" kararlarına istinaden 87 adet konut/ahırın yıktırılıp yeniden yapıldığı, gelinen aşamada davacı tarafından, mülga 2510 sayılı İskân Kanunu uyarınca kendisine tahsis edilen iskan konut ve ahırın da; daha önceki bu tespitlere istinaden imalatının kusurlu olduğu, eksik malzeme kullanıldığı, can ve mal emniyeti açısından uygun olmadığı yıllardan beri hasarlı olduğu ileri sürülerek onarım ve güçlendirme yapılmasının mümkün olmaması sebebiyle yıkım kararı alınan diğer konutlar gibi yıktırılarak bedelsiz olarak yapılması istemiyle başvuru yapıldığı, anılan başvuru davalı idarece ''Talebiniz üzerine yapılan incelemede bahse konu yapıların yapımına 2000 yılında başlanıp, 2004 yılında teslim edildiği, tarafınızca eksiksiz ve kusursuz olarak teslim alındığı, aradan geçen süre itibarıyla yığma nitelikli yapılarınızın 2/12/1982 gün ve 17886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aşınma Paylarına ilişkin oranları gösteren cetvele göre %25-32 oranında aşınmaya ve eskimeye maruz kaldığı, yine 7269 Sayılı (Umimi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair) Kanuna göre, 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri sonrasında yapılan incelemede bahse konu yapılarda risk arz edecek hasar derecesi tanımlanmadığı, kullanılan konut ve işletmenin (ahır) yeniden yapımının mümkün olmayacağı'' gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davalı idarece 09-10-11 Nisan 2014 günleri yapılan tespit ve incelemeler neticesinde düzenlenen 28/04/2014 tarihli teknik raporda; iskan konutlarının Çeltikli ve Alibey Köyünde olmak üzere iki ayrı yerleşim alanında yapıldığı belirtilerek her iki köy yönünden de mahallinde inceleme yapıldığı, yapılan incelemede bazı konutların yıkılıp yeniden yapılması gerektiği, bazı konutlar yönünden ise güçlendirilmesi veya tamir edilmesi gerektiği yönünde tespitlerde bulunulduğu, 28/04/2014 tarihli teknik rapor düzenlendikten sonra Çeltikli Köyünde iskan konutu tahsis edilenlerden bazıları tarafından, anılan raporda tespit edilen eksiklik ve imalat hatalarından bahsedilerek kendi konutlarının da yıktırılarak projeye uygun biçimde yeniden inşa edilmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, bu başvuruların reddi üzerine davalar açıldığı, daha sonrasında ise 2510 sayılı İskan Kanununa göre Diyarbakır-Bismil-Çeltikli ilçesinde iskan edilmelerine karar verilen hak sahibi ailelerin iskanı için öngörülen konut ve işletme binalarında yaşanan sorunların giderilerek, mevcut yargı yükünün azaltılması ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi amacıyla 16/05/2018 tarihinde 7144 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle eklenen Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasının düzenlendiği, anılan fıkra ile Mülga 2510 sayılı Kanun hükümlerine göre Diyarbakır ili Bismil ilçesi Çeltikli’de hak sahibi kabul edilerek kendilerine 2003 ve 2004 yıllarında taşınmaz verilen, ancak konutları ve işletme binalarının zemin hareketlerinden dolayı hasar gördüğü teknik raporlarla tespit edilen hak sahibi ailelerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içerisinde Diyarbakır Valiliğince yaptırılacak teknik tespit raporuna göre hak sahiplerine yapılacak yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren yüz seksen gün içinde varsa açmış oldukları davadan feragat ederek müracaat edenlerin konut ve işletme binaları yıkılarak yerlerine yenilerinin yapılacağı düzenlemesinin getirilmesi üzerine 02/07/2018 tarihli teknik raporla yalnızca Çeltikli köyüne ilişkin olarak konut ve işletme duvarlarında can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yatay, düşey, diyagonal çatlaklar ve ciddi hasarlar oluşan yapıların yıkılıp yeniden yapılması gerektiğine ilişkin tespitlerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 5543 sayılı İskan Kanunu'nun Geçici 10. maddesinin 2. fıkrasıyla Diyarbakır ili Bismil ilçesi Çeltikli’de konutları ve işletme binalarının zemin hareketlerinden dolayı hasar gördüğü teknik raporlarla tespit edilen hak sahibi aileler için başvuru hakkı tanındığı, Alibey Köyünde yer alan konutların, Geçici 10. maddenin 2. fıkrası kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu madde kapsamında yeni bir başvuru hakkı olmadığı, ayrıca 28/04/2014 tarihli teknik raporda ... Köyüne ilişkin olarak yalnızca ... ve ... nolu konutlar yönünden yıkım kararının alındığı, davacının konutunun yıkılıp yeniden yapılmasına yönelik bir tespit de yer almadığından davacının yapmış olduğu başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 24/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.