Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/4982 E. 2025/7650 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/4982
Karar No
2025/7650
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/4982 Karar No : 2025/7650

DAVACILAR : 1- ... Mahallesi Muhtarlığı adına ... 2- ... Mahallesi Muhtarlığı adına ... 3- ... Mahallesi Muhtarlığı adına ... 4- ... Mahallesi Muhtarlığı adına ... 5- ... Odası 6- ...Derneği VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...Genel Müdürlüğü

DAVANIN ÖZETİ : Davalı MAPEG tarafından Giresun ili, Mesudiye ilçesi, ... köyü sınırları içinde, Tuprag Metal Madencilik A.Ş.'ye verilen ... erişim numaralı ve ... ruhsat numaralı (ön arama dönemi 1 yıl, genel arama dönemi 2 yıl, detay arama dönemi 4 yıl) 18/04/2018-18/04/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere verilen IV. grup maden arama ruhsatı ile davaya konu edilen ruhsatın tabi olduğu 11/12/2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 7., 11., 15., 16., 17., 18., 67., 68., 69., 84., 105., 114. maddelerinin iptali ile Maden Kanunu'nun 7., 14., 17., 46. maddeleri Anayasaya aykırı olduğundan iptali için Anayasa Mahkemesine başvuru yapılması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.

İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Davaların Açılması" başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtilmiştir. İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir. Dosyanın incelenmesinden davacılar vekili tarafından, dava dilekçesinin "Talep konusu" ile "Sonuç" kısımlarında dava dışı ... Metal Madencilik A.Ş.'ye verilen ... erişim numaralı ve ... ruhsat numaralı 18/04/2018-18/04/2025 tarihleri arasında geçerli IV. grup maden arama ruhsatının iptali ile davaya konu edilen ruhsatın tabi olduğu 11/12/2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin iptalinin istenildiği görülmektedir. Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat ve benzeri düzenlemelerin, üst hukuk normlarının daraltılması ve genişletilmesi sonucunu doğurmayacak şekilde, uygulamaya ilişkin konularda açıklayıcı ve tamamlayıcı nitelikte olması ve üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmemesi gerekmektedir. Dairemizin 31/12/2024 tarih ve E:2024/6437, K:2024/7993 sayılı dilekçe ret kararında, düzenleyici işlemin hukuki denetiminin yapılacağı hangi üst hukuk normuna ve hangi gerekçelerle aykırı olduğuna ilişkin detaylı açıklamalarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Başka bir ifadeyle, düzenleyici işlemlerin hukuka uygunluk denetimleri, söz konusu düzenlemelerin dayanağı olan ve/veya hiyerarşik sıralamada kendilerinden daha üstte yer alan hukuk normlarına hangi yönlerden aykırılık teşkil ettiğinin ortaya konulmasından ibaret olup, açılan davalarda davacılar tarafından bu hususlar belirtilmek suretiyle hukuka aykırılık iddialarına yer verilmelidir. Dairemizin yukarıda anılan dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde, Maden Yönetmeliği'nin tamamının iptali istenilmekle birlikte, söz konusu Yönetmeliğin Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere aykırı olduğundan bahisle iptali talep edilmiş; düzenleyici işleme ilişkin açıklamalarda, ruhsat dönemlerinin tek bir ruhsat üzerinde birleştirilmesine yönelik Yönetmelik çıkarıldığı ileri sürülmüş; düzenleyici işlemin hukuka aykırılığının gerekçesi tam olarak ortaya konulamamıştır. Bu sebeple, Dairemizin 24/04/2025 tarih ve E:2025/2235, K:2025/4007 sayılı kararında, dava konusu Yönetmeliğin hukuki denetiminin yapılacağı hangi üst hukuk normuna, bu normların hangi madde ve kısımlarına ve hangi gerekçelerle aykırı olduğuna ilişkin detaylı açıklamalarda bulunulması, ayrıca davacıların Yönetmeliğin tamamının iptalini istemek hususunda sahip olduğu menfaatin ve hukuki sebeplerin ortaya konulması, Yönetmeliğin tamamının iptali istenilmekte ise tamamına ilişkin hukuka aykırılık gerekçelerine yer verilmesi, aksi halde madde veya fıkraların ilgili kısımlarının/ibarelerinin iptalinin istenilmesi, bireysel işlem tesisi üzerine (arama ruhsatının iptali istemiyle) dava açıldığından, Yönetmelik maddelerinin iptali istenilen bireysel işlemle ilişkinlendirilerek hem bireysel işlemin hem de düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülen kısımlarının açıkça belirtilmesi ve bağlantı kurulması gerektiği gerekçesiyle yeniden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Gelinen aşamada, davacılar vekilince yenilenen dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin tamamının değil birden fazla farklı maddesinin iptali istenilmekle birlikte, bu kez de iptali istenilen bireysel işlem olan arama ruhsatının doğrudan dayanağını teşkil etmeyen maddelerin iptaline karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir. Şöyle ki, düzenleyici işlemlerin ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilebileceği, bu halde düzenleyici işlemin menfaat bağı kurulabilen her maddesinin idari davaya konu edilebileceği açıktır. Bununla birlikte, ilan tarihinden sonra davaya konu edilebilmeleri için ilgililerin menfaatini ihlal eden bir uygulama işleminin tesis edilmesi ve düzenleyici işlemin iptali istenilen maddesinin de söz konusu bireysel işlemle ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, bireysel işlem üzerine düzenleyici işlemin iptali istemiyle açılan davalarda, bahsi geçen düzenleyici işlemin ilan edildiği tarihten itibaren açılan davalarda olduğu gibi her maddesinin davaya konu edilmesi mümkün değildir. Dava konusu Maden Yönetmeliği 11/12/2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, dava konusu arama ruhsatının iptali istemiyle açılan davada ancak söz konusu ruhsatla doğrudan bağlantı kurulabilen Yönetmelik madde ve fıkralarının iptali talep edilebilecektir. Bu bakımdan, Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinin yalnızca hangi üst hukuk normuna aykırı olduğunun ortaya konulması yeterli olmayıp, söz konusu madde ve fıkraların arama ruhsatıyla bağlantısının da dava dilekçesinde belirtilmesi şarttır. Dava konusu edilen Maden Yönetmeliğinin 67. , 68., 69., 84., 105., 114. maddeleri özelinde dava dilekçesi incelendiğinde, bunların arama ruhsatı aşamasından sonraki ruhsat aşamalarına ilişkin bir dizi kuraldan ibaret olduğu, bu haliyle belirtilen maddelerin bazılarının, dava konusu edilen maden arama ruhsatı ile bağlantısı hiç kurulamamış olup bazılarının da madde ile irtibatının açıkça (dava konusu ruhsatın orman alanında olup olmadığı gibi) ortaya konulmadığı görülmüştür. Öte yandan, dava konusu edilen Maden Yönetmeliğinin 7. maddesi, 15. maddesinin 2., 3., 9. ve 11. fıkraları, 11. maddesinin 2. fıkrası, 105. maddesi, 114. maddesinin 1. fıkrası yönünden genel nitelikte iddialarda bulunulduğu, arama ruhsatıyla bağlantı kurulmasızın iptalinin istenildiği, yine Maden Yönetmeliğinin 16., 17., 18. maddeleri ve maddelerin fıkralarına yönelik hiç bir iddiada bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava dilekçesinde Maden Yönetmeliğinin iptali istenilen maddelerinin tamamı yönünden arama ruhsatının dayanağı olduğunun ileri sürüldüğü, ancak buna dair yeterli açıklamaya ve iddiaya yer verilmeden oluşturulan dava dilekçesinin bu haliyle kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, dilekçede iptali istenilen maddeler yönünden ileri sürülen iddiaların dava konusu edilen ruhsatla bağlantısı-ilgisi kurulmak suretiyle hangi maddelerin hangi fıkralarının hangi gerekçe ile iptalinin istenildiğinin açık ve net olarak ortaya konulması gerektiğinden, bu haliyle dava dilekçesi 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmamıştır. Dava konusu edilen Maden Yönetmeliği maddeleri yönünden dava yenilenecekse Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığının da hasım mevkiine eklenerek yeni bir dava dilekçesi oluşturulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE, 2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacılar vekiline bildirilmesine, 3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacılara iadesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/4982, K. 2025/7650, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-4982-e-2025-7650-k-567d9ef1abf7