Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2025/4087 E. 2026/644 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2025/4087
Karar No
2026/644
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/4087 Karar No : 2026/644

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av....

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 26/01/2019 tarihinde Bingöl Haserek Kayak Tesislerinde yapılan etkinlik kapsamında Bingöl Belediyesi tarafından kurulan çadırın tentesinin üstüne düşmesi sonucunda sağ bacağında/kalçasında yaralanma meydana geldiği, yaralanmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş gücü kaybı için (miktar artırımı yapılmak suretiyle 1.993.748,28-TL) 500,00-TL, geçici iş gücü kaybı için 250,00-TL, bakıcı gideri için (miktar artırımı yapılmak suretiyle 1.790,60-TL) 250,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklı tazminat talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, olayda davacının davalı belediye tarafından kurulan ve davalı idarenin gözetim ve denetiminde bulunan çadırın tentesinin üstüne düşmesi sonucunda yaralanmasıyla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılarak iddianame düzenlendiği, kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davalı belediyenin çalışanlarının ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunduğu, bilirkişi raporunda davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, ...Asliye Ceza Mahkemesine sunulan rapordaki saptamaların Mahkemelerince hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, bu doğrultuda, Mahkemelerinin 20/11/2020 tarihli ara kararıyla davacının vücut fonksiyon kaybı, maluliyet oranı, işgücü kayıp oranının ne kadar olduğunun saptanması için Adli Tıp Kurumu nezdinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği; bu kapsamda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ...tarih ve ... sayılı bilirkişi raporunda, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, geçici iş göremezlik süresi içerisinde 3 hafta süreyle başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, meslekte kazanma gücü kaybının ise %57 olduğu tespitlerine yer verilmiş; tebliğ edilen bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmiş ise de, yapılan itirazların raporu kusurlandıracak nitelikte olmadığı, raporun hükme esas alınabileceğinin değerlendirildiği, Mahkemelerinin 09/10/2024 tarihli ara kararıyla dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare vekili ile davacı vekilince yapılan itirazların raporu kusurlandırır nitelikte görülmediği, davacı vekilince 20/12/2024 tarihinde kayda alınan dilekçe ile maddi tazminat kalemlerinden sürekli iş göremezlik zararı kapsamındaki talep 1.993.748,28-TL olarak miktar artırımı yapıldığı, dava konusu olayın meydana gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacı için hesaplanan 1.993.748,28-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, davacının bakıcı giderinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, Mahkemeleri kaydına 11/11/2024 tarihinde intikal eden ve kararın sürekli iş gücü kaybından kaynaklı tazminat talebinin değerlendirildiği bölümde atıf yapılan bilirkişi raporunda, davacının işlemiş dönem bakıcı giderinden kaynaklı zararının ilgili dönem brüt asgari ücret tutarı üzerinden 1.790,60 TL olarak hesap edildiğinin görüldüğü, bu itibarla, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacı için bakıcı giderlerine yönelik hesaplanan 1.790,60-TL tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, davacının geçici iş gücü kaybından kaynaklı tazminat talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, geçici iş göremezlik tazminatında, kalıcı bir sakatlık söz konusu olmayıp belirli bir süre tedavi görülmesi, bu süre içerisinde çalışılamaması, bu sebeple kazanç kaybı söz konusu olmakla birlikte (olay tarihinde 60 yaşını geçkin, pasif dönem içerisinde yer alan) davacının olay tarihi itibarıyla kazanç getirici bir işte çalışmadığı göz önüne alındığında geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı ve talep edilen 250,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının reddedilmesi gerektiği, davacının manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede; davacının davalı belediye tarafından kurulan ve davalı idarenin gözetim ve denetiminde bulunan çadırın tentesinin üstüne düşmesi sonucunda yaralanması olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, manevî tazminatın hesaplanması ile ilgili yukarıda aktarılan bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede, manevî zararı doğuran olay nedeniyle davacının bacağından yaralandığı, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve %57 oranında kalıcı çalışma gücü kaybına uğradığı, olayın etkisi ve niteliği de dikkate alınarak; davacının duyduğu elem ve ızdırap nedeniyle takdiren 50.000,00-tl manevi tazminatın, davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine gidilmek suretiyle; davacının maddi tazminat taleplerinden sürekli iş görmezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatına ilişkin kısımlarının kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin 1.993.748,28-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, işlemiş dönem bakıcı gideri için ise 1.790,60-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, geçici iş görmezlik zararı için talep edilen 250,00-TL yönünden ise davanın reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar davalı idarece, Bingöl Valiliği'nin de hasım mevkiine alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de, uyuşmazlık konusu çadırın davalı Belediyeye ait olduğu, çadırın Belediye personelince kurulduğu, aynı olay sebebi ile açılan ceza davasında tüm sanıkların Belediye personeli olduğu, iki personel hakkında mahkumiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, salt etkinliğin Valilikçe düzenlenmesinin anılan idare yönünden hizmet kusuru yada kusursuz sorumluluk doğurmayacağı değerlendirdirilmekle Valiliğin hasım konumunda olmaması yönü ile kararda hukuka aykırılık görülmediği belirtilerek istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarelerinde görevli personelin havanın çok rüzgarlı olması nedeniyle çadır kurulumu yapmayacak olmalarına rağmen valilik görevlilerinin yer göstermesiyle kurulumu yaptıklarını beyan ettikleri, olayda valilik görevlilerinin sorumluluğunun bulunduğu, söz konusu olay tarihindeki hava şartlarının da değerlendirilmesi gerektiği, Bingöl Valiliğinin personelinin olayda kusurlu oldukları, husumetin Valiliğe yöneltilmesi gerektiği, talep edilen maddi ve manevi tazminat talebinin fahiş olduğu, davacının yenileme dilekçesi ile açmış olduğu davanın yargılama sürecinin ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu, davacının iki kez miktar artırımı yoluna başvurduğu, ayrıca davacıya yenileme dilekçesi öncesi E:... sayılı dosyada verilen karar gereği 22/12/2022 tarihinde 735.766,53 TL ödeme yapıldığı, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme esas alınarak karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bununla birlikte, dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararı sonrası yenilenen işbu davadan önce, dava konusu aynı olayla ilgili olarak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararı ile "dava dilekçesinin reddine karar verilerek davacının hangi maddi zararların tarafına ödenmesine karar verilmesini istediği hususunun netleştirilmesi" gerektiği gerekçesiyle kaldırılan .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kabul kararı uyarınca davacı vekilinin 16/12/2022 havale tarihli dilekçesi ile davalı idareye ödeme talebinde bulunduğu, davalı idare tarafından da 22/12/2022 tarihli ödeme emri belgesi ile davacı vekilinin dilekçesinde belirtilen hesaba 720.144,53-TL ödeme yapıldığı görüldüğünden, işbu dava sonucunda davacıya mükerrer ödemeye mahal verilmeyeceği açıktır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ......tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 09/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2025/4087, K. 2026/644, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2025-4087-e-2026-644-k-cf45ae46e34a