Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/4120 E. 2025/6612 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/4120
- Karar No
- 2025/6612
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4120 Karar No : 2025/6612
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesinde 5. sınıf öğrencisi olan davacının, azami eğitim öğretim süresini doldurduğundan bahisle 02/10/2023 tarihinde ilişiğinin kesileceğine yönelik işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 05/09/2014 tarihi itibariyle Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesine kaydının yapıldığı, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz döneminde ders kaydı yaptığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26/11/2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, yapılan değişikliğin eğitim öğretim yılı devam ederken yayımlanarak yayım tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, ancak Kanun'da hangi eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlayacağına yönelik açık bir düzenlemeye yer verilmediği, dolayısıyla 2014-2015 eğitim öğretim yılı içerisinde yürürlüğe giren hükmün azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin geriye yürütülerek 2014-2015 eğitim öğretim yılı başlangıcından mı yoksa ileriye doğru yürütülerek 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından mı uygulanacağı hususunda belirsizlik oluştuğu, ancak hangisi esas alınırsa alınsın, 2547 sayılı Kanun'un 44. maddesinin (c) bendinde azami öğrenim süresinin yıl olarak öngörüldüğü dikkate alındığında, azami öğrenim süresinin tespiti için eğitim öğretim yılının ortasının (diğer ifadeyle 2014-2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminin) esas alınmasının kabul edilebilir olmadığı, ilgili yasada aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe yasal düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden Kanunun azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından (2015-2016 eğitim öğretim yılı güz döneminden) itibaren uygulanmaya başlanılmasının daha kabul edilebilir bir yaklaşım olduğu, bu durumda, davacının azami öğrenim süresinin 2023-2024 eğitim öğretim yılı bahar dönemi sonunda (2024-2025 eğitim öğretim yılı güz dönemine başlamadan) son bulacağı anlaşılmakla, davacının 2022-2023 öğretim yılları sonunda azami öğrenim süresini doldurduğuna ilişkin 21/09/2023 tarihli işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının mevzuat hükmü uyarınca belirlenen azami süreyi doldurduğu, işlemin YÖK görüşleri doğrultusunda tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, azami öğrenim süresini doldurmadığı, dava konusu işlemin kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu, Anayasa'nın eşitlik ve eğitim-öğretim hakkı ilkesine aykırı davranıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 09/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.