Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/3511 E. 2025/7258 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/3511
- Karar No
- 2025/7258
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3511 Karar No : 2025/7258
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Çanakkale ili, Çan ilçesi, ... Köyü sınırları içinde 1.880,53 hektarlık saha için ihale sonucu verilen ... sayılı IV. grup maden arama ruhsatının ... İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi neticesinde maden arama sahasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla ruhsat iptal edilmeden önce yapılmış olan ve zarara dönüşen 161.396,00 TL giderin iadesi istemiyle 14/12/2016 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası hükmü ve yapılan açıklamalar ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı idarece, söz konusu maden arama ruhsatının bulunduğu alanda yer alan su kaynaklarına ilişkin olarak gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın söz konusu sahada madencilik faaliyetlerinin başlanması ve devam etmesi durumunda halihazırda kullanılmakta olan su kaynaklarının zarar görüp görmeyeceği ve mezkur alanın maden arama faaliyetine müsait olup olmayacağı konusunda gerekli tetkikler yapılmaksızın bahsi geçen maden sahasının ihale edilmesi ve dolayısıyla davalı idarenin yasal mevzuat gereğince maden arama ruhsatının bulunduğu alanda yer alan su kaynaklarına ilişkin olarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği ve eksik inceleme ve araştırma sonucu madencilik faaliyetine konu edilemeyecek alan için düzenlenen maden ruhsatının iptal edilmesine sebebiyet verdiği ve bu anlamda davacıya yüklenebilir herhangi bir kusur bulunmadığı hususu da göz önüne alındığında, dava konusu maden sahasına ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan ve değişik bileşenlerden (talep harcı, ruhsat harcı, arazi izin bedeli, ağaçlandırma bedeli, analiz ve işçilik giderinden oluşan toplam zararın) oluşan toplam 161.396,00 TL giderin iadesi istemiyle 14/12/2016 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı tarafça iptali istenen ve zarara uğramasının sebebi olarak gösterilen işlemin yargı kararının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tesis edilmiş bir işlem olduğu, Maden Kanunu uyarınca bir maden alanının faaliyete geçebilmesi için Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen izinlerin ve alanın özelliğine göre aranan diğer izinlerin maden sahibi tarafından alınmasının gerektiği, ancak gerekli bütün izinler alındıktan sonra faaliyete geçilebileceği, maden ruhsatı işletme işiyle iştigal eden davacının ticari gelir elde etme beklentisiyle yaptığı yatırıma ilişkin araştırmayı yapma yükümlülüğü altında olduğu, davacının ticari risk aldığı, bu riskin de kamuya yükletilmesinin doğru olmadığı, idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceği, davacının, kendisinin de müdahil olduğu davada, bozulmasını talep ettiği yargı kararı sonucunu beklemeksizin, arama ruhsatının iptali tüm yargı yollarından geçip kesinleşmeksizin ruhsat ile ilgili yapmış olduğu giderlerin tazminini isteyemeyeceği, zira maddi tazminata hükmedilebilmesi için meydana gelen zararın idarenin eylem ve işleminden doğmasının yanı sıra zararın kesin ve gerçekleşmiş bulunması gerektiği, davacının tazminini istediği zararın, idarenin eylem ve işleminden doğmadığı, zarar ile davalı idare işlemi arasında illiyet bağı bulunmadığı gibi, kesin de olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, idarenin haksız temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 06/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.