Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/2070 E. 2025/7406 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/2070
Karar No
2025/7406
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2070 Karar No : 2025/7406

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Uluabat Orman İşletme Şefliği sorumluluk sahası içerisinde kalan Bursa ili, Karacabey ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii'de bulunan devlet ormanının ... nolu bölmesinin, davacı tarafından işgal edilerek faydalanıldığı gerekçesiyle yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile müsaderesine karar verildiği gerekçesiyle izinsiz yapı ve binada el koyma işlemleri yapılacağından bahisle kapalı ve açık alanlarda bulunan taşınabilir şahsi eşyaların 18 gün içerisinde boşaltılarak tahliye edilmesi gerektiği, tahliye edilmemesi/boşaltılmaması halinde 03/07/2023 tarihinde el koyma işlemlerinin başlatılacağına ilişkin Karacabey Orman İşletme Müdürlüğü Uluabat Orman İşletme Şefliğinin ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan ceza davasında orman alanlarının işgali ve faydalanma suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına ve suça konu sabit tesis niteliğindeki bina ve 79 adet zeytin ağacının, 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesi hükmü uyarınca müsaderesine karar verildiği, anılan kararın 11/07/2016 tarihinde kesinleşmesinden sonra 15/06/2023 tarihli dava konusu işlemle ceza mahkemesince müsadere kararı verildiğinden bahisle söz konusu suça dayanak teşkil eden izinsiz yapı ve binanın 18 gün içerisinde boşaltılarak tahliye edilmesi gerektiği, tahliye edilmediği takdirde el koyma işlemlerinin yapılacağının tebliğ edildiğinin görüldüğü; bu durumda, müsadere kararına ilişkin yargısal sürecin 11/07/2016 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyecekleri, adli yargı yerince verilen müsadere kararının yerine getirilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemin, idarenin bu konuda tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olarak kabul edilemeyeceği, işbu davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, müsadere kararı verilen ceza mahkemesi kararının sonradan verilen düşme kararı ile sonuçlarının ortadan kalktığı, idarenin hukuka aykırı olarak verdiği el koyma kararının iptalinin gerektiği, uyuşmazlığa konu yapı hakkında alınmış yapı kayıt belgesinin de bulunduğu, bu belgenin de işlemi hukuka aykırı hale getirdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL temyiz yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 08/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/2070, K. 2025/7406, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-2070-e-2025-7406-k-339ffbe2300a