Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/6396 E. 2025/7802 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/6396
Karar No
2025/7802
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6396 Karar No : 2025/7802

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR):1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

2- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sınai Kumu Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Köyü mevkiinde bulunan İR:... ruhsat numaralı IV. grup (kuvars kumu) işletme ruhsatlı sahada 76.988,88 m² maden işletme izin alanı, 4.198,00-TL m² altyapı tesisi alanı olarak toplam 81.186,88 m² ilave izin alanı için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yapılan 03/05/2021 tarihli başvurunun reddine dair Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Şile Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işleme dayanak oluşturan Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasına ekli izin raporunda, talep konusu alanın, tohum meşeçeresi ve gen koruma alanları içerisinde bulunmadığı gibi muhafaza orman içerisinde ve endemik ve korunması gereken nadir ekosistem içerisinde bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğu, ancak söz konusu talep alan içerisinde sahil çamı bulunduğu, alan fonksiyonunun ise en yüksek miktarda odun üretimine haiz olduğu hususları göz önüne alındığında, talep hakkında izin verilmesi halinde ormancılık faaliyetlerinin olumsuz olarak etkileneceği, kaldı ki, anılan izin raporunda, yapılacak tesis veya altyapı tesislerinin orman dışında yapılmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği, bu kapsamda, daha önceki izin alanı ile yeni talep konusu alanın mevcut ormanlık sahanın derinliklerinde kalması, etrafında da herhangi bir yerleşim merkezi ve imar alanı bulunmaması hususları göz önüne alındığında, yapılan tespitlerin orman ekosisteminin korunması kapsamında uygun olduğu, bu durumda, dava konusu izin talebine konu ilave alanın orman olarak muhafazasındaki kamu yararının maden olarak işletilmesine kıyasen daha üstün olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı şirket tarafından ilave işletme saha izni verilmesi amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstanbul ili, Şile ilçesi, ... Köy hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunun S:... ruhsat numaralı IV. Grup (kuvars kumu ) maden işletme ruhsat sahasının devamında ... köyü hudutları dahilinde 06/02/2028 tarihine kadar geçerli olan 167,52 hektarlık işletme ruhsatı bulunan yerde 86,7 hektarlık alan için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğünce 06/02/2028 tarihine kadar kuvars kumu maden işletme izninin verildiği, davacı şirket tarafından İstanbul Orman Bölge Müdürlüğüne verilen ... tarihli dilekçeyle İR:... ruhsat sahası içerisinde toplam 81.185,57m²'lik alan için yeni izin talebinde bulunulması üzerine idare bünyesinde görev yapan kamu görevlilerinden oluşan heyet tarafından yapılan değerlendirme sonucunda ve ilgili tüm kurum görüşleri alındıktan sonra tanzim edilen 29/06/2021 tarihli değerlendirme formunda, söz konusu dilekçe kapsamındaki arazi için izin verilmesinde sakınca olmadığı yönünde müşterek görüş belirtildiği, 6831 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca verilen izinlere mahsus izin raporunda da, alanın tohum meşeceresi sınırları, muhafaza ormanı, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin ve gen koruma alanları içerisinde kalmadığının belirtildiği, başka bir ifadeyle mahallinde görevlilerce mevzuat hükümleri ile alanın özelliğinin incelenmesi sonrasında orman izni verilmesinde bir mahzur olmadığının ortaya konulduğu, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan yazılarda da uyuşmazlık konusu yer için izin verilmesinde kurumları açısından sakınca olmadığının belirtildiği, buna karşın Orman Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen dava konusu işlemde, ilgili Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yerinde yapılan incelemede talep edilen alanların orman olarak kullanılmasında kamu yararı olduğu düşünüldüğünden izin verilmesinin uygun görülmediği beyan edilmesine rağmen bu konuda İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünün böyle bir yazısının dosya kapsamında bulunmadığı, aksine heyet raporunun orman izni verilmesinde sakınca olmadığı yönünde olduğu, dava konusu işlemin devamında, izin ile ilgili kroki ve diğer eklerin incelenmesi sonucunda, her ne kadar civarında mevcut izinli saha bulunsa da talep alanının verimli devlet ormanına isabet etmesi ve bu yönde ilerlemesi sonucu sosyal probleme sebep olacağı, orman - halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararının görülmediğinden bahisle izin talebinin uygun görülmediğinin belirtildiği anlaşılmakla bu durumda; davacı şirketin ruhsatlı maden sahası içerisinde yer alan ormanlık alandaki izin talebi üzerine yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilgi formu ve raporda izin verilmesinin tüm hususlar açısından uygun bulunması, dava konusu işlemlerde mahallinde yapılan ayrıntılı inceleme sonucu tanzim edilen belgelerde ortaya konulan olumlu görüşleri ortadan kaldıracak mahallinde başkaca bir inceleme ve irdeleme yapılarak uygun görmeme işleminin tesisini haklı kılacak hukuken kabul edilebilir nitelik ve özellikte somut bir gerekçenin ortaya konulamaması karşısında, idarenin objektiflik ve eşitlik ilkelerine aykırı olarak hareket ettiği sonucuna varılmış olmakla davacı şirkete ruhsatlı maden sahası içerisinde orman izni verilmemesine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne,.... İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:... K:...sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanarak davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Mahkemesince yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi üzerine sahanın orman olarak kullanılmasındaki kamu yararı ile davaya konu madenin çıkarılmasındaki kamu yararının kıyaslanması sonucunda üstün kamu yararının belirlenmesine ilişkin bir karar verilmesi gerektiğinden, netice itibarıyla eksik inceleme sonucunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 20/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/6396, K. 2025/7802, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-6396-e-2025-7802-k-bfff1910bd84