Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/465 E. 2024/4043 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/465
Karar No
2024/4043
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/465 Karar No : 2024/4043 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: davacı tarafından, Bolu ili, Merkez, ... Beldesi hudutları içinde bulunan 16 hektarlık alan için verilen ... tarih ve ... ruhsat numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatının, söz konusu alanı da kapsayacak şekilde tanzim edilen ... ruhsat numaralı arama ruhsatı alanı olan 326,59 hektar esas alınarak düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuatta işletme ruhsat alanının yüz ölçümü itibariyle arama ruhsatı alanıyla eşdeğer olacağına dair herhangi bir düzenlemenin de bulunmadığı, davacı şirketin eski unvanı olan ... Ticaret A.Ş. tarafından jeotermal kaynak arama ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvuru neticesinde 326,59 hektarlık alan için arama ruhsatı verildiği, akabinde aynı şirketin talebi üzerine davalı idarece yapılan değerlendirmeye istinaden, arama ruhsatı verilen alan içinde kalan 16,00 hektarlık alan için ... tarih ve ... ruhsat numaralı jeotermal kaynak ve doğal mineralli sular işletme ruhsatının düzenlendiği, 16,00 hektarlık alan için söz konusu işletme ruhsatının düzenlenmesine karşın işletme ruhsatı düzenlendikten sonra, anılan şirket tarafından zamanında, davalı idare nezdinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi, düzenlenen işletme ruhsatının aykırı düzenlendiğinden bahisle herhangi bir davanın da açılmadığı, yine anılan şirketin unvan değişikliği sonrasında işletme ruhsatının davacı şirket için düzenlenmesine karşın davacı şirketçe idareye bir itiraz yapılmadığı ve işletme ruhsatına karşı herhangi bir davanın açılmadığı, bu haliyle 16,00 hektarlık alan için düzenlenen bahsi geçen ... tarih ve ... ruhsat numaralı jeotermal kaynak ve doğal mineralli sular işletme ruhsatının kesinleştiği, işletme ruhsatının dışında kalan ve işletme ruhsatına dönüşmeyen 310,59 hektarlık alanın ihaleyle aramaya açılacağının Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne (şimdiki Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü)'ne bildirimi akabinde anılan işletme ruhsatı dışında kalan alanın başkası adına ruhsatlandırıldığı, yine söz konusu işletme ruhsatının çevresini kaplayacak bazı diğer alanların arama ve işletme ruhsatlarının birleştirilmesi veyahut yeni ruhsat verilmesi suretiyle birtakım şirketler adına ruhsatlandırıldığı ve bu şirketlerin halihazırda ruhsat haklarının devam etmediğine dair bir iddia veya somut bilgi ve belge sunulamadığı hususları birlikte dikkate alındığında, davalı idarenin 16 hektarlık alan için verilen ... tarih ve ... ruhsat numaralı kesinleşmiş işletme ruhsatının, söz konusu alanı da kapsayacak şekilde tanzim edilen AR-012 ruhsat numaralı arama ruhsatı alanı olan 326,59 hektar esas alınarak düzenlenmesi için zorlanamayacağı anlaşıldığından, bu yönde yapılan başvurunun reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yatırım projesi dahilinde gerekli başvuruların yapılarak Kültür Turizm Bakanlığından yatırım izin belgesi aldığını, davanın yasal süresinde açıldığını, ruhsatın kesinleşmesinin söz konusu olmadığını, maden hukukunda ruhsatın kesinleşmesi diye bir kavramın olmadığı, başvuru üzerine büyütülmesi veya küçültülmesinin mümkün olduğunu, işletme ruhsatının 16 hektar olarak düzenlenmesi nedeniyle Anayasal güvenliğin ihlal edildiği, yerel mahkeme tarafından 16 hektarlık bir Alana jeotermal tesis kurulup kurulamayacağının mühendislik bilgisi ile ortaya konulabileceğinden keşif bilirkişi incelemesi yaparak karar vermesi gerektiğini, 5686 sayılı Kanunda projeye dayalı olarak işletme ruhsatının verileceğinin açıkça düzenlendiği ve idareye bu konuda takdir hakkı tanınmadığı, arama ruhsatı başvurusunda talep edilen alanın tamamı için arama ruhsatı verildiği ve böylece arama için başvurulan sahanın önceki diğer başvurular ile çakışmadığının kabul edilmiş olduğu, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği, Karacasu Belediyesinden imar değişikliği talep edilerek devremülk ve termal otel için imar alındığı, somut olayda birtakım şirketlerin değil bizatihi davalı idarenin kendisi adına ruhsat düzenlendiğinin açık olduğu, kendisinin kazanılmış hakkının bulunduğu, mevzuatta belirtilen mesafe şartlarına uyulmadan idare lehine işletme ruhsatlarının verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 02/07/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, davacı tarafından, Bolu ili, Merkez, ... Beldesi hudutları içinde bulunan 16 hektarlık alan için verilen ... tarih ve IR-... ruhsat numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatının, söz konusu alanı da kapsayacak şekilde tanzim edilen AR-012 ruhsat numaralı arama ruhsatı alanı olan 326,59 hektar esas alınarak düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; 326,59 hektarlık alan için 19.11.2008-19.11.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 3 yıl süreli, ... ruhsat numaralı jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular arama ruhsatının düzenlendiği, anılan şirketin talebi üzerine söz konusu arama ruhsatı süresinin 1 yıl süreyle 19.11.2012 tarihine değin uzatıldığı, davacı tarafından tarafından, taleplerinin kendileri adına düzenlenen arama ruhsatı alanının tamamına ilişkin olduğu belirtilerek işletme ruhsatı verilmesi istemiyle 14.11.2012 tarihili dilekçeyle başvuru yapıldığı, bu başvuru sonrasında davalı idare görevlilerince yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde düzenlenen 26.03.2013 tarihli teknik inceleme raporunda; ''söz konusu alana sınır olarak daha önceden İl Özel İdaresi şirketi adına düzenlenen işletme ve arama ruhsatları ile diğer bazı şirketlere ait arama ve işletme ruhsat alanlarının bulunduğu, anılan şirketçe açılan 1 adet kuyunun İl Özel İdaresi'ne ait şirketin işletme alanı içindeki kuyuya 300 metre mesafede olduğu, kuyulara ait koruma alanlarının henüz belirlenmediği, talep sahibi şirketçe diğer kuyuların işletme sırasında açılacağı belirtildiğinden kuyuların etkileşimi hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı, enjeksiyon ve reenjeksiyon kuyularının da işletme projesinde belirtilmediği gibi termin planında da yeterli bilgi olmadığı,.....sonuç olarak, ruhsatlar arasında hak kayıplarının oluşmaması, kuyuların çalışması halinde birbirlerini etkilememesi, onaylı imar planı ile jeotermal ana dağıtım projeleri hazırlanması ve kaynak koruma alanlarının tespit edilmesi için kuyuları etkileyecek şekilde ekli 1/25000 ölçekli haritada koordinatları gösterilen 16,00 hektarlık bir işletme ruhsat alanının verilmesinin uygun olacağı'' şeklinde değerlendirmelerde bulunulduğu, bu teknik inceleme raporunun da gözetilmesi suretiyle, harç ve teminat bedellerinin de ödenmesi üzerine, Bolu ili, Merkez, ... Beldesi hudutları içinde bulunan 326,59 hektarlık alan için tanzim edilen ... ruhsat numaralı arama ruhsatı alanı içinde kalan 16 hektarlık alan için davacı adına 30 yıl süreli, ... tarih ve ... ruhsat numaralı jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular işletme ruhsatı düzenlendiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta; 16 hektarlık alan için davacı adına 26.03.2013 tarihinde 30 yıl süreli işletme ruhsatı düzenlendiği, söz konusu ruhsata davacı tarafından bir yıl sonra 20/03/2014 tarihli dilekçe ile ''termin planına göre faaliyetinin yürütülebilmesi için 16 hektar olarak düzenlenen işletme ruhsatının, arama ruhsatındaki gibi 326,59 hektar olarak düzeltilmemesi halinde işletme projesi ile işletme faaliyet raporu uyumsuzluk göstereceğinden bu durumdan kaynaklanan hiçbir sorumluluğun kabul edilmeyerek gerekli düzeltmenin yapılması'' istemiyle başvurduğu, anılan başvuruya idarece cevap verilmediği, davacı tarafından hem 16 hektar olarak düzenlenen işletme ruhsatına hem de anılan başvuruya cevap verilmemesi sonucu oluşan zımni ret işlemine karşı dava açılmadığı, ilaveten 16 hektarlık alan dışında kalan ve kaybedilen 310,59 hektarlık alanın idarece yeniden ihaleye açılmasına ve dava dışı kişiler adına düzenlenen ruhsatlara karşı da dava açılmadığı görüldüğünden, davacının sadece işletme ruhsatı düzenlenen 16 hektarlık alan üzerinde hak sahibi olduğu ve yalnızca bu alana ilişkin olarak mülkiyet hakkı elde ettiğinden, 16 hektarlık alandaki mülkiyet hakkı kapsamında davalı idare işleminin hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiği açıktır. Mülkiyet hakkı, ekonomik bir değer ifade eden, parayla ölçülebilen her türlü mal varlığını kapsar. Menkul ve gayrimenkullerle, bunların üzerine kurulan ayni haklar, menkul ve gayrimenkullerin semereleri, fikri hakları ve icrası mümkün olan her türlü alacak da mülkiyet hakkı kapsamındadır. Bir kişinin mal varlığını kullanma, semerelerinden faydalanma ve tasarruf etme yetkilerinin kısıtlanması, tümüyle engellenmesi veya yok edilmesi mülkiyet hakkının ihlalidir. Söz konusu alanda idarece yapılan inceleme sonucunda düzenlenen tetkik raporunda; ruhsat talep edilen alanda başka ruhsatların ve kuyuların da bulunduğu belirtilmesine karşın bu ruhsat ve kuyu alanları ile olan/olması muhtemel bir etkileşimden söz edilmediği, kuyu etkileşimleri arasında bilgi olmadığı belirtildiği halde bu konu hakkında bir araştırma yapılmadığı, termin planında hangi konularda yeterli bilgi olmadığının açıkça ifade edilmediği ve kuyuların/ruhsat alanlarının birbirini nasıl etkileyebileceğine dair herhangi bir somut tespite yer verilmeksizin koordinatları belirtilen alanda 16,00 hektarlık bir işletme ruhsat alanının verilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği görülmüştür. Bu durumda idarece yapılan denetim sonucu düzenlenen tetkik raporunda yukarıda belirtilen hususlar konusunda açık, net ve somut bilgilere yer vermeksizin bir değerlendirme yapıldığı, bu tetkik raporu neticesinde davacı adına 16,00 hektarlık işletme ruhsatı düzenlendiği görüldüğünden, idare mahkemesince yerinde keşif bilirkişi incelemesi yaparak yukarıda aktarılan hususların açıklığa kavuşturduktan sonra edinilen bilgiler ışığında davacının mülkiyet hakkı elde ettiği 16,00 hektarlık alanın termin planında yer alan faaliyetini gerçekleştirmek için yeterli olup olmayacağı, söz konusu faaliyetini gerçekleştirmesi halinde diğer kuyu veya ruhsat alanlarını nasıl etkileyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, idarenin denetimi üzerine hazırlanan tetkik raporundaki belirsiz ve açıkça somut bilgilere yer verilmeksizin yapılan değerlendirmelere dayanılarak davacı talebinin reddine yönelik işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşü ile aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/465, K. 2024/4043, T. 26.03.2013, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-465-e-2024-4043-k-e271107c0b28