Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/4397 E. 2026/317 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/4397
Karar No
2026/317
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4397 Karar No : 2026/317

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Madencilik ve Pazarlama Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Sivas ili, Divriği ilçesi hudutları dahilinde ve uhdesinde bulunan S:... nolu IV (c) grubu işletme ruhsatlı sahada, işletme izni bulunmadan 616 ton (%36-38 tenör) krom üretim faaliyetinde bulunulduğundan bahisle, davacı şirkete, 3213 sayılı Maden Kanununun 12/7. maddesinin birinci kez ihlali nedeniyle, üretilen madenin toplam satış tutarının beş katı oranında 2.449.216,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasının ve Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; Sivas ili, Divriği ilçesi hudutları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:... nolu IV (C) grubu işletme ruhsat sahasına ilişkin olarak, 12/03/2010 yürürlük tarihli maden ruhsatının verildiği, bu kapsamda yapılan üretimlere ilişkin olarak anılan sahanın 2019 yılında davalı idare yetkililerince mahallinde tetkik edilerek 27/08/2019 tarihli raporun düzenlendiği, söz konusu raporda, "Harita Mühendisi ile ölçümü yapılan 5 ocağın işletme izin alanı dışında olduğu, ocaklar etrafında krom döküntüleri bulunması ve ocakların büyüklükleri dikkate alınarak heyette ocaklarda krom üretimi yapıldığı kanaati oluştuğu, ancak ocaklarda yapılan incelemede sağlam yapıda cevher görülmediğinden çalışmalar sonucunda ocaklardan üretilen tüvenan krom cevheri miktarlarının hesaplanamadığı" tespitlerine yer verildiği, bu doğrultuda idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacı şirkete, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca S:... sayılı ruhsat sahasının içerisinde işletme izni bulunmadan 8.408,40 ton (%36 - 38 tenör) krom üretim faaliyetinde bulunulması nedeniyle 49.083.614,55 TL idari para cezası uygulandığı, Sivas Valiliği'ne ... tarih ve ... sayılı faaliyet durdurma yazısının gönderildiği, bu yazıya istinaden Sivas İl Özel İdaresi tarafından sahada denetim gerçekleştirildiği, Sivas İl Özel İdaresinin ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden sahada üretim çalışması yapıldığının tespit edildiği, işletme izni ve üretim hakkı olmamasına rağmen söz konusu ruhsat sahasında 616 ton (36,38 tenör) krom üretim faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle davacı şirkete davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 3213 sayılı Kanunun 12/7. maddesinin ikinci kez ihlali nedeniyle toplam satış tutarının on katı olarak hesaplanan 4.898.432,00-TL idari para cezasının uygulandığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemde tekerrüre esas alınan, 'davacı şirkete 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca S:... sayılı ruhsat sahasının içerisinde işletme izni bulunmadan 8.408,40 ton (36-38 tenör) krom üretim faaliyetinde bulunulması nedeniyle 49.083.614,55 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin' Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda, dava konusu işlemde tekerrüre esas alınan ve davacı şirkete 49.083.614,55 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemin Mahkemelerince iptal edildiğinden, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle davacı şirket hakkında, 4.898.432,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarece bu kez Mahkeme kararının gerekçesi doğrultusunda, dava konusu işlemle; davacı şirkete, 3213 sayılı Kanun'un 12/7. maddesinin birinci kez ihlali nedeniyle, üretilen madenin toplam satış tutarının beş katı oranında 2.449.216,00-TL idari para cezası uygulandığı, 17/04/2020 tarihli Mahallinde Tetkik Raporu ve eklerinin incelenmesinden, tetkik raporunda, "Tetkik tarihinde sahada faaliyet bulunmadığı, heyetçe ulaşılan ve ... tarih ve ... sayılı Olur ile görevlendirilen heyetin ... tarih ve ... sayılı heyet görüşünde 1. ocak olarak ifade edilen Y:..., X:... koordinatındaki ocakta ölçüm yapılabildiği, yapılan ölçüm neticesinde söz konusu ocaktan toplam 84305.867 m3'lük hacim boşaltıldığının tespit edildiği, bir önceki heyetin aynı ocak ve diğer ocaklar ile ilgili verdiği sayısal harita üzerinden bir hesaplama yapıldığında, söz konusu 1. ocaktan 40026.085 m3'lük hacmin boşaltıldığının hesaplandığı, 1. ocaktaki değişim miktarına ilişkin fark hacmin H (fark) - 84305.867 - 40026.085 - 44279.782 m3 olarak hesaplandığı, ayrıca, ocaktaki değişimin harita üzerinde de gösterildiği, bir önceki heyetin 1. ocak için tespit ettiği üretim miktarının, söz konusu ocak ile ilgili sayısal harita verisi üzerinden hesaplanan 40026.085 m3'lük hacim miktarına karşılık gelen 7260 ton olduğu, bu nedenle, heyetçe fark hacim olarak hesaplanan 44279.782m3'lük hacmin ton karşılığı olarak 8031,54 tonluk üretim hesaplandığı" tespitlerine yer verildiği, raporun ekinde yer alan üretim hesaplama tablosunun incelenmesinden, dava konusu ocaktaki iki farklı tarihte yapılan tetkik sonucunda elde edilen sayısal veriler ve uydu görüntülerinin dava konusu ocaktaki cevher kalınlığı ve yoğunluğu ile tespit edilen doğrultu ve eğim boyu nazara alınarak yapılan hesaplama sonucunda üretim miktarının 616 ton olarak hesaplandığı; tespit edilen bu miktarın 2019 yılına tekabül eden ocak başı satış fiyatının beş katı oranında hesaplanmak suretiyle toplam idari para cezasının bulunduğunun görüldüğü, uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirket tarafından dava konusu maden sahasında herhangi bir üretim faaliyetinin bulunmadığı ileri sürülmekte ise de, sahada 27/08/2019 ve 17/04/2020 tarihlerinde yapılan tetkiklerde, sahadan hacim boşaltıldığının ve sahada kazı izleri ve maden döküntülerinin bulunduğunun tespit edildiği, bu durumun dava konusu sahadan işletme izni bulunmaksızın üretim ve sevkiyat yapıldığını ortaya koyduğu, her iki tetkik arasındaki alan farkından boşaltılan hacmin hesaplanarak, sahanın eğimi ve işletme projesinde bildirilen madenin yoğunluğu nazara alınarak yapılan izinsiz üretimin tespit edildiği, davacı şirkete daha önce uygulanan idari para cezası tutarının mükerrerlere özgü hesaplama yapılmasının hukuka aykırı bulunarak Mahkemelerince iptal edilmesi sonrasında, Mahkeme kararının gerekçesi doğrultusunda, daha önce verilen idari para cezasının, Maden Kanununun 12/7. maddesinin ilk defa ihlali için öngörülen beş katı oranında hesaplanarak uygulandığının anlaşıldığı, bu durumda, işletme ruhsatlı sahadan işletme izni bulunmadığı halde üretim yaptığı anlaşılan davacı şirkete, Maden Kanununun 12/7. maddesinin ilk defa ihlali nedeniyle anılan maddede öngörülen idari para cezasının uygulanmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ruhsatlı sahasında izinsiz üretim, sevkiyat yapmadığı, sevk irsaliyesi ve diğer belgelerin bulunmadığı, işleme dayanak somut tespitlerin bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka ve usule aykırı olduğundan, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, Sivas ili, Divriği ilçesi hudutları dahilinde ve uhdesinde bulunan S:... nolu IV (c) grubu işletme ruhsatlı sahada, 1. ocakta (büyük ocak) işletme izni bulunmadan 616 ton krom madeni üretimi yapıldığı (27/08/2019 tarihli mahallinde tetkik raporu ile 17/04/2020 tarihli mahallinde tetkik raporunda belirtilen ölçüm neticelerinin karşılaştırılması, işletme projesinden ve uydu görüntülerinden faydalanılmak suretiyle büyük ocaktaki kazı izleri, krom döküntüleri ile hacim farklılığı dikkate alınarak, ilk heyet ölçümünden sonra ocak taban kotunda 4 m, cevher doğrultusunda 35 m ilerlendiğinin zeminde görüldüğüne yönelik tespitte bulunulduğu, ikinci denetim raporu eki üretim hesaplama tablosundan; 1. ocaktaki iki farklı tarihte yapılan tetkik sonucunda elde edilen sayısal veriler ve uydu görüntülerinin uyuşmazlık konusu ocaktaki cevher kalınlığı ve yoğunluğu ile tespit edilen doğrultu ve eğim boyu nazara alınarak yapılan hesaplama sonucunda üretim miktarının 616 ton olarak hesaplandığı, iki farklı tarihte yapılan denetim neticesinde yapılan ölçümler arasındaki hacim farklılığı esas alınarak tespit edilen izinsiz ilave 616 ton krom madeni miktarı dikkate alınarak 2019 yılı ocak başı satış fiyatı üzerinden beş katı oranında hesaplanmak suretiyle toplam idari para cezasının bulunduğu), davalı idarece işletme izni bulunmaksızın 616 ton (%36-38 tenör) krom üretim faaliyetinde bulunulduğundan bahisle, davacı şirkete, 3213 sayılı Maden Kanununun 12/7. maddesinin birinci kez ihlali nedeniyle 2.449.216,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 168. maddesinde "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." düzenlemesi yer almaktadır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun ile değişik) "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 7. fıkrasında "Ruhsatlı, ancak işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığının tespiti hâlinde, faaliyetler durdurularak üretilen madene el konulur. Bu fiili işleyen kişilere, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve/veya el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin, ocak başı satış bedelinin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. El konulan madenler, mülki idare amirliklerince satılarak bedeli büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, diğer illerde il özel idaresi hesabına aktarılır. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır" hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş ve "...bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." kuralı yer almaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı şirkete ait ruhsatlı sahada yapılan denetim sonucu düzenlenen 27/08/2019 tarihli raporda, "Harita Mühendisi ile ölçümü yapılan 5 ocağın işletme izin alanı dışında olduğu, ocaklar etrafında krom döküntüleri bulunması ve ocakların büyüklükleri dikkate alınarak heyette ocaklarda krom üretimi yapıldığı kanaati oluştuğu, ancak ocaklarda yapılan incelemede sağlam yapıda cevher görülmediğinden çalışmalar sonucunda ocaklardan üretilen tüvenan krom cevheri miktarlarının hesaplanamadığı" tespitlerine yer verildiği, bu doğrultuda idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacı şirkete, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca S:... sayılı ruhsat sahasının içerisinde işletme izni bulunmadan 8.408,40 ton (%36 - 38 tenör) krom üretim faaliyetinde bulunulması nedeniyle uygulanan 49.083.614,55 TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada işlemin iptali yolunda verilen kararın, Dairemizin 11/11/2025 tarih ve E.2023/2869, K:2025/8474 sayılı kararıyla; "davacının ruhsat sahasında işletme ve üretim izni olmadan 5 büyük maden ocağı açıldığına, davacı şirket tarafından daimi nezaretçi atamaları yapıldığına ve google earth görüntülerinden de ruhsat sahasında 27/04/2016 tarihinden sonra faaliyette bulunulduğuna dair tetkik raporu düzenlendiği, mahallinde düzenlenen tutanağın ise davacı şirket yetkilisince imzalandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin ruhsatlı sahasında yıllarca büyük miktarda izinsiz krom üretimi yapılırken bilgisinin ya da üretim ve sevk edilmesine dahilinin olmadığını kabul etmenin ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna varılmakla birlikte; dava konusu para cezasına esas alınan işletme ve üretim izni bulunmaksızın üretilen krom miktarının ve hesaplanan para cezası miktarının mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilmesi sonrasında, uyuşmazlık hakkında dosyadaki mevcut belgeler ile birlikte taraflardan istenilebilecek belgelerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulduğu; dava konusu para cezası işlemine esas alınan izinsiz ilave 616 ton krom üretildiğine dair hesaplamanın ise; 27/08/2019 tarihli mahallinde tetkik raporu ile 17/04/2020 tarihli mahallinde tetkik raporunda belirtilen ölçüm neticelerinin karşılaştırılması, işletme projesinden ve uydu görüntülerinden faydalanılmak suretiyle, büyük ocakta yapılan kazılar sonucu oluşan hacimler arasındaki fark, cevher doğrultu boyu (35 m) ve cevher eğim boyu (4 m) parametreleri dikkate alınarak yapıldığı, işleme dayanak gösterilen üretim hesaplama tablosunda; 1. ocaktaki (büyük ocak) iki farklı tarihte yapılan tetkikler sonucunda elde edilen sayısal veriler ve uydu görüntülerinin ocaktaki cevher kalınlığı ve yoğunluğu ile tespit edilen doğrultu ve eğim boyu nazara alınarak yapılan hesaplama sonucunda izinsiz ilave üretimin 616 ton olarak hesaplandığı, böylece dava konusu para cezası hesaplanırken 27/08/2019 tarihli mahallinde tetkik raporunda tespit edilen ölçümler ve sayısal veriler (bu rapora göre işletme izni bulunmadan 5 ocakta 8.408,40 ton krom üretim faaliyetinde bulunulması nedeniyle hesaplanıp uygulanan 49.083.614,55 TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada işlemin iptali yolunda verilen kararın, Dairemizin 11/11/2025 tarih ve E.2023/2869, K:2025/8474 sayılı kararıyla, üretilen krom miktarının ve hesaplanan para cezası miktarının mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilmesi sonrasında, uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu) esas alınıp, hesaplama yapılarak para cezası verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu para cezasının hesaplanmasında esas alınan, ilk denetim raporundaki ölçümler ve sayısal verilere göre tesis edilen 49.083.614,55 TL para cezasının iptali istemiyle açılan davada işlemin iptali yolunda verilen karar Dairemizce krom miktarı ve para cezasının miktarının keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği için bozulduğundan, bu dosya da göz önünde bulundurularak, dava konusu para cezasına esas alınan işletme ve üretim izni bulunmaksızın üretilen krom miktarının ve hesaplanan para cezası miktarının mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilmesi sonrasında, uyuşmazlık hakkında dosyadaki mevcut belgeler ile birlikte taraflardan istenilebilecek belgelerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 26/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/4397, K. 2026/317, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-4397-e-2026-317-k-b3b8f241cc75