Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/337 E. 2026/41 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/337
Karar No
2026/41
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/337 Karar No : 2026/41

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI):...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tar. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta ili, Eğirdir ilçesi sınırları dahilinde yer alan ... sicil numaralı IV (a) grubu (olivin) işletme ruhsat sahasını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, yapılan üretim ve sevkiyatı bildirmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/4. maddesi uyarınca 5.265.975,58-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar Genel Müdürlükçe yapılan denetim, inceleme ve ölçümler sonucunda yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen ruhsat sahiplerine beyan edilmeyen miktar üzerinden devlet hakkı tahakkuk ettirilmesinin mümkün olduğu açık olmakla birlikte, 3213 sayılı Kanunu'nun 14'üncü maddesinin, Devlet hakkının, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı, madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının da, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği hükmü dikkate alındığında, üretilip sevkedilen fakat beyan edilmeyen olivin madenine ilişkin ilgili olduğu her bir yıl için üretim miktarı belirlenerek Genel Müdürlükçe belirlenmiş ocakbaşı satış fiyatı üzerinden devlet hakkı alacağı hesaplanması gerekirken davacı şirket tarafından 2020 yılı işletme faaliyet raporunda beyan ettiği 62,08-TL ocak başı satış fiyatı baz alınarak belirlenen ocakbaşı satış fiyatı üzerinden devlet hakkı alacağı tahakkuk ettirilmesinde bu yönüyle mevzuata ve hukuka uyarlılık bulunmadığı, öte yandan, 3213 sayıla Kanuna 12'nci maddesine 14/02/2019 tarihli 7164 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen 9'uncu fıkrasında yer alan "...idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatı, bir önceki yıl geçerli olan ocak başı satış fiyatının, ilgili yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile hesaplanır." hükmü değerlendirildiğinde ise; bahse konu fiillerin anılan madde fıkrasının maddeye eklenmesinden önce işlendiği, bu durumun davacı şirketin fiili işlediği yıldaki idari yaptırımdan sonraki gelen değişiklikle daha ağır oranda yaptırıma maruz kalmasına sebep olacağı anlaşıldığından, 14/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren hükmün, yürürlüğe girmesinden önceki yıllara ait işlenen fiillere uygulanarak yeniden değerleme oranında hesaplanan ocak başı satış fiyatıyla idari para cezasının uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın yasal süresi içinde açılmadığı, yapılan denetim üzerine üretim ve sevkiyatın bildirilmediğinin tespiti üzerine ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tespit edilen miktar üzerinden dava konusu idari para cezası işleminin tesis edildiği, anılan işlemin 3213 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İlaveten, İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere üretilip sevkedilen fakat beyan edilmeyen olivin madenine ilişkin, ilgili olduğu her bir yıl için üretim miktarı belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilen ocakbaşı satış fiyatı üzerinden devlet hakkı alacağının hesaplanması gerektiği; bu hesaplamada üretim raporları, satış ve faaliyet bilgileri ile imalat haritaları ve sahada yapılan incelemeler ile Google Earth verileri dâhil olmak üzere tüm bilgi ve belgelerden yararlanılması suretiyle boşaltılan hacmin belirlenmesi gerektiği açıktır. Devlet hakkının ise; ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı, Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği, Devlet hakkı tutarının her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından ödeneceği, Devlet hakkının yıllık bazda hesaplanacağı ve Devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği mevzuat gereği açıkça ortaya konulmuştur. Bu itibarla, hesaplanan üretim miktarı üzerinden ödenmesi gereken devlet hakkının, ilgili yıla ait ocak başı satış fiyatı esas alınarak ve yine ilgili yıla ait devlet hakkı oranı (IV (a) grubu (olivin) madenler için 28/02/2019 tarihine kadar %2, bu tarihten sonra %3) dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, yapılacak hesaplamada zamanaşımına ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun hükümlerinin de gözetilmesi gerektiği açıktır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen.... dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 19/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/337, K. 2026/41, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-337-e-2026-41-k-cbc2602847d0