Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2021/4064 E. 2024/4948 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2021/4064
- Karar No
- 2024/4948
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4064 Karar No : 2024/4948 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Isparta ili, Merkez ilçesi hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı maden arama ruhsat sahası için verilen işletme projesinde tespit edilen teknik eksikliklerin daha önce ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilmesine rağmen söz konusu eksikliklerin üç aylık yasal süresi içerisinde tamamlanmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesi uyarınca 31.054,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı tarafından, işletme ruhsatı verilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda sunulan işletme proje ve eki belgelerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesinin ... tarih ve ... sayılı yazı ile istenildiği, yukarıda yer alan tebligat düzenlemelerine göre, tebliğ evrakının öncelikle muhatabın bilinen en son adresine gönderilmesinin zorunlu olduğu, davacı tarafından idareye sunulan "Genel Arama Dönemi Ruhsat Bilgi Formu"nda davacının adresinin "..." olarak bildirildiği, dava konusu işlemin dayanağı olan "Teknik Eksiklik 1. Bildirim" başlıklı ... tarih ve ... sayılı yazının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasında "Muhatabın adresi mernis adres kayıt sisteminden alınmıştır" şerhi düşülerek bahsi geçen adrese tebliğe çıkarıldığı sonrasında ise tebliğ imkansızlığı nedeniyle Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereği 09.08.2019 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği ve 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı belirtilmişse de; davacının bilinen en son adresine yapılacak tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen usule uygun olarak (davacının ya da tebliğe ehil kimselerin adreste bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise neden bulunmadığı, haber verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin yazılması) yapılması gerektiği halde kanunun 21/2. maddesine yapıldığı anlaşıldığından davalı idare tarafından yapılan tebligat usulsüz olup, yukarıdaki maden mevzuatı gereği öncelikle davacı hakkında usulüne uygun olarak ruhsat eksikliklerinin tamamlatılması yazısının tebliği sonrası davacıya eksikliklerin tamamlatılması için üç ay süre verilmesi, eksikliklerin süresi içerisinde tamamlatılmaması halinde dava konusu işlemin tesis edilmesi gerekirken, bu yapılmayarak "Teknik Eksiklik 1. Bildirim" başlıklı yazısının usule aykırı tebliği sonrasında söz konusu eksikliklerin üç aylık yasal süresi içerisinde tamamlatılmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesi uyarınca kesilen 31.054,00-TL idari para cezası uygulanmasına dair dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemde bu yönden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının, 3213 sayılı Kanunun 13. maddesinin 5. fıkrasında sunulması zorunlu olan KEP adresini davalı idare sunmadığı gibi, dava dilekçesinde de yazılan “ ...” adresinde yapılan tebligat adresinin bağlı olduğu muhtarlık üzerinden gerekli sorgulamayı da yapmadığı, işletme projesi sunulması üzerine Kanunun 24. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıya eksiklik yazısı yazılma ihtimalinin bilinmesi gerektiği, Mernis sistemine kayıtlı adresin davalı idareye sunulduğu, bu adresin davacı vekilinin dava dilekçesinde de kullandığı adres olduğu, davacının açıkça kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek gayretinde olduğu, davacının mevzuat uyarınca yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmediği ... tarihli ve ... sayılı yazıda “Eksiklikler” başlığı altında 5 madde halinde davalı idareye sunulması gereken evrakların sayıldığı, ancak işletme projesi ile başvurulmasına rağmen, talebin akıbetine ilişkin sürecin takip edilmediği, işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 01/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, Isparta ili, Merkez ilçesi hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı maden arama ruhsat sahası için verilen işletme projesinde tespit edilen teknik eksikliklerin daha önce ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilmesine rağmen, söz konusu eksikliklerin üç aylık yasal süresi içerisinde tamamlanmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesi uyarınca 31.054,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının işletme ruhsatı verilmesi istemiyle başvuruda bulunması üzerine, davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda, sunulan işletme proje ve eki belgelerde tespit edilen eksikliklerin giderilmesinin ... tarih ve ... sayılı yazı ile istenildiği, tebligat mevzuatına göre, tebliğ evrakının öncelikle muhatabın bilinen en son adresine gönderilmesinin zorunlu olduğu, davacı tarafından idareye sunulan "Genel Arama Dönemi Ruhsat Bilgi Formu"nda davacının adresinin "..." olarak bildirildiği, dava konusu işlemin dayanağı olan "Teknik Eksiklik 1. Bildirim" başlıklı ... tarih ve ... sayılı yazının tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasında "Muhatabın adresi mernis adres kayıt sisteminden alınmıştır" şerhi düşülerek bahsi geçen adrese tebliğe çıkarıldığı sonrasında ise tebliğ imkansızlığı nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereği 09.08.2019 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği ve 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, söz konusu adresin bakılan dosya kapsamındaki 17/01/2020 tarihli dava dilekçesi ile dava dilekçesi ekindeki 15/01/2020 tarihli vekaletnamede de davacının adresi olarak yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, dava konusu işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemine ait tebligatın usulüne uygun olduğu, işlem içeriğinin, sunulan işletme proje ve eki belgelerde tespit edilen eksikliklerin belirtilen sürede giderilmesi, aksi takdirde idari para cezası uygulanarak sürenin üç ay daha uzatılacağına ilişkin ihtar mahiyetinde olduğu göz önüne alındığında, davacının madencilik faaliyetleri için yürüttüğü süreci gereği gibi takip etmediği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.